Benim dikkatimi çeken bir yanlış Kür Şad'ın isminin yanlış yazılması.
Kürşad yahut Kürşat yanlış birer yazım örneğidir. Doğrusu "Kür Şad"dır. Kür bir isim, Şad bir ünvandır. Tıpkı Bilge Kağan, Kül Tigin gibi. Sizden ricam bu konuda biraz daha hassas olalım.
Kür Şad'ın varolmadığını iddia eden tarihçiler mevcuttur evet, bu konuda kesinleşmiş bir şey de yok elimizde. İsmin ise tamamen sonradan benzetme olduğu kesindir. Kür Şad ismini Atsız yakıştırmıştır bu şahsiyete, daha sonra anlatanlar da bu ismi benimsemiştir.
Gerçekti ya a masaldı çok önemli değil. Her millet bu tarz destek noktalarına ihtiyaç duyar. Kür Şad benim için çok büyük bir kahramandır. Çocuklarımıza bu tarz hikayeleri anlatarak onlara milli bir bilinç aşılayabiliriz. Kür Şad bu açıdan dört dörtlük bir karakterdir. Atsız ona bir insanın taşıması gereken tüm nitelikleri yüklemiştir neredeyse. Ben Bozkurtların Ölümü'nü Lise 1'de iken okumuştum. Aradan o kadar yıl geçmesine rağmen o kitaptan aldığım heyecanı hala taşırım. Bana göre Türk Edebiyatındaki en güzel romandır, her Türk'ün de muhakkak okuması gerektiğine inanırım. Çocuklarımız, gençlerimiz delikanlılığı dizi karakterlerinden öğreneceğine hiç değilse bile tarihi bir temeli olan efsanelerden öğrenmeli.
Hep söylerim, "Türk eğitim sistemi okuma öğretmeden yazma öğretiyor.".
Kür Şad olayının uydurma olduğunu iddiâ ettiği iddiâ edilen arkadaş benim yakın arkadaşımdır. Kendisinin söylediği, bu olayın gerçekten de olduğu ama ismin Kür Şad oluşunun kesin olmadığıdır. Kür Şad adını Atsız yakıştırmıştır ama Chie-Shi-Suay adlı Tigin'in gerçek adının ne olduğunu bilemiyoruz.
Unutmadan; Kara Ozan, İ-çing, Shen-king, Almıla, Yamtar, Yumru, İşbara Alp da târihte gerçekten olan kişiler değildir, en azından isimleri böyle değildir. Tıpkı Selim Pusat, Deli Kurt, Açığma-kün, Aydolu vs. gibi roman kahramânıdırlar.
Arkadaşlar,
net olarak söyleyebiliriz ki tarihte Kür Şad adını taşıyan bir Gök Türk tegini var olmamıştır. Bu isim tamamen Atsız'ın yakıştırmasıdır. Edebi kuvveti ne kadar büyük ki pek çok tarih kitabına da bu isim geçmiş, o kitaplarda kabul görmüştür. Bununla birlikte Kür Şad adlı bir kişinin olmayışı, bahsedilen ihtilal denemesinin olmadığı anlamına gelmez. Gerçekten de 639 yılında imparatorun kaçırılması girişimini 40 kadar Gök Türk, T'uli Kağan'ın kardeşi olan ve çin kaynaklarından chieh-she-shuai adını taşıdığını bildiğimiz bir soylunun öncülüğünde gerçekleştirmeye çalışmıştır. Olay Çin kaynaklarında aynen aşağıdaki şekilde anlatılmıştır:
eski t'ang tarihi (chiu t'ang-shu)[5161]:
"[18]. t'u-li kağanın biraderi chieh-she-shuai, chen-kuan saltanat devresinin ilk yıllarında, yâni, 627'lerde, huzura çıkmış ve saray muhafızları sanggünü olarak atanmıştı. [19]. 13. yılda (639) imparator ch'ang-an'daki, saraydan çıkıp chiu-ch'eng sarayına doğru yola koyulduğunda, o, yâni, chieh-she-shuai, kendi bölüğünden 40 kişi ile anlaştı; bunlar, ho-lo-ku'yu koruma altına alıp geceleyin imparatorun ordugâhına sokuldular; tam dört sıra kalın perde-duvarı aştılar; yaylarını gererek rastgele ok atmağa başladılar ve böylece, onlarca saray muhafızını öldürdüler. [20]. garnizon kumandanı sun wu-k'ai, askerleriyle cesurane bir şekilde hücuma geçince, bunlar geri çekildiler ve kuzeye, wei suyuna doğru kaçtılar; maksatları kendi bölük'lerine gitmek idi. [21]. fakat hepsi hemen yakalandı ve idam edildi. ho-lo-ku ise, affedildi ve "tepelerin ardına" sürüldü."
