e-tarih forum

Tam Versiyon: Ludendorff Köprüsü
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyona bakınız.
Başka bir konu başlığında Ludendorff Köprüsü ile ilgili bilgi isteyen Michael Wittmann arkadaşımızın isteği üzerine burada Remagen Köprüsü olarak bilinen Ludendorff Köprüsü ve ele geçirilmesi üzerine kısa bir bilgi vereceğim. Bu başlık altında bu olayı tartışabiliriz.

Raymond Cartier'in 2. Dünya Savaşı isimli eserinin 2. cildinin 351 ve 352. sayfalarında bu olay dramatize edilerek anlatılmış. Oradan naklediyorum ama belirteyim ki Cartier veya çeviriyi yapan kişi, bir çok yerde birlik isimlerini ve subayların isimlerini yanlış yazmıştır. Bunları düzelttim. Bazılarını da parantez içinde belirttim.

Alıntı:7 Mart sabahı 9.Zırhlı Tümene bağlı C Bölüğü Euskirchen yoluyla Eifel'den çıkıyor. Bir zırhlı araç müfrezesi ile bir manga Pershing tankından oluşan bölüğün komutanı, 1919'da Frankfurt'ta Amerikan işgal kuvvetlerinden bir er ile genç bir Alman kadınının çocuğu olarak dünyaya gelen Üsteğmen Karl Timmermann'dır. Çok küçük yaşta Nebraska'ya götürülmüş olan Timmermann, Ren'i hiç görmemiştir. Apollinarisberg tepesinden ilk defa görüyor. 1945 Martı'nda insanın gözlerini şüpheye düşüren bir şey daha görüyor: Bir köprü, sağlam bir köprü!

Bu Ludendorff Köprüsü Ren'i küçük Remagen kasabası önünde aşmaktadır. Köprünün üzerinden geçen çift demiryolu hattı, sağ kıyıda bir tünele giriyor. Çevre sivil ve asker, karmakarışık bir kalabalıkla dolup taşmakta. Kalabalığın arasında sağ kıyıya sürüklenen inekler bile seçiliyor.

9. Zırhlı Tümen komutanı William M. Hoge *(Cartier, Hoge için 9. Ordu Komutanı demiş ama bu yanlıştır. O dönem 9. Ordu Komutanı William Hood Simpson idi), öncü birliklerin hemen ardından gidiyor. Apollinarisberg'e gelince durumu kendi gözleriyle görüyor ve Timmermann'a köprüyü sağlam olarak ele geçirmesi emrini veriyor.

Remagen göçmenlerle dolu. Kalabalığın ortasında birden Pershing tankları beliriyor. Zırhlı araçlardan atlayan piyadeler, bir kaç Alman askeri ile birlikte kırmızı kasketi yüzünden general sandıkları istasyon şefini yakalıyorlar. Demiryolu boyunca ilerleyerek Ren yamacına ulaşıyorlar. Taştan dört filayağı üzerine oturtulmuş olan madeni köprünün her iki yanında kararmış iki kule yükseliyor. Kulelerin birinden ateş açan 20 mm'lik bir makineli tüfek demiryolunu tarıyor. Bir Pershing tankı kuleyi ezip geçiyor. Makineli susmuştur.

Bir duman bulutu. Kuvvetli bir patlama. Alman istihkamcıları ateşleme düzenini harekete geçirmişlerdir. Köprü bir an havalanıyor, yarım saniye kadar öylece kaldıktan sonra filayakları üzerine yeniden oturuyor. Üstelik sapasağlam!
İlk atılan -Fransız İhtilali'nden bu yana Ren'i zor kullanarak geçen ilk asker- Ohio'nun Holland kasabasından kasap çırağı Alex Drabik adlı bir Amerikan eri *(Alexander Drabik o sırada çavuş idi) oluyor. Adamlarını da ardından sürükleyerek, Timmermann onun hemen ardından geliyor. Almanlar, sivil ve asker karmakarışık tünele kaçıyorlar. Üç Amerikan istihkamcısı fitilleri sökerek, henüz patlamamış 250 kg'lık bir dinamit lokumunun kapsülünü boşaltıyorlar.

