|
Tahsin Yazıcı - Celal Dora anlaşmazlığı
|
|
07-27-2008, 12:16 PM
Mesaj: #1
|
|||
|
|||
|
Tahsin Yazıcı - Celal Dora anlaşmazlığı
Kore Savaşı ile ilgili internette bulduğum sayfaları okurken tugay komutanı Tuğgeneral Tahsin Yazıcı ile komutan yardımcısı Albay Celal Dora arasında bir anlaşmazlık yaşandığını öğrendim.
Fakat savaş sırasında ve sonrasında bu anlaşmazlığın ne derece olduğunu bilmiyorum. Bildiğim tek şey savaştan sonra Tahsin Yazıcı'nın DP milletvekili olduğu, Celal Dora ise CHP'den meclise girdiği. Bu anlaşmazlığa ne sebep olmuştur? Savaş sırasında ve sonrasında ilişkileri nasıl devam etmiştir, iki komutan birbirlerini ne ile suçlamışlardır? ~~~Jön Türk, Jagatai http://mezzomorto.blogspot.com/ |
|||
|
07-27-2008, 12:51 PM
Mesaj: #2
|
|||
|
|||
|
RE: Tahsin Yazıcı - Celal Dora anlaşmazlığı
Bir mevzi var , yoğun bir taarruz altında kalacak . Savunulması gerçekten zor , Celal Dora burada "kalmamız intihar , geri çekilelim." diyor , Tahsin Yazıcı ise "kesinlikle olmaz , burada kalacağız ve ne pahasına olursa olsun savaşacağız." diyor .
Daha sonra Celal Dora cepheyi terkediyor . Yavan bir bilgilendirme oldu fakat bildiğim buydu . Kutup Yıldızı gelince aydınlatır bizi . |
|||
|
07-27-2008, 11:34 PM
Mesaj: #3
|
|||
|
|||
|
RE: Tahsin Yazıcı - Celal Dora anlaşmazlığı
Normalde bu iki komutan arasındaki anlaşmazlık Kore Savaşı sırasında tugaydaki subayların aldığı kararla gizli tutuluyor. Savaştan sonra, Albay Celal Dora ile bir yüzbaşının mahkemelik olmasıyla günyüzüne çıkıyor. Zaten Tahsin Paşa'nın Albay Dora'yı neredeyse hainlikle suçladığı anı kitabının son bölümü "Abay Celal Dora'ya Sorular" bölümü gibi bir şeydir. Burada Albay Celal Dora'nın anılarında yazdığı olayların yalan olduğunu ıspatlamaya çalışmıştır Tahsin Paşa.
Bu anlaşmazlık Kunuri Muharabeleri'ne dayanır. Bu konuda tüm tugay personeli sessizlik yemini etmiş ve konuyla ilgili konuşmama kararı almışlardır. Ancak tugayda havan takım komutanı olarak görev yapan Bahtiyar Yalta'nın 3 sene önce TTK tarafından yayınlanan "Kunuri Muharebeleri ve Geri Çekilmeler" isimli eserinde olayın içyüzü ilk kez tarafsız bir bakış açısından anlatılmıştır. Bahtiyar Yalta subaylarla yaptığı görüşmelere dayanarak yazdığı kitabında, Kunuri Muharebelerinin açılış safhalarında, Tugayın savunmaya elverişsiz Sinnimni Köyü'nde savunma yapma kararı aldığını öğrenen Celal Dora'nın buna tepki gösterdiğini söyler. Albay, tugay karargahına gelmiş ve Paşa ile aralarında şöyle bir konuşma geçmiştir: Albay Dora son durumu sorar. Tahsin Paşa: Burada durup savunma yapacağız. Albay Dora: Savunma yapamayız paşam. Tahsin Paşa: Savunacağız. Albay Dora: İyi savun bakalım paşam. Neyle savunacaksan?! Bunun üzerine Albay karargahı terketmiş ve jipine atlayıp, emir subayıyla orayı terketmiştir. Tüm emirleri hiçe sayarak güneye doğru çekilmiş ve yolda gördüğü tüm personeli peşine takmıştır. En son Seul'de durmuşlardır. Yol üzerinde kendisine durmasını söyleyen Amerikan birliklerinde bile durmamıştır. Seul'e vardığında yanındaki personel sayısı 600'dür. Yani Kunuri Muharebeleri esnasında tugayın savaş gücünün 5'te biri albayın peşinden güneye çekilmiştir. En son Türk Tugayı kuşatmayı yarıp Amerikan kolordu karargahına ulaşınca albayla telefon bağlantısı kurulmuş ve Tahsin Paşa orada bulunanların dediğine göre telefonda sadece sesi titreyerek: "Hemen Kaechong'da bize katıl" diyebilmiştir. Bu olayın ardından tugaydaki bir çok subay divan-ı harp kurulmasını istemiş ve albayla yanında geri çekilen personelin yargılanmasını talep etmişlerdir. Ancak Tahsin Paşa olayın üzerinin kapatılmasını istemiştir. Çünkü bu durum hem memlekette tedirginlik yaratacaktır, hem de yabancı ülkelerin bazında Türk Tugayı bir kaçaklar sürüsü gibi gözükecektir. Olay o günlerde kapanmış ve subaylar bu konuyu bir daha konuşmama yemini etmişlerdir. İşte savaş sonrası Celal Dora'nın kendisini bir kahraman gibi lanse etmesine içerleyen Tahsin Paşa, albay hakkında çok sert ithamlarda bulunmuştur. Bu yüzden ikilinin arası açıktır. Tahsin Paşa DP milletvekili olmuş ve Yassıada'da yargılanmıştır. Doğrudur. Albay Dora'da CHP milletvekili olmuştur. Ama ikili arasındaki sürtüşmenin sebebi siyasi değil, askeridir. Umarım açıklayıcı olabilmişimdir. Bahsettiğim Bahtiyar Yalta'nın şahane eserini de herkese tavsiye ederim. Cidden tüm Türk askeri tarihçilerinin okuyup, örnek alması gereken bir askeri tarih çalışması olmuş. Non Silba Sed Anthar... |
|||
|
07-28-2008, 12:10 AM
Mesaj: #4
|
|||
|
|||
|
RE: Tahsin Yazıcı - Celal Dora anlaşmazlığı
Sağol abi, oldukça açıklayıcı oldu.