kaynak: isenbike togan-gülnar kara-cahide baysal; çin kaynaklarında türkler. eski t'ang tarihi (chiu t'ang-shu), türk tarih kurumu, 2006, s. 25.
Kür Şad isminin uydurma olduğuna dair bir iddia vardı eski yazışmalıkta.Bir neticeye varabilmiş miydi o tartışma?
Ne önemi vardır ki ha Çince chieh-she-shuai ya da Atsız'a göre Kür Şad. Ha bir yakıştırma ja bir ünvan ne fark eder. Tamamen kültürü efsaneler şarkılardan oluşan Çin tarihinde bu olaydan bahsedilmesi kuvvetle gerçekliği hakkında bilgi vermektedir. Ancak bazı çevreler tarafından sadece ve sadece Atsız'ın kaleminden öğrendiği için bu olay yalanlanmakta. Bunlar üzücü şeyler. Bu olay bir efsane bile olsa bile tamamen kültüründen kopuk tarih bilgisi sıfır olan yeni nesli düşman toplumlarının kültüründen uzaklaştırsa bile ne ala. Kendi kütür ve tarihimizi bile yalanlarken toplumumuz yeni nesille birlikte 29 Ekim bile resmi tatilden başka birşey ifade etmezken neslimize ırkımıza geleceğimize yol verip yüceltmek varken nedir bu acımasızca atıflar... Gerçi kimler vatan haini edildi bu ülkede yok olmadı demek neki... Doğu ülkeleri hala batının karşısında dimdik ayaktaysa bunu kültürüne borçludur. Özendiğimiz toplumlar mağralarda yaşarken biz devlet kuruyorduk. Bir çevrenin aydın olarak hitap ettiği kişiler ülkeyi satıp bırakıp kaçarken kahraman olup caddeler sokaklar isimleriyle donatılıp tarihin büyük insanları olurken, Enver Paşalar Turan isteğiyle vatan hainliğini tattılar bu ülkede.. Kür Şad yok denilmiş ne ki...
Ben yazmaktan bıktım, tiksindim ama kimileri anlamamakta ısrâr ediyor. Son kez yazıyorum: Atsız'ın "Bozkurtların Ölümü" adlı romanında anlattığı olay Çin kaynaklarında anlatılan bir olaydan esinlenerek kurgulanmıştır ama romandaki isimlerin gerçekliğini gösteren bir delil, vesîka yoktur. Zâten, romanların târîhî gerçeklere dayanması da gerekmez ve bir roman târîhî delil olarak kullanılamaz.
Bundan sonra "Kür Şad olayı uydurmadır." yazanların ya da bunu savunduğumuzu iddiâ edenlerin forumdan uzaklaştırılması için elimden geleni yapacağım, zîrâ 5 yıldır artık kabak tadı verdi bu konu.
(02-09-2010 10:29 PM)Köktürk demiş ki [ -> ]Ben yazmaktan bıktım, tiksindim ama kimileri anlamamakta ısrâr ediyor. Son kez yazıyorum: Atsız'ın "Bozkurtların Ölümü" adlı romanında anlattığı olay Çin kaynaklarında anlatılan bir olaydan esinlenerek kurgulanmıştır ama romandaki isimlerin gerçekliğini gösteren bir delil, vesîka yoktur. Zâten, romanların târîhî gerçeklere dayanması da gerekmez ve bir roman târîhî delil olarak kullanılamaz.
