banner bilim
 
Ana Sayfa « E-tarih.org    
   
Genel Bir Bakış
Hz. Muhammedin İlme Verdiği Önem
Bilimin İslam Dünyasından Avrupaya Akış Yolları
Selçuklularda Bilim
Osmanlılarda Bilim
İslam dünyasında mimarlık

 
Ana Sayfa
 Avlulu Medreseler
Erzurum Çifte Minareli Medrese, ismini stalaktitli taç kapının iki yanında bulunan çift minaresinden almıştır. Hatuniye Medresesi olarak da anılır. Çünkü medreseyi Alâeddin Keykubat’ın kızı Huand Hatun yaptırmıştır. Bu durumda yapım yılının 1230-1240’lar olması gerekir. Selçuklu’nun en büyük medreselerinden biridir. Giriş cephesindeki oyma taş işçiliği ve motifleri muhteşemdir. Simetrik olması gereken bu motiflerin küçük bir yanı, işlenmeden bırakılmıştır. Bu eksiklik özellikle bırakılmış olup, buna ‘nazarlık’ denir. Orta akslarda, avluya bakan 4 eyvanı vardır. Sivas Çifte Minareli Medrese, yine ismi gibi girişin iki yanında çift minaresi olan girişe sahiptir. Dar-ül Hadis ismi ile de anılır. Minarelerin çini kaplamaları dökülmüştür. Ne yazık ki, bu medresenin sadece ön yüzü ve bir minaresi kalmıştır. &O... Devamı

 HİNDİSTAN ve ÇİN
İslâm, Hindistan’a Afganistan’ın dağ geçitlerinden güneye inen Türkler tarafından yayıldı. X. Yüzyılda Gazne orduları Kuzey Hindistan illerini ve Pencap’ı ele geçirdi. Gaznelilerin Gazne ve Herat kentlerindeki mimarlık eserlerine, arkeoloji dünyasında her ne hikmetse fazla ilgi duyulmamıştır. Bu bölge yapılarında da genelde İran mimarlık üslûbunun hâkim unsur olduğu bir gerçektir. Kuzeyden Hindistan’a inenlerin Hindistan’da inşa ettikleri eserlerde, İran mimarlık üslûbu devam etmekle beraber, yerel ‘Jaina’ mimarlık üslûbuna ait çizgi ve motiflerin de beraberce kullanıldığı görülmektedir. XIII. Yüzyıla geldiğimizde, Delhi’de Kutub Camii ve de Ajmir Camii’nde plan kurgusu, taç kapısı ve kubbeleri ile İran üslûbunun devam ettiği, sadece aşırı süslemelerde yerel motiflerin kullanıldığı gör&uu... Devamı

 Endülüs
İslâm idaresi altında bulunan Endülüs’te (İslâm ordularının Endülüs’teki hâkimiyetleri 771 yılında başlar) 9. yüzyılın ilk yarısından itibaren, İslâm bilim ve kültürü her tarafa yayıldı.* Öyle ki; İspanyollar kendi dilleri olan Romen dilini bir kenara bırakarak, Arapçayı kendi dilberine tercih ettiler. Bu durum, İspanya Hıristiyan Dünyası tara¬fından, İslâm Dünyasında mevcut ilmî üstünlüğün kabul edildiğinin en açık örneğidir.Bu konuda, bilim tarihinden ilginç örnekler ortaya koymak mümkündür. Bunlardan:İspanya’da bilim ve kültürde görülen gelişmelerin bir sonucu olarak, hemen hemen aynı yıllarda (9. yüzyılın ilk yılları), Fransız, İngiliz, Alman ve İtalyan bilim ve din adamlarının bir kısmı Endülüs medreselerinde İslâm bilginlerinden ders görerek öğrendikleri... Devamı

 Rasathanede Kullanılan Ölçüm Araçları
Takiyüddin’in İstanbul Rasathanesi’nde ölçüm yapmak için kullandığı belli başlı dokuz alet inşa ettiği saptanmıştır. Bunlardan Zât-ül-Halâk gökcisimlerinin ekliptiğe göre enlem ve boylamlarının bulunmasında kullanılmaktaydı. Bu aletin ilk tanımı usturlap adıyla Batlamyus’un Almagest’inde verilmiştir. Takiyüddin’de bu aleti özgün halindeki gibi altı halkalı olarak düzenlemiştir. Bunlardan ikisi eşit çaptadır ve birbirlerine dik olarak sabitlenmişlerdir. Birbirine dik olan bu halkalardan biri ekliptiği diğeri kutuplar halkasını belirtir. Aletin üzerine küçük boylam halkası, büyük boylam halkası, meridyen halkası ve enlem halkası olarak adlandırılan dört halka daha takılır ve enlem halkasının yüzeyine iki doğrulayıcı yerleştirilir. Zât-ül-Halâk’la Güneş ve Ay ufuk çizgisi üzerinde bulunduğu zaman ... Devamı

 İslam Bilimin Geçirdiği Aşamalar
Büyük İngiliz matematikçisi ve düşünürü B.Russel, Batı Felsefesi Tarihi adlı eserinde şöyle demektedir:" Hayatımda yanıtını bulamadığım bir tek soru vardır. Bu da biz Batılılar Ortaçağın o karanlığından ve zulmünden bu modernliğe ve gelişmişliğe nasıl geldik? Müslümanlar ise o aydınlık ve insanlık Ortaçağından bu günlere,bir daha uyanmayacak bir şekilde,bu karanlık döneme nasıl girdiler? Bu sorunun yanıtını bulamıyorum" Bu sorunun kolay yanıtlanamayacağı açık. Yine de Prof.Dr. İhsan Turgut,Yeni Felsefe (2001)  adlı yapıtında bu konuda şunları söylüyor:" Oysa ben bu sorunun yanıtını biliyorum. Gazali’den sonra İslam dünyası kelamcıların ve mezhep kurucularının eline düştü. Gazali’nin ayırmış olduğu aklın gözü ve kalbin gözü sadece kalbin gözüne, yani imana dönüştü."İslam Dünyasındaki b... Devamı