haberler

Ana Sayfa
Biyografiler Tarih Sözlüğü Haberler Makaleler Görüş ve Önerileriniz Kütüphane Linkler Arama Kaynakça

Silahlar Sorularla Osmanlı Tarihi Eserler Tablolar Osmanlıca Sözlük
Savaş kazananı da yorar.   turksavaslari.com

  Ana Sayfa  

» KUMKALE’DEKİ TARİHİ TÜRK MEZARLIĞI YENİDEN DÜZENLENİYOR
» Malkoçoğlu'nun babasının mezarı bulundu
» Türk tarihini alt üst edecek iddia
» Fatih'in darbecilere verdiği ceza
» ABDULHAMİT'İN ÖZEL YAPTIRDIĞI ÇEŞMEYİ KIRDILAR
» Kayıp Pers ordusu bulundu
» DİYAP AĞA NEDEN BAŞTACIDIR,SEYİT RIZA NEDEN ASILDI?
» Nedir bu Yavuz Sultan Selim’le alıp veremediğiniz
» KÂBE'deki son Osmanlı izi de SİLİNİYOR
» Soğuk Savaş?ı o başlattı
» Korkunç İvan Müslüman mıydı
» Büyük İzmir Yangını ilk kez yayınlanacak
» Tarihçiler 120 kahraman çocuğu araştırdı
» Özdaş: Deniz altındaki tarih turizme açılsın
» 8 Bin Yıl' Duvarı!

Toplam 324 Adet
 
 
E-Tarih.org
farkedermi@Web


 
Kızlar da askere alınsın mı?

 
21 Ekim 2008 Salı 12:36
Türk Rock'ının önemli isimlerinden Erkin Koray'ın 1970'lerdeki 'Kızları da alın artık askere' isimli ünlü şarkısındaki temennisi Cumhuriyet'in ilk yıllarına kadar uzanıyor.
Türk Rock'ının önemli isimlerinden Erkin Koray'ın 1970'lerde 'Kızları da alın artık askere' adlı parçasındaki sözler, Cumhuriyet'in ilk yıllarına kadar uzanıyor. Tarih araştırmacısı Ayşe Hür, geçen Pazar günü bu ilginç konuyu Taraf'taki sayfasına taşıdı:

- Halide Onbaşı, Gördesli Makbule, Binbaşı Emire Ayşe, Çete Ayşe, Adile Hanım, Asker Saime, Küçük Nezahat, Gül Hanım, Fatma Seher ve daha nicesi. Milli Mücadele sırasında kimi sırtında mermi taşıyan, kimi kağnı çeken, kimi silah kaçıran, kimi ise cephede göğüs göğse çarpışan kadınlar, sanmışlardı ki, Cumhuriyet"in ilanından sonra da kendilerine büyük itibar gösterilecek. Bu yüzden derhal, "asker-millet"in parçası olmak için kolları sıvadılar. Osmanlı döneminden beri kadın hakları konusunda mücadele eden öğretmen ve yazar Nezihe Muhiddin önderliğindeki hanımlar tarafından 15 Haziran 1923"te Dahiliye Vekaleti"ne sunulan "Kadınlar Halk Fırkası" "(KHF) kuruluş beyannamesinin 8. maddesinde "kadınların savaş halinde askerlik görevi yapması" öngörülüyordu. Ancak, partinin kuruluşuna rejimin erkek sahipleri izin vermedi. İzin vermeme gerekçeleri arasında bu madde de vardı. Bundan 5 yıl sonra, 21 Haziran 1927 günü Meclis"teki Askerlik Kanunu üzerine görüşmelerde Giresun Milletvekili Hakkı Tarık (Us) Bey kadınların seçme ve seçilme hakkından yana olduğunu söyleyince, Müdafaayı Milliye Vekili Recep (Peker) "kadınlar Türk vatanıyla bu denli ilgili iseler önce askerlik yapsınlar" diye işi yokuşa sürdü. (TBMM Zabıt Ceridesi,1927, s. 385)Hatırlanacağı üzere daha önce kadınların parti kurmaları "askerlik yaparız" dedikleri için engellenmişti! Böylece kadınlar Cumhuriyet rejiminin "her Türk" derken aslında sadece "her erkeği" kastettiğini anlamışlardı.

