haberler

Ana Sayfa
Biyografiler Tarih Sözlüğü Haberler Makaleler Görüş ve Önerileriniz Kütüphane Linkler Arama Kaynakça

Silahlar Sorularla Osmanlı Tarihi Eserler Tablolar Osmanlıca Sözlük
Akıllılar dövüşmeden önce kazanırlar, cahiller kazanmak için dövüşürler.   Zhuge Liang

  Ana Sayfa  

» KUMKALE’DEKİ TARİHİ TÜRK MEZARLIĞI YENİDEN DÜZENLENİYOR
» Malkoçoğlu'nun babasının mezarı bulundu
» Türk tarihini alt üst edecek iddia
» Fatih'in darbecilere verdiği ceza
» ABDULHAMİT'İN ÖZEL YAPTIRDIĞI ÇEŞMEYİ KIRDILAR
» Kayıp Pers ordusu bulundu
» DİYAP AĞA NEDEN BAŞTACIDIR,SEYİT RIZA NEDEN ASILDI?
» Nedir bu Yavuz Sultan Selim’le alıp veremediğiniz
» KÂBE'deki son Osmanlı izi de SİLİNİYOR
» Soğuk Savaş?ı o başlattı
» Korkunç İvan Müslüman mıydı
» Büyük İzmir Yangını ilk kez yayınlanacak
» Tarihçiler 120 kahraman çocuğu araştırdı
» Özdaş: Deniz altındaki tarih turizme açılsın
» 8 Bin Yıl' Duvarı!

Toplam 324 Adet
 
 
E-Tarih.org
farkedermi@Web


 
Osmanlı?yı fişlemişler

 

 

Usta gazeteci Hulki Cevizoğlu’nun ART’de canlı yayımlanan programının bu haftaki konuğu Doç. Dr. Bülent Özdemir, Damat Ferit’ten Halide Edip’e kadar, birçok kişi hakkında hazırlanan raporlarla neler yaptırılmak istendiğini belgelerle ortaya koydu. 



HULKİ CEVİZOĞLU’NUN YÖNETTİĞİ CEVİZ KABUĞU’NDA BU HAFTA İNGİLİZLERİN OSMANLI DEVLETİ ÜZERİNDE OYNADIĞI OYUNLAR ORTAYA KONDU



İngilizler Türkleri böyle fişlemiş!..
Romancıların bile kullanıldığı psikolojik savaşta Vahdettin’den, Enver Paşa’ya, Damat Ferit’ten Halide Edip’e kadar pek çok kişi hakkında bilgi toplandı



Ceviz Kabuğu’nda bu hafta İngiliz istihbaratının 1917’de Osmanlı Devleti’nin ileri gelenleri hakkında hazırladığı fişleme raporları masaya yatırıldı. Siyasi tarihimizde sık sık olduğu gibi son günlerde de Türkiye gündemini meşgul eden psikolojik savaş, siyasi karalama ve fişleme işlerinin nasıl yürütüldüğü, hangi amaçlarla yapıldığı konusu tüm detaylarıyla ve pek çok farklı görüş ve iddialarla tartışıldı. Usta Gazeteci Hulki Cevizoğlu’nun Avrasya Televizyonu’nda (ART) canlı olarak yayınlanan Ceviz Kabuğu’nun konuğu Doç. Dr. Bülent Özdemir idi.


Çözümlemeler  dikkat çekici
Balıkesir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Özdemir, “İngiliz İstihbarat Raporlarında Fişlenen Türkiye” kitabını anlattı. Doç. Dr. Özdemir, İngilizler’in yaptığı fişlemelerin bir çeşit psikolojik savaş yöntemi olduğunu belirtti. Kitabında yer alan belgenin Amerikalı bir konsolosun ailesi tarafından Georgetown Üniversitesi kütüphanesine bağışlandığını söyleyen Bülent Özdemir, bu belgenin İngiliz gizli arşivinde bulunmadığını kaydetti. Raporda Vahdettin’den Enver Paşa’ya, Damat Ferit’ten Halide Edip’e kadar pek çok kişi hakkında bilgiler yer alıyor. Doç. Dr. Özdemir şunları söyledi: “Georgetown Üniversitesi kütüphanesinde bir araştırma yaparken Amerikalı bir konsolosa ait özel evrakı gördüm. Bu şahıs 1. Dünya Savaşı yıllarında Halep’te görev yapmış. Evrakın üzerinde ” Personalities turkey “ ve ” secret “ yazıyordu. Yazılanlar fişleme denecek tarzda şeyler içeriyordu. Mesela psikolojik tahliller yapılmış...
Kişilerle ilgili bilgiler verilirken etnik ve dini bilgiler, İttihat ve Terakkiyle bağlantısının ne durumda olduğu, bir de panislamist olup olmadığı bilgileri mutlaka yer almış. Bu bilgiler ışığında kim nasıl kullanılabilir, neler yaptırılabilir belirlenmeye çalışılmış.” Raporlarda yer alan psikolojik çözümlemelere de değinen Özdemir şöyle devam etti: “İstihbarat raporlarını konsoloslar, büyükelçiler ya da askeri ataşeler hazırlar. Bu raporların hazırlandığı dönemde İngiliz istihbaratı daha yeni teşkilatlanıyordu.