~~~Jön Türk, Jagatai http://mezzomorto.blogspot.com/ |
|||
|
07-29-2008, 08:08 PM
(En son düzenleme: 07-29-2008 08:17 PM bayundur.)
Mesaj: #5
|
|||
|
|||
|
RE: Tahsin Yazıcı - Celal Dora anlaşmazlığı
Zaten askerlikte görev ile ilgili mevzularda üstte mutlak itaat esastır. Yemin ederken bile bu husus dile getirilir. Eğer hadise Kutup Yıldızı kardeşimizin naklettiği kaynağa göre gerçekleşmiş ise ortada çok büyük bir kusur vardır. Hatta savaş anında ve üstelik kritik bir zamanda bu hadise vuku bulduğu için buna sebep olanların yani emre itaatsizlik edip, ricat edenlerin (ki üstelik sadece kendisini değil peşine neredeyse yarım bir tugayı katmış) cezası ölümdür. Türk-İslam savaş kanunlarına ve töresine göre bir ordu kumandanının bu gibi durumlarda emre itaatsizlik edip, askeri düzeni bozan şahsiyetleri öldürme ve öldürtme hakkı saklıdır. Ancak paşamız yine de başka ülkeler nezdinde küçük düşmeyelim diye kendi çapında bir askere yakışır şekilde davranmış. Buna da saygı duymak gerektir.
rasti rusti |
|||
|
07-29-2008, 11:33 PM
Mesaj: #6
|
|||
|
|||
|
RE: Tahsin Yazıcı - Celal Dora anlaşmazlığı
Celal Dora'nın ayrılırken sancağı beline dolayıp gittiği söylenir ki, bu daha da ürkütücüdür. Tugay komutanının yerinde olsam çok farklı davranırdım. Türk savaş hukukunda bunun cezası ölümdür.
Bayundur Hocama da katılıyorum. Savaş alanından kaçmanın cezası hem Türk hem de İslam kurallarına göre ölümdür. Bu konuya uyan şöyle bir haber çıkmıştı geçenlerde: Kunuri'de Türk askerini arkadan vuran (korkup habersizce geri çekilen) ABD ordusundan 3 subayın bizim askerlerimiz tarafından kurşuna dizilmesi olayı... Bu olay geçenlerde Kore gazisi Ramazan Kemerdere tarafından anlatıldı ilk kez. 3 Amerikalı subayın kurşuna dizilme nedeni ise Türk askeri kanunlarına göre cephede savaştan kaçan kişilerin ölüm cezasına çarptırıldığı şeklinde açıklanmış o dönemde resmi makamlarca. Bu konu hakkında ayrıntılı bilgiyi aşağıdaki linkte bulabilirsiniz: http://www.bursahakimiyet.com.tr/in.php?...=172&yk=10 Yukarıda Kore'deki tugayın sancağından bahsetmiştim. Harbiye Askeri Tarih Müzesi'ni geçenlerde kutup Yıldızı ile ziyaret etmiştik. Orada sancağın fotoğrafını cep telefonuyla çekmiştim. Aşağıya vereyim yeri gelmişken.
Ülkem, Bayrağım, Onurum... |
|||
|
07-30-2008, 04:59 PM
Mesaj: #7
|
|||
|
|||
|
RE: Tahsin Yazıcı - Celal Dora anlaşmazlığı
Yalnız, Ramazan Kemerdere isimli zatın bahsettiği olay büyük ihtimalle balon. Ottoman Ağabeyim ile önceden konuşmuştuk. Çünkü Kumkale Cephesi'nde savaşan 2. Türk Tugayı'nın 400 şehit vermesi gibi bir durum söz konusu değil. Kunuri'de bile 218 şehit vermişiz. Akıl var mantık var. Zaten 2. Tugay'ın statik muharebe olarak tabir edilen siper harbi dışında savaştığı da yok Kore'de. Olay yalan.
Celal Dora'ya dönersek, Tahsin Paşa'nın verdiği kararın ne kadar isabetli olduğunu 1951 yılı Ocak ayındaki Kumyangjangni ve 156. Tepe Muharebeleri'nde görüyoruz. Kore'ye gelindiğinde lağvedilen 241. Piyade Alayı, Kunuri Muharebeleri'nden sonra tekrar kurulmuş ve Celal Dora komutayı üstlenmiştir. Bu muharebeler genel olarak Albay Celal Dora tarafından idare edilmiştir. Özellikle 156. Tepe Muharebeleri'nde hakim mevzide tahkim olmuş 1 tümen kadar düşmana 2 taburla taarruz edilip, düşmana tam 1734 kayıp verdirildiği buna karşılık, Türk Tugayı'nın 12 şehit ve 31 yaralı ile bir inanılmazı gerçekleştirdiği muharebelerde Celal Dora'nın payı yadsınamaz. Saygılar Non Silba Sed Anthar... |
|||
|
« Önceki Konu | Sonraki Konu »
|

Arama
Üye Listesi
Takvim
Yardım




