banner bilim
 
Ana Sayfa « E-tarih.org    
   
Osmanlılarda Bilim
  Fatih ve Bilim
      Sinan Paşa ile Fatih’in İlişkileri
  » Üst Konu
Fatih Külliyesi Medreseleri Ne değildi?
Kaynaklar Işığında Fatih Külliyesi Medreseleri
Sinan Paşa ile Fatih’in İlişkileri

 
Sinan Paşa ile Fatih’in İlişkileri
Sinan Paşa, İstanbul’un ilk kadısı olan ünlü bilgin Hızır Bey’in oğluydu. Ama babasından da üstün biriydi. Kendisine özgü çok cazip bir üslubu ve çok kuvvetli ifadesi vardı; 15. yüzyıl sonlarında yetişmiş alimlerin düşünce kaynağıdır. En ünlü eseri Tazarruat‘tır. Ortak öğrencileri Molla Lütfi (Sarı Lütfi) aracılığı ile Ali Kuşçu’nun öğrettiklerini de öğrenen Sinan Paşa, belirtildiğine göre, bu bilgilerle ünlü Cağmini’nin astronomi risalesine Kadızade’nin yazdığı bir şerhe karşı bir haşiye yazarak kozmoğrafyadaki bilgisini ortaya koymuştur. Ancak Sinan Paşa,1476’da padişahın gazabına uğradı ve hapse atıldı. Kendisinin açmış olduğu özgür düşünceli okul, çok değerli izleyicisi (öğrencisi) olan Tokatlı Molla Lütfi’nin idamıyla kapanmıştır. Sinan Paşa, devlet ricali ve halk arasında Hoca Paşa diye ünlenmişti. Babasından ders gören Sinan Paşa, Edirne’de müderrislik yapmış ve sonra Fatih Sultan Mehmet’e de hoca olmuştu. Üstün bir zekaya ve erdemliliğe sahip olmasından dolayı Fatih, kendisini 1470’te paşalığa terfi ettirmiştir.

Bu sırada öğrencisi olan Molla Lütfi’yi saraydaki özel kitaplığın başına getirmiştir.

Sinan Paşa, 1476’da Gedik Ahmet Paşa’nın yerine başvezir oldu. Bir seneye yakın bu hizmette kaldı. Sonra bilmediğimiz bir nedenle Fatih’le araları açıldı. Görevinden alındı ve hapsedildi. İstanbul alimleri, padişahın bu hareketine karşı cephe aldılar. Sinan Paşa hapisten çıkarılmadığı takdirde eserlerini yakarak ülkeyi terkedeceklerini Fatih’e bildirdiler. Bunun üzerine padişah, Sinan Paşa’yı hapisten çıkardı ve Sivrihisar kadılığına ve müderrisliğine atadı.Fakat İznik’e vardığı sırada, bu kez de arkadan yetişen bir hekim, şüpheci düşünceleri nedeniyle ona deli muamelesi yaptı; onu yeniden hapsettirdi. Ama ulemanın ısrarıyla yeniden serbest bırakmak zorunda kaldı. Bu zorlu günlerinde öğrencisi Molla Lütfi, Fatih’in kitaplık memurluğunu bırakarak hocasının yanında yer aldı ve onunla gitti.. Sinan Paşa, Fatih’in ölümüne kadar beş sene Sivrihisarda kaldı. 2.Bayezid padişah olunca vezirliği iade edildi;(Bayezit’e annesi şöyle yazıyordu: " ..Hızır Bey oğluna vezirlik verdik, öyle gerekti; sizi sevenleri biz de severiz.")yüz akçe yevmiye ile Edirne’de Darülhadis müderrisliğine atandı; rivayete göre de Gelibolu sancağında bulunarak sonra emekli edildi ve 1486’ da öldü.
“Fatih devri matematikçilerinden Sinan Paşa gençliğinde şüpheci felsefi düşüncelerin(!?) etkisinde kaldığından, zaman zaman kendisine deli gözüyle bakılmıştı. Ali Kuşçu’nun İstanbul’a gelmesinden sonra öğrencisi Molla Lütfi aracılığıyla Ali Kuşçu’nun matematik derslerini izledi ve bu bilgilerle Çağmini risalesine bir şerh yazdı.

Sinan Paşa Fatih tarafından hapse atılmış, ancak bilginlerin protestosu üzerine hapisten çkarılarak Sivrihisar’a sürülmüştür. Bu sürgünde öğrenci Molla Lütfi de ona eşlik etmiştir

Ali Kuşçu’nun Fatihin huzurunda ortaya attığı “Bir dar açının bir kenarı genişleme yönüne doğru hareket ettirilirse geniş açı olur ve gene hareket devam edilirse, dik açı olmaksızın dar açı meydana gelir.” probleminin açıklaması için Sinan Paşa üç sayfalık bir risale yazmıştır. Ayrıca onun yapmış olduğu şerhler arasında Kadızade-i Rumu’nin eserleri de bulunur.”

(S. Tekeli, E. Kahya, M. Dosay, R. Demir, H.G Topdemir, Y Unat: Bilim Tarihi, Doruk Yay s: 125-126)

Kadızade, Kaşi ve Ali Kuşçu gibi bilginler, Fatih’ in himayesinde bir şeyler yapmaya çalıştılar. Bu süreçte yaşanan ik olay, günümüze ışık tutacak niteliktedir: Birinci olay, Semerkant’ ta geçer. Uluğ Bey, medresenin ve rasathanenin müdürü olan Kadızade-i Rumi beye haber vermeden bir müderrisi görevden almaya kalkar. Kadızade bu olaya tepki gösterir ve müderris, görevinegeri döner. İkinici olay Padişah Fatih zamanında İstanbul’da yaşanır: Dönemin ünlü matematikçilerinden Yusuf Sinan Paşa, padişahın emriyle hapisaneye atılır. Ama meslektaşlarının tepkisi üzerine hapisten kurtarılır.

(Bu bilgiler, Bilim ve Teknik, 351. sayı, Şubat 1997, Zafer Karaca’ nın yazısı)

İstanbul’ da Hocazade ( Gazali’ yi İbni Rüşt’e karşı savunan makalenin yazarı) nin oğluna kızını vererek akrabalık sağladı ( Hilmi Ziya Ülken, İslam Düşüncesi, s: 268) Fatih Sultan Mehmet’ in isteğiyle İstanbul’ a geldi ve Ayasofya Medresesi’ nde hocalık yaptı. Uluğ Bey ’ in astronomi cetvellerini tamamladı, gök cisimlerinin hareketleri ve dünyamızdan uzaklıkları konusunda çalışmalar yaptı. İstanbul’ un enlem ve boylamını hesapladı.

(Osmanlıda Bilim, s: 16-17).