09-03-2008, 12:52 AM
2.Dünya Savaşı’nın en heyecanlı olaylarından biri hiç şüphesiz,İngiltere’de,askeri Scapa Flow Koyu’nda demirli bulunan ünlü Royal Oak zırhlısının Almanlar tarafından batırılmasıdır.
Duyulduğunda tüm dünyada büyük yankı uyandıran bu hadise,Almanların denizlerde amansız bir savaşı başlattığının da ilanıydı.
1 Eylül 1939’da tarafların birbirine savaş ilanıyla birlikte denizler de artık güvenli olmaktan çıkmıştı.3 Eylül’de İngiltere’den Kanada’ya gitmekte olan 13.500 tonluk lüks Athenia transatlantiğinin 1400 yolcusuyla Almanlar tarafından batırılmasını 5 ve 6 Eylül’de diğer ticaret gemileri takip etmişti.17 Eylülde ise İngilizlerin Courageous zırhlısı Bristol Kanalı’nda batırılmıştı.Fakat asıl felaket 25 gün sonra gelecek ve dünya kamuoyunda görülmemiş bir heyecan yaşanacaktı:İngilizlerin pek sevdikleri ve zamanının en modern,en güçlü savaş gemilerinden biri olan Royal Oak bir baskın sonunda,hem de kendi evinde-Scapa Flow Koyu’nda- demirliyken batırılacaktı.
Peki ama koca zırhlı nasıl savunmasız bir şekilde,taa İngiltere içlerindeyken Almanlar tarafından bir baskınla batırılmıştı?İşte hikayemizin öznesi, adı hiçbir yerde dile getirilmeyen,sadece amirlerinin bildiği Alfred Wehring adlı ünlü Alman casusudur.
Almanlar,28 Haziran 1919’da ağır şartlarla dolu Versay Barış Antlaşması’nı imzalamaya mecbur oldukları gün,bunun intikamını almak ve yeniden güçlü bir Almanya yaratmak için faaliyete geçmiş bulunuyorlardı.Her tarafta haberalma teşkilatları kurmakla işe koyulmuşlardı.Güvenilir elemanlarını Avrupa’nın dört bir tarafına salmışlardı.Bunların arasında adı Alfred Wehring olan emekli bir deniz subayı da vardı.
Albert Ortel adını alarak, talimatlar doğrultusunda saat tamirciliğini de öğrenen Wehring,İsviçre’de staj yapmış;1927’de İngiltere’ye gidince kendini İsviçreli olarak tanıtmış ve daha sonra 1932 yılında İngiliz tabiiyetine geçmişti. Başlıca görevi yabancı deniz üsleri hakkında bilgi toplamaktı.Dünyanın en müstahkem deniz üslerinden biri olan Scapa Flow’a çok yakın bulunan Orkney Adaları’ndan Kirkwell’de bir saatçi dükkanı açmıştı.Aynı zamanda denizciler için hatıra eşyaları da satıyordu.Kirkwell ufak bir yerdi.Scapa’da yatan İngiliz Donanması’nın mürettebatından çoğunun ailesi burada otururdu.Herkes birbirini yakından tanırdı.Onu herkes seviyordu.
Wehring,yıllardır çalışmasının mükafatını sonunda görecekti.Scapa’da mania ağlarının fırtınadan tahrip olduğunu,üsteki savaş gemilerinin mevkilerini de öğrenmişti.Durumu Hollanda’daki Alman Deniz Ateşesi’ne bildirdi.Wilhelm Canaris’in haberdar edilmesiyle Scapa Flow’a bir baskın düzenlenmesine karar verildi.Alman Amirallik Dairesi,o sırada Kuzey Denizi’nde bulunan ve durumu itibarıyle en müsait vaziyette olan U-47 denizaltısına görev emri verdi.
