e-tarih forum

Tam Versiyon: Şu Çilgin Türkler --- Turgut Özakman
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyona bakınız.
Sayfa: 1 2 3
mr.sensey demiş kiittihatçı bey

peygamber efendimizin arap yarımadasındaki müslüman olan kabilelerde mekkeye 10.000 askerle girdiği söyleniyor yıl 630lar
bedir savaşı ise 1000 müştik 300 müslümanla yapılmıştı toplamında 1300 insan yapar
dolayısıyla bedir savaşına katılanlar toplamında asker sayısının %10 u yapar buda azımsanmıycak bir rakamdır

ama
yıl 1922ler
250 bin çanakkale-süneyde sırf 150 bin asker esir(ölenleri saymıyorum)-kafkasda 90.000 asker
kanalda 40-50 bin asker yani toplamda o dönemde 600.000 askerden fazla vardırda 600.000 asker vardır desek bu askerlerin %10 u 60.000 yapar
inönü muharebeleri 5.500 askerle yapılmış yani bu asker sayısı genelin %1 inden daha düşük sayıyı ifade ediyor
demek istediğim bedir savaşı dönemine göre büyük savaştır ama inönü muharebeleri bana göre abartıldığı gibi değil.

tarihi siyaset gözüyle yorumlamadım(ismet paşa iyisiyle kötüsüyle bizimdir tarihimize geçmiş bir insandır onu ne yermek nede yükseklere çıkarmak polemik yaratmakdan öteye gitmez) ben gerçeklere dayanan sayılarla yorumluyorum ve olayın olduğu döneme göre bakıyorum
Arkadaşım özünde sen de söylediğime geliyorsun neyi ispat etmek için uğraşıyorsun anlamadım..
Yaptığın %10 yorumundan hiçbir şey anlamadım ama sen istersen Milattan önceki Truva veya Kartaca savaşlarına kaç askerin katıldığını bir araştır öyle yorum yap.
Savaşlardaki sayısal çoğunluklar tamamen önemsiz olmamakla birlikte aslında birer detaydan ibarettir. Mühim olan tarihsel değişiklik yapabilme kabiliyetidir. Bu da İnönü muharebelerinde fazlasıyla vardır.
Polemik yapmamak için kendi adıma burada nokta koyma niyetindeyim...
savaşın seyrini değiştirmesi yönünden size katılıyorum
bir kıvılçım bir yangın çıkartır
bir mıh bir nal bir nal bir atlı bir atlı bir ordu bir ordu bir ülke
demek istediğim sayılarda
peygamber efendiğimz zamanında potansiyelin %10 savaşmış oysa inönü muharebelerinde potansiyelin %10dan dana az kısmı savaşmış(potansiyelin %2-%5) gibi
ama kotayı 1.cihan harbinden öncesine götürürseniz 10 yıl öncesi1922 değilde 1915 gibi 600.000 askerin %1'ine bile tekabül etmiyor inönü sabaşlarına katılanlar.
iyi akşamlar
mr.sensey demiş kiben yahudi dönmesi diye kitabı çok sattı demedim yayın organlarından(dikkat ederseniz belli yayın organları) reklam desteği aldı dedim.
ayrıca ben ''şu çılgın türkler'' kitabını okudum çokda başarılı buldum
gözlerimin önünde gayetde net canlandı
satması yazarının kaliteli yazmasından ve reklamının çok yapılmasından ben sadece reklam kısmına dikkat çekmenizi istedim

siz bu işle uğraşan kimse olmadığından çok popiler oldu demişsiniz
ben buna gülüyorum son yıllarda kitapevleri tarihi kitaplar çok sattığı için ayrıca önem veriyorlar ve çıkan 5 tarihi kitapdan rahat 2si 3ü balkan savaşlarından 1925 lere kadar yaşananları içeriyor
dolayısıyla rakipsiz demek büyük yanıılgı.

ben asla kökenine göre eleştirmiyorum her yorumumda eserinin kalitesine vurgu yaptım ama kitapda belli kısımları biraz abartıldığı kanaatinde olduğumu söyledim.
merak etmeyin kökene bakarak eseri eleştirmenin ne kadar hastalıklı birşey olduğunu biliyorum.(yorumumu dikkatli okursanız sevinirim)

