banner bilim
 
Ana Sayfa « E-tarih.org    
   
Genel Bir Bakış
Hz. Muhammedin İlme Verdiği Önem
Bilimin İslam Dünyasından Avrupaya Akış Yolları
Selçuklularda Bilim
Osmanlılarda Bilim
İslam dünyasında mimarlık

 
Ana Sayfa
 Endülüs
İslâm idaresi altında bulunan Endülüs’te (İslâm ordularının Endülüs’teki hâkimiyetleri 771 yılında başlar) 9. yüzyılın ilk yarısından itibaren, İslâm bilim ve kültürü her tarafa yayıldı.* Öyle ki; İspanyollar kendi dilleri olan Romen dilini bir kenara bırakarak, Arapçayı kendi dilberine tercih ettiler. Bu durum, İspanya Hıristiyan Dünyası tara¬fından, İslâm Dünyasında mevcut ilmî üstünlüğün kabul edildiğinin en açık örneğidir.Bu konuda, bilim tarihinden ilginç örnekler ortaya koymak mümkündür. Bunlardan:İspanya’da bilim ve kültürde görülen gelişmelerin bir sonucu olarak, hemen hemen aynı yıllarda (9. yüzyılın ilk yılları), Fransız, İngiliz, Alman ve İtalyan bilim ve din adamlarının bir kısmı Endülüs medreselerinde İslâm bilginlerinden ders görerek öğrendikleri... Devamı

 Bilimin İslam Dünyasından Avrupaya Akış Yolları
8. ile 16. yüzyıl arasında yaşayan İslâm bilginleri tarafından ortaya konan eserlerin asılları ve Latince tercümeleri, 10. yüzyıl başlarından itibaren Avrupa’da müracaat edilen ilk kaynak eser olarak itibar edilmiştir... Bu eserlerdeki bilgilerden önce beslenen, bilahare de cesaret ve hız alan Avrupalı bilginlerin gayretleri sonucu, bilim ve bunun tatbikatı olan teknoloji, 17. yüzyıl başlarından itibaren hızla gelişerek bugünkü doruk noktasına ulaşabilmiştir...Müsteşrik ve bilim tarihçilerini bu görüşlere iten en büyük etken, 8. ile 16. yüzyıl arasında İslâm Dünyasında ortaya konan eserler ve faaliyet halinde bulunan bilim müesseselerinin sayıları ve niteliğidir.Bu durumda, 8. ile 16. yüzyıl arasında İslâm bilginleri tarafından yazılan eserlerin ve ilk defa İslâm Dünyasında görülen bilim müesseselerinin Avrupa’ya intikal (veya nakilleri) &o... Devamı

 DÖRT HALİFE DÖNEMİ (632-660)
Hz. Muhammed’in 632’deki vefatından sonra ‘Eshab’dan kişiler, onun halefi olarak başa geçtiler. Bu kişilere ‘Halîfe’ dendi. Zamanla yeni dini ikna yolu ile benimsetme ile beraber savunma amaçlı ve zorunlu ‘gazve’ler, yerini kılıçla, kan dökerek yayma eylemine dönüştü. Çünkü halifeler kendilerini sadece yeni dini yayan misyonerler olarak değil, aynı zamanda istilâcı bir devlet başkanı olarak görüyorlardı. Aslında konumuz, bu tip eylemleri anlatmak değildir. Ancak istilâlar sonucunda elde edilen ganimet ve toplanan vergilerle oluşan servet birikimi olmadan, yani devletin ekonomik durumu şu veya bu şekilde düzelmeden, ilk dönemlerde mimarlık değeri olan yapıları inşa etmenin olanaksızlığını hatırlatmak istiyorum. İlk Halife Hz. Ebubekir (632-634)’den sonra Hz. Ömer’in halife olarak hüküm sürdüğü 10 yıl... Devamı

  ANADOLU BEYLİKLERİ DÖNEMİ MİMARLIĞI
XIII. Yüzyıl sonunda Anadolu Selçuklu devleti zayıf düştü. Daha 1230 yılında Harezmşahlara yenilmiş, 1233’te Moğol egemenliği yaşanmıştı. Yüzyılın ortasında Erzurum-Kösedağ savaşı da yine Moğollara yenilgi ile sonuçlanmıştı. Gittikçe yıpranan devlet, İlhanlıların baskısı ile ‘uc beyleri’ ve diğer ‘bölge beyleri’ üzerindeki hükümranlıklarını kaybetti. Anadolu’nun çeşitli bölgelerindeki bu Türk beyleri, ilk zamanlarında İlhanlılara vergi vermek şartı ile Selçuklu’dan ayrı bağımsız beylikler haline geldiler. Son Selçuklu Sultanı Mes’ud, 1308’de ölünce Selçuklu’nun sonu gelmiş oldu. 1335’ten sonra İlhanlı baskısı sona erdi ve beylikler tam bağımsız oldular. Sayıları 20’yi bulan bu beylikler, azala azala XVI. Yüzyılın başına kadar varlıklarını sürdürdüler. Bu beyliklerin en küç... Devamı

 Şeyh Bedrettin
Asi Bilge: Şeyh Bedrettin Asi bilge, ilk bakışta, örtüşen iki terim değil. Asilik, isyankarlık, ihtilalcilik, devrimcilik, genellikle kurulu düzene olan isyan/tepkiyi anlattığı için eylemcidir,tepkicidir,savaşaçıdır. Bilgelik ise daha bir dinginlenmiş, ağırbaşlı,söyleyeceğini ölçüp biçen bir aydındır “İdam edeldiği zamandan bu yana, hakkında birbiriyle çelişen düşünceler belirtilmiş olan Simavna Kadısı Bedrettin bugün bile tümüyle nesnel bir gözle incelenmemiştir. 15. yy’ın ilk yarısını dolduran bu filozof dinsel taassup ve siyasi düşüncelerin şiddetli saldırılarına uğdradı. Bu yüzden adeta bilerek önemsenmedi. 1. Bedrettin’i ilk inceleyenler, hakkında ağır eleştirilerde bulunan İslam bilginleridir. Örneğin Üsküdarlı Aziz Muhmud Hüdai Efendi gibi. Bununla birlikte onu savunanlar da vardır: Örenğin Şeyh İlahi, Şeyh Muslihiddin, ... Devamı