04-28-2009, 05:13 AM
Bu ilginç savaşla alakalı bir diğer önemli olay da, 1986'da BM İnsan Hakları Komisyonu'na sunulan raporun, Sovyet Ordusu'nun işlediği insanlık suçlarını anlatan 13 sayfalık bölümünün Fransızca, İspanyolca, Çince ve Rusça tercümelerde bizzat BM tarafından sansürlenmesidir. O dönem büyük tepkilere sebep olan bu hadise, ayrıca ABD ve BM arasında bugün de devam eden anlaşmazlığın önemli kilometre taşlarındandır.
Sovyet İşgali ve komünist idare sırasında yapılan katliamların boyutu bugün bile tam olarak belirlenememektedir. En son 2007 yazında, Kabil dışında, Sovyet işgali sırasında kullanılan bir yeraltı hapishanesinde 400 kadar elleri ve gözleri bağlanmış ceset bulunmuştur.
Tıpkı Amerika'nın Vietnam'da sürekli maruz kaldığı gerilla tehdidinin yıprattığı ordu moralini(esprit de corps) yükseltmek için başvurduğu sivil katliamları bu savaşta da birebir yaşanmıştır. Ancak Vietnam'daki her muharebe alanında cirit atan gazeteciler, Afganistan'da olmadıkları (veya Sovyetler tarafından muharebe alanlarına alınmadıkları) için bu katliamlar Vietnam'dakiler kadar iyi bilinmemektedir.
Son tahlilde, savaşı mücahitler kazansa da, Afganistan halkı için değişen bir şey olmamıştır. Komünist zorbalıktan, mürteci zorbalığa geçmişlerdir. Son 7 yıldır da Amerikan zorbalığına maruz kalmaktadırlar. Sovyet işgali öncesi az da olsa sahip oldukları gelişmişlik de savaşla birlikte ortadan kalkmış, ülke iç savaşa sürüklenmiş ve sayın İttihatçı'nın da dediği gibi ABD parsayı toplamıştır.
15 milyonluk Afgan nüfusunun en az 1 milyonu ölmüş, 1 milyondan fazla vatandaşı sakat kalmış, 5 milyon kişi ülkesini terketmek zorunda kalmış ve 1,5 milyona yakın kişi de yerinden yurdundan olmuştur.
Bu savaşın asıl ilgimi çeken boyutu olan askeri yönü ise asimetrik muharebe ve silahlı halk isyanıyla mücadele konusunda çok büyük dersler barındırmaktadır. Sovyetlerin inatla konvansiyonel usüllere bağlı kalması akıl alacak şey değildir. Mağlubiyetin de en önemli sebeplerindendir. Afganistan'ın tarım ve hayvancılık altyapısının yokedilmesi de, sineği balyozla öldürmeye çalışan Sovyet askeri doktrininin ürünüdür. Mücahitlere köylerden desteği önlemek için ülkenin tarım bölgelerinde sulama kanalları hava bombardımanıyla yokedilmiş, hayvancılıkla uğraşan köylerde sürüler telef edilmiştir. Yine aynı mantık sonucu ülkenin en büyük 2. şehri olan Kandahar havadan sürekli yapılan bombardımanla adeta köye çevrilmiştir. Sovyet büyük stratejisinin bir diğer hamlesi de ülkedeki ortak Afgan ulusal kimliğini yoketmek ve mücadeleyi kolaylaştırmaktı. Bunda da başarılı olmuş, Afgan milli kimliğini yokederek farklı etnik gruplar oluşturmuştur. Afganistan'da sonradan yaşanan iç savaşın başlıca sebebi budur.
Bu savaşa dair okuduğum 2 kitabı tavsiye ederim:
The Bear Trap: Afghanistan's Untold Story - Mohammad Yousaf, Mark Adkin
Dönemin Pakistan istihbaratının(ISI) Afgan masası sorumlusu Muhammed Yusuf'un anıları. CIA ve Suudi Arabistan aracılığıyla gelen silahların ve yardımların Afgan mücahitlerine aktarılmasından sorumlu olan Yusuf'un kitabı, o döneme ait çok önemli bir kaynak. Mücahitlerin perde gerisindeki komutanı olan ve yukarıda Sayın İttihatçı'nın da bahsettiği ve Ziyaül Hak'ın öldüğü şüpheli uçak kazasında ölenlerden biri olan General Akhtar Abdur Rahman'ın icraatları hakkında detaylı bilgiler vermekte. Kesinlikle tavsiye ederim.