Bundan sonra "Kür Şad olayı uydurmadır." yazanların ya da bunu savunduğumuzu iddiâ edenlerin forumdan uzaklaştırılması için elimden geleni yapacağım, zîrâ 5 yıldır artık kabak tadı verdi bu konu.
Sevgili Köktürk kardeşim şimdi senin üstü kapalı olarak bundan başka benim hakkımda yaptığın başka bir yazı.
(02-09-2010 10:29 PM)Köktürk demiş ki [ -> ]Hep söylerim, "Türk eğitim sistemi okuma öğretmeden yazma öğretiyor.".
Kür Şad olayının uydurma olduğunu iddiâ ettiği iddiâ edilen arkadaş benim yakın arkadaşımdır. Kendisinin söylediği, bu olayın gerçekten de olduğu ama ismin Kür Şad oluşunun kesin olmadığıdır. Kür Şad adını Atsız yakıştırmıştır ama Chie-Shi-Suay adlı Tigin'in gerçek adının ne olduğunu bilemiyoruz.
Unutmadan; Kara Ozan, İ-çing, Shen-king, Almıla, Yamtar, Yumru, İşbara Alp da târihte gerçekten olan kişiler değildir, en azından isimleri böyle değildir. Tıpkı Selim Pusat, Deli Kurt, Açığma-kün, Aydolu vs. gibi roman kahramânıdırlar.
Şimdi benim geçtiğimiz senelerde yazdığım yazı:
Alıntı:Arkadaşiar geçtiğimiz senelerde özellikle Göktürk tarihi hakkında akademik çalışmalar yapan bir kardeşimiz Kürşad diye birisinin yaşayıp, yaşamadığı hakkına net bir bilgiye sahip olunmadığını bunu biraz da Atsız Ata'nın (Nihal Atsız fanatikleri kendisini halen Orta Asya Türk dünyasında saygın bir nitelendirme olan Ata ünvanıyla anarlar) Çin kaynaklarında ismi Kürşad değil de başka bir isimle anılan bir Türk prensinin bazı maceralarına dayanarak yazdığını söylemişti. Atsız'ın hayranı olan bu kardeşim bile bu hadiseye bu kadar mesafeli durabiliyorsa sizlerde çok fazla itibar etmeyin diye düşünmekteyim.
Şimdi ben senin iddia ettiğin gibi Kürşad uydurmadır mı? demişim. Yada senin arkadaşın olan Tigin rumuzlu kardeşimin ağzından kendi fikirlerimi mi lanse etmişim? Almışsın söylediklerimi başka tarafa çektirmişsin. Anlayamıyorum bana karşı bir nem mi kaptın bir yerlerden? Burada olmam rahatsız mı ediyor seni de üstü kapalı olarak siteden attırmakla tehdit ediyorsun? Ben seni eskilerden bir kardeşim olarak görüyorum, iyi niyet besliyorum ve bu üstü kapalı göndermelerini eski günlerin hatırına sineye çekiyorum. Ancak eşeğin kulağına su kaçırıyorsun farkında değilsin.
(02-09-2010 11:24 PM)bayundur demiş ki [ -> ] (02-09-2010 10:29 PM)Köktürk demiş ki [ -> ]Ben yazmaktan bıktım, tiksindim ama kimileri anlamamakta ısrâr ediyor. Son kez yazıyorum: Atsız'ın "Bozkurtların Ölümü" adlı romanında anlattığı olay Çin kaynaklarında anlatılan bir olaydan esinlenerek kurgulanmıştır ama romandaki isimlerin gerçekliğini gösteren bir delil, vesîka yoktur. Zâten, romanların târîhî gerçeklere dayanması da gerekmez ve bir roman târîhî delil olarak kullanılamaz.
Bundan sonra "Kür Şad olayı uydurmadır." yazanların ya da bunu savunduğumuzu iddiâ edenlerin forumdan uzaklaştırılması için elimden geleni yapacağım, zîrâ 5 yıldır artık kabak tadı verdi bu konu.
Sevgili Köktürk kardeşim şimdi senin üstü kapalı olarak bundan başka benim hakkımda yaptığın başka bir yazı.
