haberler

Ana Sayfa
Biyografiler Tarih Sözlüğü Haberler Makaleler Görüş ve Önerileriniz Kütüphane Linkler Arama Kaynakça

Silahlar Sorularla Osmanlı Tarihi Eserler Tablolar Osmanlıca Sözlük
Türkler, Birinci Dünya Savaşında, tıpkı İkinci Dünya Savaşında olduğu gibi tarafsız kalabilirlerdi. Sebepsiz bir budalalık ve yanlış muhakeme ile kendilerini Almanya ile ittifak içinde buldular ve bu suretle İtilaf Devletlerine bir başka eski imparatorluğu parçalama fırsatı verdiler."   A. J. P. Taylor (Birinci Dünya Savaşı Nasıl Başladı, İstanbul 1976, s. 114.)

  Ana Sayfa  

» KUMKALE’DEKİ TARİHİ TÜRK MEZARLIĞI YENİDEN DÜZENLENİYOR
» Malkoçoğlu'nun babasının mezarı bulundu
» Türk tarihini alt üst edecek iddia
» Fatih'in darbecilere verdiği ceza
» ABDULHAMİT'İN ÖZEL YAPTIRDIĞI ÇEŞMEYİ KIRDILAR
» Kayıp Pers ordusu bulundu
» DİYAP AĞA NEDEN BAŞTACIDIR,SEYİT RIZA NEDEN ASILDI?
» Nedir bu Yavuz Sultan Selim’le alıp veremediğiniz
» KÂBE'deki son Osmanlı izi de SİLİNİYOR
» Soğuk Savaş?ı o başlattı
» Korkunç İvan Müslüman mıydı
» Büyük İzmir Yangını ilk kez yayınlanacak
» Tarihçiler 120 kahraman çocuğu araştırdı
» Özdaş: Deniz altındaki tarih turizme açılsın
» 8 Bin Yıl' Duvarı!

Toplam 324 Adet
 
 
E-Tarih.org
farkedermi@Web


 
Eski Sivas zihinleri alt üst etti

Eski Sivas zihinleri alt üst etti
 
24 Ekim 2008 Cuma 11:12
Sivas'ın çok eskilerdeki hali şimdikinden çok farklıydı. Arkeolojik kazılar sonucu bulunan fosiller herkesi şaşkına çevirdi.
Sivas'ta bir zamanlar zürafaların, antilopların, fillerin ve gergedanların gezindiğini biliyor muydunuz?

Ya da ormanlık alanlar, büyük göletler, geniş otlaklar ve sıcak ve yağışlı iklime sahip olduğunu? İnanılması güç gerçekler, arkejolojik kazılarla ortaya çıktı.

Hayranlı ve Haliminhanı'nda yürütülen kazının bilimsel başkanı Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erksin Güleç 7 sezondur yaptıkları araştırmalarla ilgili önemli açıklamalar yaptı.

15 KİŞİLİK EKİP

"Araştırmalar, Ankara Üniversitesi, Berkeley, Yüzüncüyıl Üniversitesi, Cumhuriyet Üniversitesi, ODTÜ ve Utrecht üniversitelerinden yaklaşık 15 kişilik deneyimli bir ekip tarafından gerçekleştirilmektedir

ZÜRAFA, FİL, GERGEDAN FOSİLLERİ

Fosiller genellikle sert çökeller içerisinden ele geçtiği için özenli bir çalışma sonrasında koruma altına alınabilmektedir. Özellikle fosilleşme sırasında sürüklenmenin fazla olmaması nedeniyle, kalıntıların büyük çoğunluğu olduğu gibi korunmuş ve kemikler eklemli halde bulunmaktadır. Bu alandan bulunan fil, gergedan, zürafa, sırtlan, antilop, ceylan, tavşan, oklukirpi, at, domuz, keçi ve fare gibi birçok omurgalı hayvan türüne ait fosiller, Sivas çevresinin 8-10 milyon yıl önce günümüzden muhtemelen daha sıcak ve yağışlı bir iklime, ormanlık alanlar ve geniş otlaklara sahip olduğunu göstermektedir.