The Bear Went Over the Mountain - Lester W. Grau
ABD ordusundan Yarbay Lester Grau'nun yayına hazırladığı ve Afganistan'da görev yapmış Sovyet subaylarının operasyonlardan sonra yazdıkları muharebe raporlarından oluşan mükemmel bir kitap. Özellikle Sovyetler'in savaşı operatif ve taktik yönden ele alışlarını mükemmel biçimde gözler önüne seriyor. Savaşın genelini anlatmasa da, savaştaki çok önemli operasyonları Sovyet subaylarının kendi sözlerinden okumak isteyenlere şiddetle öneririm.
Savaşla ilgili filmler var da (Rambo 3, Beast of War vs.), 2 tane elle tutulur film önereyim:
9th Company
1988 yılında yaşanan 3234 Rakımlı Tepe Muharebesi'nin Rus paraşütçülerinin gözünden anlatan ve pek de fena olmayan bir Rus savaş filmi. Aksiyon yönü ağır bassa da, sıradan Sovyet askerinin savaşa ve düşmanına bakışını güzel betimlemiş bir film.
Charlie Wilson's War
Amerika'nın Afgan mücahitlerine destek vermesinin en önemli aktörlerinden Texas senatörü Charlie Wilson'un hikayesini anlatan güzel bir politik drama. Amerika'da muhafazakar kesim tarafından çok sert şekilde eleştirilen bir film olduğunu da belirtelim. Zira filmde, Afganistan'dan Ruslar'ın çekilmesinin ardından Charlie Wilson'un ülkenin yeniden yapılandırılması için istediği ödenek taleplerinin reddedilişi ve Afganistan'daki Taliban oluşumunun gözardı edilmesi de eleştiriliyor.
BM raporunun sansürlenen kısmı(belgenin 4. sayfasından itibaren): http://www.heritage.org/dataconvert/pdf/bg-0556.pdf
World Affairs dergisi 1982/83 kış sayısından bir makale: http://www.paulbogdanor.com/left/afghan/atrocities.pdf
Sovyet İşgali ve komünist idare sırasında yapılan katliamların boyutu bugün bile tam olarak belirlenememektedir. En son 2007 yazında, Kabil dışında, Sovyet işgali sırasında kullanılan bir yeraltı hapishanesinde 400 kadar elleri ve gözleri bağlanmış ceset bulunmuştur.
Tıpkı Amerika'nın Vietnam'da sürekli maruz kaldığı gerilla tehdidinin yıprattığı ordu moralini(esprit de corps) yükseltmek için başvurduğu sivil katliamları bu savaşta da birebir yaşanmıştır. Ancak Vietnam'daki her muharebe alanında cirit atan gazeteciler, Afganistan'da olmadıkları (veya Sovyetler tarafından muharebe alanlarına alınmadıkları) için bu katliamlar Vietnam'dakiler kadar iyi bilinmemektedir.
Son tahlilde, savaşı mücahitler kazansa da, Afganistan halkı için değişen bir şey olmamıştır. Komünist zorbalıktan, mürteci zorbalığa geçmişlerdir. Son 7 yıldır da Amerikan zorbalığına maruz kalmaktadırlar. Sovyet işgali öncesi az da olsa sahip oldukları gelişmişlik de savaşla birlikte ortadan kalkmış, ülke iç savaşa sürüklenmiş ve sayın İttihatçı'nın da dediği gibi ABD parsayı toplamıştır.
15 milyonluk Afgan nüfusunun en az 1 milyonu ölmüş, 1 milyondan fazla vatandaşı sakat kalmış, 5 milyon kişi ülkesini terketmek zorunda kalmış ve 1,5 milyona yakın kişi de yerinden yurdundan olmuştur.
Bu savaşın asıl ilgimi çeken boyutu olan askeri yönü ise asimetrik muharebe ve silahlı halk isyanıyla mücadele konusunda çok büyük dersler barındırmaktadır. Sovyetlerin inatla konvansiyonel usüllere bağlı kalması akıl alacak şey değildir. Mağlubiyetin de en önemli sebeplerindendir. Afganistan'ın tarım ve hayvancılık altyapısının yokedilmesi de, sineği balyozla öldürmeye çalışan Sovyet askeri doktrininin ürünüdür. Mücahitlere köylerden desteği önlemek için ülkenin tarım bölgelerinde sulama kanalları hava bombardımanıyla yokedilmiş, hayvancılıkla uğraşan köylerde sürüler telef edilmiştir. Yine aynı mantık sonucu ülkenin en büyük 2. şehri olan Kandahar havadan sürekli yapılan bombardımanla adeta köye çevrilmiştir. Sovyet büyük stratejisinin bir diğer hamlesi de ülkedeki ortak Afgan ulusal kimliğini yoketmek ve mücadeleyi kolaylaştırmaktı. Bunda da başarılı olmuş, Afgan milli kimliğini yokederek farklı etnik gruplar oluşturmuştur. Afganistan'da sonradan yaşanan iç savaşın başlıca sebebi budur.