1.cihan harbi yıllarında yönetimde belli kesimin ağarlık kazandığı doğru
ama savaşı kaybetmemizin nedenlerini başkasına yüklememiz belli insanlarça sığınılacak bir savunma psikolojisi olabilir ama bencede bi şekilde dolaylıda olsa hatayı yapmışız bedelinize ödemişiz

bu arada ben her soyadında men değil ''man'' ibaresi geçen herkes hakkında konuşmadım.(sadece istanbul-izmir-ankara(1925 sonrası) üçleminde)
gene bu illerde yaşayan göçle gelen vatandaşlarımız hariç

sizde medyanın damga vurduğu herkezi ( işte bu bölücü-işte bu şucu bucu) medyanın bakış açış açısıyla baktığınız aşikar ama ben sizn gibi olsaydım kütüphanemdeki kitap sayısı belli olmıycak kadar az olurduBig Grin
size tavsiyem ne olursa olsun gerekirse başdüşmanımız bile olsun kitaplarını okuyun

http://www.huseyincaliskan.com/?p=124&page=2

bu linkde yahudi aileler hakkında özet babında bazı bilgileri bulabilirsiniz

Gerekli cevap, konun un sapmaması için özel mesaj yoluyla verilmiştir.

İnönü Muharebesi'yle ilgili olarak:

"Yeni Türkiye Devleti'nin küçük fakat Milli mefkureli genç ordusu, en dar bir hesapla üç kat üstün düşmanı İnönü Meydan Muharebesi'nde mağlup etti. Strateji sanatının en nazik icabatını isabetle uyguladı. İç hatların kullanılmasında harp tarihine parlak bir misal yazdı..."(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri Cilt 3. Sayfa 73.)

"Birinci İnönü Zaferi; İkinci İnönü Zaferi'nin, Sakarya melhame-i kübrasının en nihayet Türk vatanının; Türk istiklalinin ilk zafer müjdecisi olmuştur. Bu sebeple Birinci İnönü Meydan Muharebesi'ni kazanan Türk Ordusu'nun bütün mensupları, cihan tarihinde unutulmaz şanlı bir menkıbe sahibi olarak ebediyen yaşayacaklardır." (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri Cilt 2 Sayfa 206)


Bu muharebe abartılıyor mu abartılmıyor mu iyi düşünün. Düzenli orduyla kazanılan ilk zaferden bahsediyoruz burada. Dünyanın neresine giderseniz gidin, tarihin hangi dönemine bakarsanız bakın, silah eğitim ve teçhizat yoksunu yeni kurulmuş bir ordunun, kendisinden 3 kat büyük bir modern bir orduyu mağlup etmesi büyük bir zaferdir ve ne kadar abartılsa azdır.
istiklal harbine moral katkısı olduğunu bu savaşın kazanılabileceği gösterilmiştir buna katılıyorum
kendinden 3 kat büyük birlikleri yenmelerinin büyük bir başarı olduğunun kanaatindeyim ama
hala toplam askerlerin bu muharebeleri büyük savaş yaptığı kanaatinde değilim

yani aslında sizden farklı düşünmüyoruz ama ben büyük muharebe yerine küçük bir ön muharebe olduğunu söylüyorum
Teñrikut demiş kiŞu Çilgin Türkler" Turgut Özakman


Benim için Mükemmellik kitabın konusu bütünlüğü konuya hakimliği yazarın yazarlık ustalığı gibi birçok unsurla oluşur. Bu mükemmeliğe örnek işte bu kitap verilebilir.