(02-09-2010 10:29 PM)Köktürk demiş ki [ -> ]Hep söylerim, "Türk eğitim sistemi okuma öğretmeden yazma öğretiyor.".
Kür Şad olayının uydurma olduğunu iddiâ ettiği iddiâ edilen arkadaş benim yakın arkadaşımdır. Kendisinin söylediği, bu olayın gerçekten de olduğu ama ismin Kür Şad oluşunun kesin olmadığıdır. Kür Şad adını Atsız yakıştırmıştır ama Chie-Shi-Suay adlı Tigin'in gerçek adının ne olduğunu bilemiyoruz.
Unutmadan; Kara Ozan, İ-çing, Shen-king, Almıla, Yamtar, Yumru, İşbara Alp da târihte gerçekten olan kişiler değildir, en azından isimleri böyle değildir. Tıpkı Selim Pusat, Deli Kurt, Açığma-kün, Aydolu vs. gibi roman kahramânıdırlar.
Şimdi benim geçtiğimiz senelerde yazdığım yazı:
Alıntı:Arkadaşiar geçtiğimiz senelerde özellikle Göktürk tarihi hakkında akademik çalışmalar yapan bir kardeşimiz Kürşad diye birisinin yaşayıp, yaşamadığı hakkına net bir bilgiye sahip olunmadığını bunu biraz da Atsız Ata'nın (Nihal Atsız fanatikleri kendisini halen Orta Asya Türk dünyasında saygın bir nitelendirme olan Ata ünvanıyla anarlar) Çin kaynaklarında ismi Kürşad değil de başka bir isimle anılan bir Türk prensinin bazı maceralarına dayanarak yazdığını söylemişti. Atsız'ın hayranı olan bu kardeşim bile bu hadiseye bu kadar mesafeli durabiliyorsa sizlerde çok fazla itibar etmeyin diye düşünmekteyim.
Şimdi ben senin iddia ettiğin gibi Kürşad uydurmadır mı? demişim. Yada senin arkadaşın olan Tigin rumuzlu kardeşimin ağzından kendi fikirlerimi mi lanse etmişim? Almışsın söylediklerimi başka tarafa çektirmişsin. Anlayamıyorum bana karşı bir nem mi kaptın bir yerlerden? Burada olmam rahatsız mı ediyor seni de üstü kapalı olarak siteden attırmakla tehdit ediyorsun? Ben seni eskilerden bir kardeşim olarak görüyorum, iyi niyet besliyorum ve bu üstü kapalı göndermelerini eski günlerin hatırına sineye çekiyorum. Ancak eşeğin kulağına su kaçırıyorsun farkında değilsin.
Olayı kişiselleştirmeyelim. Şahsınıza hitâben yazmış olsam çekinmez ve sizden alıntı yapardım, ya da takma adınızı yazar ve şahsınıza hitâb ederdim.
Kimseye üstü kapalı göndermeler yapacak adam değilim.
(11-30-2008 05:11 PM)bayundur demiş ki [ -> ]Arkadaşiar geçtiğimiz senelerde özellikle Göktürk tarihi hakkında akademik çalışmalar yapan bir kardeşimiz Kürşad diye birisinin yaşayıp, yaşamadığı hakkına net bir bilgiye sahip olunmadığını bunu biraz da Atsız Ata'nın (Nihal Atsız fanatikleri kendisini halen Orta Asya Türk dünyasında saygın bir nitelendirme olan Ata ünvanıyla anarlar) Çin kaynaklarında ismi Kürşad değil de başka bir isimle anılan bir Türk prensinin bazı maceralarına dayanarak yazdığını söylemişti. Atsız'ın hayranı olan bu kardeşim bile bu hadiseye bu kadar mesafeli durabiliyorsa sizlerde çok fazla itibar etmeyin diye düşünmekteyim.
Atsız'ın eserinde de bu konu işlenir zaten..
Asıl adı Şu Tegin'dir zatın.. Babası ağulanıp vefat edince, yerine kağan olan amcası Kür Şad adını verir