Bu savaşa dair okuduğum 2 kitabı tavsiye ederim:
The Bear Trap: Afghanistan's Untold Story - Mohammad Yousaf, Mark Adkin
Dönemin Pakistan istihbaratının(ISI) Afgan masası sorumlusu Muhammed Yusuf'un anıları. CIA ve Suudi Arabistan aracılığıyla gelen silahların ve yardımların Afgan mücahitlerine aktarılmasından sorumlu olan Yusuf'un kitabı, o döneme ait çok önemli bir kaynak. Mücahitlerin perde gerisindeki komutanı olan ve yukarıda Sayın İttihatçı'nın da bahsettiği ve Ziyaül Hak'ın öldüğü şüpheli uçak kazasında ölenlerden biri olan General Akhtar Abdur Rahman'ın icraatları hakkında detaylı bilgiler vermekte. Kesinlikle tavsiye ederim.
The Bear Went Over the Mountain - Lester W. Grau
ABD ordusundan Yarbay Lester Grau'nun yayına hazırladığı ve Afganistan'da görev yapmış Sovyet subaylarının operasyonlardan sonra yazdıkları muharebe raporlarından oluşan mükemmel bir kitap. Özellikle Sovyetler'in savaşı operatif ve taktik yönden ele alışlarını mükemmel biçimde gözler önüne seriyor. Savaşın genelini anlatmasa da, savaştaki çok önemli operasyonları Sovyet subaylarının kendi sözlerinden okumak isteyenlere şiddetle öneririm.
Savaşla ilgili filmler var da (Rambo 3, Beast of War vs.), 2 tane elle tutulur film önereyim:
9th Company
1988 yılında yaşanan 3234 Rakımlı Tepe Muharebesi'nin Rus paraşütçülerinin gözünden anlatan ve pek de fena olmayan bir Rus savaş filmi. Aksiyon yönü ağır bassa da, sıradan Sovyet askerinin savaşa ve düşmanına bakışını güzel betimlemiş bir film.
Charlie Wilson's War
Amerika'nın Afgan mücahitlerine destek vermesinin en önemli aktörlerinden Texas senatörü Charlie Wilson'un hikayesini anlatan güzel bir politik drama. Amerika'da muhafazakar kesim tarafından çok sert şekilde eleştirilen bir film olduğunu da belirtelim. Zira filmde, Afganistan'dan Ruslar'ın çekilmesinin ardından Charlie Wilson'un ülkenin yeniden yapılandırılması için istediği ödenek taleplerinin reddedilişi ve Afganistan'daki Taliban oluşumunun gözardı edilmesi de eleştiriliyor.
BM raporunun sansürlenen kısmı(belgenin 4. sayfasından itibaren): http://www.heritage.org/dataconvert/pdf/bg-0556.pdf
World Affairs dergisi 1982/83 kış sayısından bir makale: http://www.paulbogdanor.com/left/afghan/atrocities.pdf
![[Resim: ussr_soldger_01.jpg]](http://2.bp.blogspot.com/_yttELBNoo4M/S8RiTKSLXnI/AAAAAAAAAA0/Yx4iBZrOres/s1600/ussr_soldger_01.jpg)
![[Resim: 42-21820648.jpg]](http://www.corbisimages.com/images/67/B034D754-BFF9-4678-BE6A-59B0B22FCB7D/42-21820648.jpg)
![[Resim: cubsolid.jpg?rand=891843809]](http://www.soviethistory.org/images/Large/1980/cubsolid.jpg?rand=891843809)
![[Resim: doc1.jpg?rand=802667162]](http://www.soviethistory.org/images/Large/1980/doc1.jpg?rand=802667162)
![[Resim: doc6.jpg?rand=487719929]](http://www.soviethistory.org/images/Large/1980/doc6.jpg?rand=487719929)
![[Resim: doc8.jpg?rand=88088197]](http://www.soviethistory.org/images/Large/1980/doc8.jpg?rand=88088197)