Denizaltının kumandanı Yüzbaşı Günther Prien,evvelce tespit edilmiş
noktaya gelince, Kirkwell’in bir buçuk mil güneyinde denizaltı suyun üstüne çıktı.Kıyıdan,sislerin içinden kararlaştırılmış işaret verilince denizaltıdaki portatif bot şişirilerek denize indirildi ve işaret verilen tarafa gönderildi.Az sonra bot,içinde denizaltıya kılavuzluk edecek Alfred Wehring’le geri döndü.Denizaltı,ağları kaldırılmış olan Kuzey Geçidi’nden kolayca,o güne kadar düşman gemisi görmemiş olan ana üs Scapa’ya girdi.
Görüş sahası hala çok fena idi.Bununla beraber hedefler belirmeye başlamıştı:En önde destroyerler demirlemişti.Bunların gerisinde kruvazörler yatıyordu.Fakat bunların hiç biri bu akına değecek derecede önemli hedefler değillerdi.Kruvazörler geçildikten sonra büyük bir karaltı belirdi.Bu,hedef olarak seçilen Royal Oak’tı.
Yüzbaşı Prien “Ateş!” emrini verdi.Bunu bir ölüm sessizliği takip etti.Sonra birbiri arkasına iki büyük infilak duyuldu.İngiliz donanmasının en iyi gemilerinden Royal Oak alevler içinde batıyordu.Denizaltı mürettebatı sevinç naraları atıyordu.
Alman gizli servisleri,bu başarının mahiyetini pek iyi bildikleri halde,Alman halkını tatmin etmek ve halkın istediği milli bir kahraman yaratmak için,bu başarı sadece Yüzbaşı Prien’e maledildi.Wehring’in adı açıklanmadı.
Bir hafta sonra 16 Ekim 1939’da U-47 denizaltısının mürettebatı Berlin’de çiçek yağmuruna tutularak,zafer takları altından geçerek Hitler tarafından kabul edildiler.Madalya ve nişanlarla ödüllendirildiler.Alfred Wehring’i tanıyanlar
ise hakiki kahramanın kim olduğunu biliyorlardı...
Kaynak:2.Dünya Savaşı’nda Alman Casusları/Mehmet Şehitoğlu/Yıllarboyu Tarih Dergisi’nden tarafımca özetlenerek yazılmıştır.
Resimler için bkz.
http://www.uboataces.com/history-gallery.shtml
Duyulduğunda tüm dünyada büyük yankı uyandıran bu hadise,Almanların denizlerde amansız bir savaşı başlattığının da ilanıydı.
1 Eylül 1939’da tarafların birbirine savaş ilanıyla birlikte denizler de artık güvenli olmaktan çıkmıştı.3 Eylül’de İngiltere’den Kanada’ya gitmekte olan 13.500 tonluk lüks Athenia transatlantiğinin 1400 yolcusuyla Almanlar tarafından batırılmasını 5 ve 6 Eylül’de diğer ticaret gemileri takip etmişti.17 Eylülde ise İngilizlerin Courageous zırhlısı Bristol Kanalı’nda batırılmıştı.Fakat asıl felaket 25 gün sonra gelecek ve dünya kamuoyunda görülmemiş bir heyecan yaşanacaktı:İngilizlerin pek sevdikleri ve zamanının en modern,en güçlü savaş gemilerinden biri olan Royal Oak bir baskın sonunda,hem de kendi evinde-Scapa Flow Koyu’nda- demirliyken batırılacaktı.
Peki ama koca zırhlı nasıl savunmasız bir şekilde,taa İngiltere içlerindeyken Almanlar tarafından bir baskınla batırılmıştı?İşte hikayemizin öznesi, adı hiçbir yerde dile getirilmeyen,sadece amirlerinin bildiği Alfred Wehring adlı ünlü Alman casusudur.
Almanlar,28 Haziran 1919’da ağır şartlarla dolu Versay Barış Antlaşması’nı imzalamaya mecbur oldukları gün,bunun intikamını almak ve yeniden güçlü bir Almanya yaratmak için faaliyete geçmiş bulunuyorlardı.Her tarafta haberalma teşkilatları kurmakla işe koyulmuşlardı.Güvenilir elemanlarını Avrupa’nın dört bir tarafına salmışlardı.Bunların arasında adı Alfred Wehring olan emekli bir deniz subayı da vardı.