Ren kıyılarından gelen haber karargahtan karargaha ulaşıyor. 1. Ordu Komutanı Hodges, 12. Ordular Grubu Komutanı Bradley'e telefon ediyor:
-Brad, bir köprü ele geçirdik.
-Bir köprü mü? Ren üzerinde bir köprü mü demek istiyorsun? Sağlam mı?
-Evet. Remagen köprüsü, Almanlar uçuracak vakit bulamamışlar.

Eisenhower'ın harekat şubesi başkanı Harold M. Bull o sırada Bradley'in karargahındadır. Karşı çıkıyor:
-9. Zırhlı Tümen Ren'i geçmemelidir. Plana uygun bi girişim değil bu.
Bradley sözünü ağzına tıkıyor:
-Planın canı cehenneme! Nehrin yeniden bu yanına geçip köprüyü kendimiz mi uçuralım istiyorsunuz? Köprü köprüdür. Elimize bir köprü geçmiş, kimseye vermem.
Yine de Eisenhower'ın onayını almak gerekiyor. Bradley SHAEF ileri hatlar karargahını yerleşmiş olduğu Reims'a telefon ediyor.
Ike, "Ren'de bir köprü mü?" diyor. "Ama karşıya geçirecek birlikler var mı elinizde?
-En azından 4 tümenim var. Yalnız ben planlarınıza aykırı bir şey yapmadığımızdan emin olmak istedim.
-Brad, planları unutun. Elinizin altında ne kadar kuvvet varsa hepsini sevkedin.

Ren'in öbür yakasında da, Remagen köprüsünün alınışı haberi karargahtan karargaha, Şansölyeliğin o soğuk bunkerine kadar ulaşıyor. Ne yazık ki 7 ve 8 Mart tarihli stenograf kayıtları imha edilmiştir. Bu yüzden, Führer'in lanetler savuran sözlerini kelimesi kelimesine öğrenemiyoruz.

Ama öfkesinin nelere yol açtığını biliyoruz. "Remagen hainleri" dediği sorumluları yargılamak üzere Doğu Cephesi'nden bir hakim getirtiyor: General Rudolf Hübner. Scheller, Strobel, Kraft adlı binbaşılar, Yüzbaşı Bratge ve Üsteğmen Peters ağır ihmalle suçlanarak ölüme mahkum ediliyor. Sadece biri, gıyabi mahkum Bratge hakkındaki hüküm infaz edilmiyor. Ellerini kaldırarak tünelin Amerikalılar'ın bulunduğu tarafından dışarı çıkması, yüzbaşının hayatını kurtarmıştır. Onlarla birlikte divanıharbe verilerek 5 yıla mahkum edilmiş olan Remagen bölge komutanı General Bothman ise intihar ediyor.

Bu olay Amerikan birlikleri için moral kaynağı ve büyük bir stratejik kazanım olmuştur. 7 Mart'tan sonra tam 10 gün boyunca Almanlar ve Amerikalılar arasında bu küçücük köprü uğruna büyük muharebeler yaşanmış ancak Amerikalılar köprüyü korumuşlardır.

Bu olay sonrası Rundstedt, Batı Cephesi Komutanlığı görevinden azledilmiş, yerine fanatik Nazi olan Mareşal Kesselring geçmiştir.

Savaş bu köprünün alınmasından 2 ay sonra sona ermiştir. Şüphesiz bu köprü ele geçirilmeseydi, bu süre 2 aydan daha uzun olacaktı.
Bilgiler için sağolasın kutup yıldızı Wink

Eline sağlık kardeşim.
Ayrıntılı bilgi için çok teşekkür ederim kutup yıldızı. Zahmet etmişsin, eline sağlık.

Ayrıca şunu söylemek isterim ki; Bu köprünün alınması müttefiklere ne kadar moral sağladıysa, almanlar için de onun 5 katı moral bozukluğu getirmiştir. Çünkü herşeyi bitirdiklerini sanan Almanlar bir anda çok geniş bir alanı seyrek savunma hatları kurarak korumak durumuna düşmüşlerdir. Savaşın 2 aya kadar bitmesini sağlayan ana gelişme budur bence. Bu konuda da size katılıyorum.
Bir çuval inciri berbat eden büyük bir sorumsuzluk örneği. Almanların verdiği tüm emekler, bir köprünün beceriksizce havaya uçurulamaması yüzünden heba olup gitti. Almanlar, çölde kutup ayısı ile karşılaşmış gibi olurken; Amerikalılar ise 8 hafta devreden Süper Loto'da altıyı tutturmuş gibi oldular.
Referans URL