Ama işin ilginç yanı aydın kadınların bunu hemen içselleştirmeleriydi. 1934"te kadınların milletvekili seçimlerinde aday olmaları ve oy kullanmalarına yönelik seçimlerin arifesinde Cumhuriyet gazetesi "Kadın Saylav Olursa" isimli bir anket düzenlemişti. (O günlerde, öz Türkçe akımı uyarınca milletvekiline "saylav" deniyordu.) Ankete adaylar, aday olması düşünülenler ve ikinci seçmenler katılmıştı. Çoğu doktor, öğretmen, akademisyen, edebiyatçı olan bu kadınlara dört soru soruluyordu. Bu sorular milletvekili seçilmeleri halinde neler yapacakları, kadınların askerlik yapıp yapmayacağı, o günlerin popüler konusu olan Bekarlık Vergisi"yle ilgili düşünceleri ve Kadınlar Birliği"nin gerekli bir örgüt olup olmadığıydı. Ankete katılan kadınların çoğunun söze "mebus olmak haddimize düşmez ama olursak… “ diye başlaması bir yana askerlik konusundaki en ilginç cevaplardan biri çocuk doktoru Nihal Hanım"a aitti. Nihal Hanım “olmaz efendim olmaz. Kadın nerede askerlik nerede? İçimizde daha bayram topundan korkan kadınlarımız var. Hem de fizyoloji kadınların aleyhinedir. Erkekte metanet, cesaret, adale kuvveti, pazu ne bileyim mukavemet, asap her şey kuvvetlidir. Aksini iddia eden varsa gelsin bana sorsun. Ben doktorum. Asker olunur iddiasında bulunanların sözü züppelikten başka bir şey değildir. Siz hayalata değil, maddiyata bakın. Biz kadın doktorlar bu kadar modern yetiştiğimiz halde hükümet tabibliği bile yapamıyoruz. Öyle ata binip, beline de tabanca asıp cürmü meşhuda hiçbirimiz gidemeyiz doğrusu. Hem kadınların 30 gün içinde sayılan tavırları programları, Mazhar Osman"ın dediği gibi 7 günü geçmez….” Diyordu. (27 Şubat 1935, Cumhuriyet.)

Ama çok değil, iki yıl sonra, 1937"de Mustafa Kemal Dersim"i bombalayan bir uçağı kullanan 24 yaşındaki manevi kızı Sabiha Gökçen"e şöyle diyerek Dr. Nihal Hanım"ı mahcup edecekti: “Seninle gurur duyuyorum Gökçen! Sadece ben değil, bu olayı dikkatle izleyen tüm Türk milleti de seninle gurur duyuyor (…) Biz asker milletiz. Yediden yetmişe, kadın ve erkek, bizler asker olarak yaratıldık!” (Gökçen, 1996, s. 125-126) Ancak, Dersim"deki başarılarından dolayı kendisine madalya takıldıktan beş ay sonra, 29 Ekim 1937 tarihli Cumhuriyet Balosu"nda Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak, askerliğin "kadın işi olmadığını" Sabiha"nın yüzüne karşı en açık şekilde söyleyecekti. (a.g.e., s. 228) Ve Türk ordusunun "dişi ikonu" Sabiha Gökçen"in üç yıllık serüveninden sonra orduya bir daha kadın asker alınması için 1955"e beklemek gerekecekti. Çünkü cumhuriyetin kadını, her daim modern ama iffetli, sadık eş ve kutsal anaydı. Hani, askerliğin çirkin yüzünü hatırlayınca, insanın neredeyse "iyi ki öyleydi" diyesi geliyor.
Kaynak:

 
 
Yorumlar
Yorum Ekle  
 
 


Sitemiz bilgilendirme amaçlıdır, kesinlikle ticari bir amaç gütmemektedir.
Bu sayfa En iyi 1024x768 boyutlarında Görüntülenmektedir. E-Tarih.org - Farkedermi@WebTeam