Albert Ortel adını alarak, talimatlar doğrultusunda saat tamirciliğini de öğrenen Wehring,İsviçre’de staj yapmış;1927’de İngiltere’ye gidince kendini İsviçreli olarak tanıtmış ve daha sonra 1932 yılında İngiliz tabiiyetine geçmişti. Başlıca görevi yabancı deniz üsleri hakkında bilgi toplamaktı.Dünyanın en müstahkem deniz üslerinden biri olan Scapa Flow’a çok yakın bulunan Orkney Adaları’ndan Kirkwell’de bir saatçi dükkanı açmıştı.Aynı zamanda denizciler için hatıra eşyaları da satıyordu.Kirkwell ufak bir yerdi.Scapa’da yatan İngiliz Donanması’nın mürettebatından çoğunun ailesi burada otururdu.Herkes birbirini yakından tanırdı.Onu herkes seviyordu.
Wehring,yıllardır çalışmasının mükafatını sonunda görecekti.Scapa’da mania ağlarının fırtınadan tahrip olduğunu,üsteki savaş gemilerinin mevkilerini de öğrenmişti.Durumu Hollanda’daki Alman Deniz Ateşesi’ne bildirdi.Wilhelm Canaris’in haberdar edilmesiyle Scapa Flow’a bir baskın düzenlenmesine karar verildi.Alman Amirallik Dairesi,o sırada Kuzey Denizi’nde bulunan ve durumu itibarıyle en müsait vaziyette olan U-47 denizaltısına görev emri verdi.
Denizaltının kumandanı Yüzbaşı Günther Prien,evvelce tespit edilmiş
noktaya gelince, Kirkwell’in bir buçuk mil güneyinde denizaltı suyun üstüne çıktı.Kıyıdan,sislerin içinden kararlaştırılmış işaret verilince denizaltıdaki portatif bot şişirilerek denize indirildi ve işaret verilen tarafa gönderildi.Az sonra bot,içinde denizaltıya kılavuzluk edecek Alfred Wehring’le geri döndü.Denizaltı,ağları kaldırılmış olan Kuzey Geçidi’nden kolayca,o güne kadar düşman gemisi görmemiş olan ana üs Scapa’ya girdi.
Görüş sahası hala çok fena idi.Bununla beraber hedefler belirmeye başlamıştı:En önde destroyerler demirlemişti.Bunların gerisinde kruvazörler yatıyordu.Fakat bunların hiç biri bu akına değecek derecede önemli hedefler değillerdi.Kruvazörler geçildikten sonra büyük bir karaltı belirdi.Bu,hedef olarak seçilen Royal Oak’tı.
Yüzbaşı Prien “Ateş!” emrini verdi.Bunu bir ölüm sessizliği takip etti.Sonra birbiri arkasına iki büyük infilak duyuldu.İngiliz donanmasının en iyi gemilerinden Royal Oak alevler içinde batıyordu.Denizaltı mürettebatı sevinç naraları atıyordu.
Alman gizli servisleri,bu başarının mahiyetini pek iyi bildikleri halde,Alman halkını tatmin etmek ve halkın istediği milli bir kahraman yaratmak için,bu başarı sadece Yüzbaşı Prien’e maledildi.Wehring’in adı açıklanmadı.
Bir hafta sonra 16 Ekim 1939’da U-47 denizaltısının mürettebatı Berlin’de çiçek yağmuruna tutularak,zafer takları altından geçerek Hitler tarafından kabul edildiler.Madalya ve nişanlarla ödüllendirildiler.Alfred Wehring’i tanıyanlar
ise hakiki kahramanın kim olduğunu biliyorlardı...
Kaynak:2.Dünya Savaşı’nda Alman Casusları/Mehmet Şehitoğlu/Yıllarboyu Tarih Dergisi’nden tarafımca özetlenerek yazılmıştır.
Resimler için bkz.
http://www.uboataces.com/history-gallery.shtml