Kurtuluş savaşımızı anlatan bu kitap tam anlamı ile harika zira yedi yüz sayfalık bu kitabın bir kelimesinde olsun okuyucunun canı sıkılmıyor bilakis her kelime okuyucusuna birşeyler kazandırıyor. Bunun yanısıra Türk Milleti olarak geleçeğimizi kurtarmanın sırları kitapta açıkça belirtiliyor (olayın içerisinde)

Olayların hepsini bu millet tarafından yaşanmış olmasına rağmen yazar roman üslübuna iyi kalıp etmiş. Kahramanların hepsinin bu Milletin bir bireyi olması, olayın bu Milletin yetmiş seksin yıl önceki tarihi olması anlatılanında milletin bizzat kendi mücadelesi olması bu kitabı bu millet için kutsal ve gerekli kılıyor bu nedenledir ki BÜTÜN TÜRK GENÇLİĞİ OLARAK BU KİTABI OKUMAK ZORUNDAYIZ!!!

yazarın akıcı bir üslupla romanı yazması hasır altı edielmez bir gweçrektir
ancak diğer bir geçrek ise bu kitabın tarihi bir roman değil sadece romandan ibaret olması yazar tarihi hadiseleri deeğrlendirirken tarihçinin NAMUSU dediğimiz tarafsızlık ilkesini bir kenara atmıştır size fark edilmeyen bir geçrek misal olarak
yazar enver paşa'yı romanın başındna sonuna kadar yermekte onun başarısısz sadece kendi menfaatlerini düşünen hırslı birisi olarak bize gösterme gayesindedir ancka bunları yaparken bir geçreğe değinmemiştir kitapta büyük zaferden sonra halkın sokakalarda söylediği bir marştan bahseder
hoşgelişler ola mustafa ekmal paşa
askerin milletin bayrağınla çok yaşa

işte bunu tam manasıyla şu şekilde söyler
halk başka birisine atfedilen bu marşı mustafa kemal paşaya çevirmişti ve sokakalarda büyük bir neşeyle bu maşrı haykırmaktaydı
halbuki bu marş yine aynı halk tarafındna ENVER PAŞA için yazılmıştı bir tarihçi namusuna sahip olsaydı turgut özakman bu bilgiyi atlama gibi bir gafilliğe düşmezdi bilerke ve isteyerek orada enver paşayı atlamıştır
Ben o marşın Nuri Paşa'ya yazıldığını yıllar sonra ise Mustafa Kemal'e uyarlandığını biliyordum.

Bu arada tarafsızlık ile kitabı suçlarken sizde yoğun tarafta kalmışsınız.
Teñrikut demiş kiBen o marşın Nuri Paşa'ya yazıldığını yıllar sonra ise Mustafa Kemal'e uyarlandığını biliyordum.

Bu arada tarafsızlık ile kitabı suçlarken sizde yoğun tarafta kalmışsınız.
Bu marş kafkas Türkleri tarafından Enver Paşa'ya yazılmıştır malumunuzdurki Enver Paşa kafkas Türkleri tarafındna çok büyük bir oranda tutulan bir şahsiyetti Enver Paşa her admınıda her hareketinde ardındaki kafkas türklerinin varlığına güveniyordu (Milli Mücadele ve bunun teşkilatlanması hususunda kendisinin kafkaslardan topladığuı orduyla anadoluya girme düşüncesi hep kafkas türklerinden gördüğü ilgi ve alakaya bağlıydı)İşte böyle bir aşk derecesinde bağlı oldukları şahsiyet olan enver paşaya bu marş yazılmıştır daha sonra birçok kumandana bu marş uyarlanmıştır bu marşın esas adıda kafkas karşılamasıdır
Gelelim tarafsızlık hususuna ben bu olayı değerlendirirken elbette taraflı bir tutumla oalyları değerlendireceğim çünkü benim gördüğüm bir hakikattirki tarihimizi mahvedenler böyle ideoloji çığırtkanlığı yaparcasına tarih yazıcılığı yapmaktadır mustafa armağan veyahut turgut özakman ben işte bu gibi şahsiyetlerin mevzubahsinde karlşı tarafta yer alırım çünkü benim için mühim olan mesele tarihin tarafsızlık ilkesiyle bizlere anlatılmasıdır işte bu ortam olduğu vakit elbette enver paşada eleştirilir fatih sultan mehmette mustafa kemal atatürkte eleştirirlirki biz yeni nesilller ecdadımızın tecrübe ettiği hatalara düşmeyelim meramımı anlatabildiysem ne mutlu bana
saygılarımla
ben de birkaç sene önce okumuştum.bence çok etkileyiciydi.
Sayfa: 1 2 3
Referans URL