haberler

Ana Sayfa
Biyografiler Tarih Sözlüğü Haberler Makaleler Görüş ve Önerileriniz Kütüphane Linkler Arama Kaynakça

Silahlar Sorularla Osmanlı Tarihi Eserler Tablolar Osmanlıca Sözlük
Düşmanı tanımak, tehlikeyi bertaraf etmek demektir.   Fatih Sultan Mehmed

  Ana Sayfa  

» KUMKALE’DEKİ TARİHİ TÜRK MEZARLIĞI YENİDEN DÜZENLENİYOR
» Malkoçoğlu'nun babasının mezarı bulundu
» Türk tarihini alt üst edecek iddia
» Fatih'in darbecilere verdiği ceza
» ABDULHAMİT'İN ÖZEL YAPTIRDIĞI ÇEŞMEYİ KIRDILAR
» Kayıp Pers ordusu bulundu
» DİYAP AĞA NEDEN BAŞTACIDIR,SEYİT RIZA NEDEN ASILDI?
» Nedir bu Yavuz Sultan Selim’le alıp veremediğiniz
» KÂBE'deki son Osmanlı izi de SİLİNİYOR
» Soğuk Savaş?ı o başlattı
» Korkunç İvan Müslüman mıydı
» Büyük İzmir Yangını ilk kez yayınlanacak
» Tarihçiler 120 kahraman çocuğu araştırdı
» Özdaş: Deniz altındaki tarih turizme açılsın
» 8 Bin Yıl' Duvarı!

Toplam 324 Adet
 
 
E-Tarih.org
farkedermi@Web


 
Atatürk ve İslam

 

yazar adi

 

NAMIK KEMAL ZEYBEK

TÜRKİYE / 19/11/2008
‘Bütün dünyanın Müslümanları Allah’ın son Peygamberi Hazreti Muhammed’in gösterdiği yolu takip etmeli ve verdiği talimatları tam olarak tatbik etmeli. Tüm Müslümanlar Hazreti Muhammed’i örnek almalı ve kendisi gibi hareket etmeli; İslamiyet’in hükümlerini olduğu gibi yerine getirmeli. Zira ancak bu şekilde insanlar kurtulabilir ve kalkınabilirler.’ K. Atatürk.
Bu sözler ‘Urduca Yayınlarda Atatürk’ adlı kitaptan alınmıştır. 1979 yılında A. Ü Dil ve Tarih Coğrafya yayınları arasında çıkan kitabın ‘Atatürk’ün Son Mesajı’ bölümünden... Yazar Nedim Sehbâi’dir.
Bu mesajın Başbakan ve Dışişleri Bakanı vasıtasıyla dünyaya açıklandığı yazılıyor.
Ancak!..
Atatürk’ün Fransız gazeteci Mavrice Perno ile yaptığı söyleşiyi göz önüne almazsak konu tam açıklığa kavuşmaz:
“Türk milleti daha dindar olmalıdır. Yani bütün sadeliği ile dindar olmalıdır, demek istiyorum. Dinime, bizzat hakikâte nasıl inanıyorsam, buna da öyle inanıyorum. Şuura muhalif, terakkiye engel hiçbir şey ihtiva etmiyor. Halbuki Türkiye’ye istiklâlini veren bu Asya milleti içinde daha karışık, sun’i, bâtıl inanışlardan ibaret bir din daha vardır. Fakat bu cahiller, bu âcizler sırası gelince aydınlanacaklardır. Eğer ışığa yaklaşamazlarsa kendilerini mahv ve mahkûm etmişler demektir. Onları kurtaracağız.” (Sadi Borak Atatürk ve Din 85-86. Prof. Utkan Kocatürk Atatürk’ün Düşünceleri 210. Prof Dr. Enver Ziya, Atatürk’ten düşünceler 66.)
Yani Atatürk İslam’ın özüne inançlı, bağlı ve saygılıdır. Bunun için de sonradan katılan yanlışlardan arındırılmasını istemektedir.
Bir de...
Atatürk dinin siyaset ve ticaret aracı yapılmasına hiddetle ve şiddetle karşıdır. İşte:
“Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünce ve tefekküre muhalif değiliz. Biz, sadece din işlerini millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasde ve fiile dayanan taassupkâr hareketlerden sakınıyoruz. Mürtecilere asla fırsat vermeyeceğiz.” (Borak 81-82, Kocatürk, 210)
Yine:
“Evet, din lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz milletin devamına imkân yoktur. Yalnız şurası vardır ki, din Tanrı ile kul arasında kutsal bir bağlılıktır. Mutaassıp İslâmcıların din komisyonculuğuna izin verilmemelidir.” (Kültür Devrimi 53,54)
Bir de Şemsettin Günaltay’dan dinleyelim: Atatürk bir kitap vesilesiyle der ki:
“Hazreti Muhammed’in bir avuç imanlı Müslümanla mahşer gibi kalabalık ve alabildiğine zengin Kureyş ordusuna karşı Bedir meydan muharebesinde kazandığı zafer fâni insanların kârı değildir. O’nun Peygamberliğinin en kuvvetli delili işte bu savaştır.”
Ve eklemiş:
“O, Allah’ın birinci ve en büyük kuludur. Onun içinde bugün milyonlarca insan yürüyor. Benim, senin adın silinir; fakat sonuna kadar o ölümsüzdür.” (Kocatürk 208)
Bütün bu belgelerden ve Ata’nın yaptığı işlerden şu sonuçları çıkarabiliriz diyorum:
1. Atatürk içtenlikle inançlı ve inançlılara saygılıdır.
2. Atatürk gerçek İslâm’ın ortaya çıkarılmasını istemektedir.
3. Atatürk dinin siyaset ve ticaret aracı yapılmasına karşıdır.
Bu gerçekler bütün sözleri ve bütün yaptıkları ile birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkar... Yoksa bir sözünü bir işini alıp işte Ata’nın ‘dine bakışı budur’ demek yanlıştır. Ne yazık ki bu yanlış çok çok yapılmaktadır.

 
 
Yorumlar
Yorum Ekle  
 
 


Sitemiz bilgilendirme amaçlıdır, kesinlikle ticari bir amaç gütmemektedir.
Bu sayfa En iyi 1024x768 boyutlarında Görüntülenmektedir. E-Tarih.org - Farkedermi@WebTeam