banner bilim
 
Ana Sayfa « E-tarih.org    
   
Genel Bir Bakış
Hz. Muhammedin İlme Verdiği Önem
Bilimin İslam Dünyasından Avrupaya Akış Yolları
Selçuklularda Bilim
Osmanlılarda Bilim
İslam dünyasında mimarlık

 
Ana Sayfa
 Avrupalı Mütercimler
1  — Sevilleli John   (Ölümü 1130) :   İspanyol Yahudisidir. Arapçadan Kastil  diline  yaptığı  tercümelerle  üne  kavuşmuştur.  Bu tercü¬meler de Domingo tarafından Latinceye tercüme ediliyordu.2  — Dalmaçyalı Herman: Bir süre İspanya’da ikamet etmiştir.  Paris’te öğrenim görmüştür. Harezmî, Bacritî ve İbn-i Beşir’in eserlerini Latinceye ilk tercüme edenlerin başında gelir.3  — Santallalı Hung: İspanyoldur. Beyrûnî, el-Fergânî ve İbn-Maşallah’ın eserlerini Latinceye tercüme etmekle üne kavuşmuştur.4  — Abraham bar Hive: İspanyol Yahudisidir.   Barselona’da uzun yıllar ikamet etmiştir. İbrani dilinde eserler yazmış olup, İslâm bilim ve kültürünün Avrupa’ya intikalinde etkin rolü olanlar... Devamı

 Koca Sinan...
Şimdi gelelim Koca Sinan’a… Sinan, 1489 veya 1491 Kayseri – Ağırnas doğumludur. Ağırnas, o zamanlar bir Ermeni köyü idi. Sinan, bu köyden devşirildi. Sinan’ın asıl adını bilmiyoruz. Sinan devşirildiği zaman, normal devşirilme yaşı olan 13-14 yaşlarından daha büyüktü. Demek ki Sinan’da bir cevher gördüler ki yaşı büyük olmasına karşın devşirdiler. Mustafa Sai’nin kaleme aldığı ‘Tezkiret-ül Ebniye’ kitabına göre baba adı Abdülmennan’dır. Bu isim Tanrı’nın izni ile ihsan eden anlamındadır ki, o zamanlar, ihtida eden gayrimüslimlerin babalarına genelde konulan bir isimdi. Burada kimsenin anlatmadığı şeyleri söylemenin ne anlamı var diye düşünebilirsiniz. Ama, Hz. Mevlânâ’nın dediği gibi, ‘Cancağızım, artık yeni şeyler söylemek lâzım’. Kanımca, bir Hristiyanın ihtida ederek Müslüman olması n... Devamı

 Haçlı Seferleri
Bilim tarihi ile ilgili eserlerin bir kısmı Doğu ile Batı arasında bilim ve kültür alışverişine ilk sebep olarak haçlı seferlerini gösterir. Bir vehimden ibaret olan bu görüş gerçekleri saptırmuk için kasıtlı olarak ortaya konmuştur. Müsteşrikler tarafından ortaya konan bu yanlış görüşe açıklık getirmemiz gerekir. Şöyle ki: İlk (birinci) haçlı seferi, Selçuklu egemenliğinin giderek yayılması ve Malazgirtteki Büyük Zaferden sonra kutsal topraklardan olan Filistin ve Kudüs’ü ele geçirmek için 1095 yılında başlamıştır. (Kudüs’ün ele geçirilişi 1098). İkinci Haçlı Seferi ise İznik, Konya ve Antakya üzerinden Şam’ı kurtarmak için 1145 yılında gerçekleştirilmiştir. (1204 yılında Haçlıların İstanbul’u zaptı sırasında birkaç elyazma eserin kaybolduğu ve birçok eserin de tahrip edildiği bi... Devamı

 Takiyüddin Raşid ve Rasathane
Asıl adı Takiyeddin Mehmed bin Maruf’tur. İstanbul’un fethinden sonra ilk ve son kere gözlem (rasat) yapan bu kişi Mısır alimlerinden Şeyh Mehmed bin Maruf’un oğluydu. 1521’de Kahire’de(Şamda mı?!) doğdu. Mısır’da öğretim gördü ve oradaki medreselerde hocalık yaptı. 3. Murat zamanında İstanbul’a geldi. 1562’de Hoca Sadettin Efendi’nin yardımıyla müneccim başılığa atandı.O sırada Hoca Sadettin Efendi’nin yardımıyla Gürgani ziclerinin gözlemlere uygun olmadığı şeklinde bir istida verdi ve 1579 yılında devlet tarafından Tophane’nin üst tarafındaki tepede bir gözlemevi kuruldu.Takiyüddin bu rasatnhanede çalışırken Şeyhülislim Ahmed Şemseddin Efendi bu ilmi araştırmalar aleyhinde şikayşette bulundu ve rasathanenin bir gecede yıkılmasına yol açtı. Alim, 1585’te öldü.Matematik ve astronomiye ilişkin bir çok eseri vardır. Bunlar arasında ... Devamı

 Avlulu Medreseler
Erzurum Çifte Minareli Medrese, ismini stalaktitli taç kapının iki yanında bulunan çift minaresinden almıştır. Hatuniye Medresesi olarak da anılır. Çünkü medreseyi Alâeddin Keykubat’ın kızı Huand Hatun yaptırmıştır. Bu durumda yapım yılının 1230-1240’lar olması gerekir. Selçuklu’nun en büyük medreselerinden biridir. Giriş cephesindeki oyma taş işçiliği ve motifleri muhteşemdir. Simetrik olması gereken bu motiflerin küçük bir yanı, işlenmeden bırakılmıştır. Bu eksiklik özellikle bırakılmış olup, buna ‘nazarlık’ denir. Orta akslarda, avluya bakan 4 eyvanı vardır. Sivas Çifte Minareli Medrese, yine ismi gibi girişin iki yanında çift minaresi olan girişe sahiptir. Dar-ül Hadis ismi ile de anılır. Minarelerin çini kaplamaları dökülmüştür. Ne yazık ki, bu medresenin sadece ön yüzü ve bir minaresi kalmıştır. &O... Devamı