BU YIL YAPILAN KAZILARDA BULUNAN FOSİLLER

Bu fosiller, gergedan, fil, antilop, sırtlan, zürafa, kurt, kirpi, domuz, üç toynaklı at ve fare benzeri birçok küçük memeli türüne ait, biyolojik olarak son derece zengin bir faunayı işaret etmektedir

FOSİLLER YENİ AÇILACAK MÜZEDE SERGİLENECEK

Buluntuların çeşidi ve korunma durumu açısından son derece elverişli bu alandaki araştırmalar bizlere Anadolu'nun, Asya ve Afrika kıtaları arasındaki hayvan göçlerinde oynadığı rolü yansıtması bakımından oldukça önemlidir"

FOSİLLER MÜZEDE SERGİLENECEK

Her yıl kazı sezonu sonunda Ankara Üniversitesi Paleoantropoloji Laboratuvarı'na nakledilen fosillerin burada temizlik, onarım ve tespit işlemlerine tabi tutulduğunu kaydeden Prof. Dr. Güleç, bilimsel çalışmaları tamamlanan fosillerin Sivas'ta yapım çalışmaları süren Arkeoloji Müzesinde sergileneceğini bildirdi.

FOSİL DİŞLER EN ÖNEMLİ BİLGİLERİ VERİYOR

Hangi canlılara ait olduğunu tanımladıkları fosillerin kendilerine bölgenin ekolojisi hakkında bilgi verdiğini anlatan Prof. Dr. Güleç, şunları kaydetti:

''Özellikle fosil dişler en önemli bilgileri verirler. Dişler bir canlının neler ile beslendiğinin yegane kanıtlarıdır. Aslan, sırtlan gibi etcil canlıların dişleri sivri ve keskin iken otçul bir canlının dişleri düz ve öğütmeye adapte olmuştur. Bu nedenle bir fosil bulduğumuzda hangi canlıya ait olduğunu tanımlamanın yanı sıra aynı zamanda beslenme davranışlarını, yaşam biçimini ve nasıl bir ekolojik ortamda yaşadığını öğrenebiliriz. Sivas bölgesinde bulduğumuz fosiller ve ayrıca stratigrafik ve sedimentolojik yapısı da bizlere bölgenin önce nehir iken daha sonra göle dönüşen jeolojik ve ekolojik bir değişim gösterdiğini işaret etmektedir.''

BULUNAN FOSİLLER NEYİ ANLATIYOR?

Gergedanlar, zürafalar, filler, atlar ve çeşitli geyik türlerinin dişlerinin açık alan ortamlarındaki uzun ve sert otları öğütebilecek şekilde olduğunu bildiren Prof. Dr. Güleç, şöyle devam etti:

''Kaldı ki günümüzde Afrika'da yasayan benzer türler de bunu desteklemektedir. Bu nedenle Sivas'ta bulduğumuz bu canlılara ait fosiller Sivas'ın yaklaşık 9 milyon yıl önce yer yer ağaçlık, nehir ve göl gibi bir su kaynağı çevresinde biçimlenmiş bir savan ortamını işaret etmektedir. Bölgede bulduğumuz küçük antilop ve geyik türleri, ayrıca etçiller yine bölgede ağaçlık alanların da yoğun olduğunu düşündürmektedir.''

Tüm Sivas halkına misafirperverliklerinden dolayı teşekkür eden Prof. Dr. Güleç, önümüzdeki yaz için çalışmalarını yoğunlaştırarak devam etmeyi düşündüklerini bildirdi.
Haber Kaynağı:

 
 
Yorumlar
Yorum Ekle  
 
 


Sitemiz bilgilendirme amaçlıdır, kesinlikle ticari bir amaç gütmemektedir.
Bu sayfa En iyi 1024x768 boyutlarında Görüntülenmektedir. E-Tarih.org - Farkedermi@WebTeam