Romancılar kullanılmış !..
Bir de savaş durumu var, göz ardı edilmemeli... Bu raporda sivil ve askeri istihbaratlar birleşmiş. Burada bu nedenle dedikodu türü şeyler de var. Konsoloslar Osmanlı’da önemli kişilerdi. Kapitülasyonlardan dolayı özel bir durumları vardı. 19. yüzyılda Osmanlı’daki şehirlerde çok ciddi bir çekim gücü oluşturmuşlardır. Özellikle de İngiliz konsolosları. İhtiyacı olan onlara gidiyor yardım alıyor. Bu da ciddi bir prestij ve güç oluyor.”  Doç. Dr. Özdemir rapordaki bilgilere önde gelen tüccar, gazeteci, şeyh, derviş gibi kişiler aracılığı ile ulaşıldığını ve onlar üzerinden yapılan çalışmaların daha etkili olduğunu belirtti. Özellikle de yazarların psikolojik savaş için çok etkili olarak kullanıldığını belirten Özdemir, “Roman yazarlarını çok etkili kullanıyorlar. Onların kitaplarında yazılanlarla size bir kimlik oluşturuluyor ve bunu kabullenmeniz sağlanıyor. Bu savaşı son derece gizli ve sessizce yapıyorlar” dedi.



Doç. Dr. Özdemir, 1917’de İngiliz istihbaratının hazırladığı raporların belgelerini bir Amerikan kütüphanesinde bulduğunu Ceviz Kabuğu’nda açıkladı. 



İnönü 2. Dünya Savaşı’na katılacaktı

Sütçü İmam üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Bilgin Canlı yayına telefonla bağlanarak İsmet İnönü’nün 2. Dünya Savaşına katılmak için Ocak 1945’te teklif götürdüğünü açıkladı.  “Bunları ’Soğuk Savaş Döneminde Ortadoğu’da Türkiye ve İngiltere’adlı kitabımda yazdım” diyen Bilgin, iddiasını söyle aktardı: “Churchill döneminde Türkiye bizzat 2. Dünya Savaşına katılmak istiyor. Türk Tarih Kurumu’ndan bunu yayınladım bu kitabı. Ocak 1945 yılında Türkiye bizzat savaşa katılmak için İngiltere’ye müracaat ediyor.

Churchill istekli

İngiltere Genelkurmayı planladıkları taarruz tarihine uymadığını, Amerika’ya bildirmeleri gerektiğini ve Türk askerinin böyle bir savaşa girmeye teçhizatının olmadığını gerekçe göstererek reddediyor. Fakat Churchill buna şiddetle karşı çıkıyor. Türk askerinin her koşulda diğerlerinden daha iyi savaşacağını söylüyor. 1943’ten itibaren savaşa sokulmaya çalışıyordu Türkiye. 1944’ün ortalarından itibaren Türkiye hem müttefik olarak savaştan çıkmış olacağı için hem de kurulan yeni düzende bir güç olarak masada yerini alacağı için bunu istiyor.”



Tek tek not düşmüşler!
Amerikan kütüphanesinden çıkan belgede o dönemin tanınmış isimleri hakkında şöyle denilmiş:


Sultan 5. Mehmet:
“...Orta yaşlarına kadar kafes hayatı yaşadı. Yaşlılığında tahta çıktı. Kafes hayatının etkilerini üzerinden atamadı. Sade bir yaşama ve sevecen bir yapıya sahip birisi. Ürkek tavırlar taşımakta ve canına kastetme konusunda korkuları var. Uzun süre şehzade olmayı bekledi. İttihat ve terakki sultana kukla gibi davrandı...” 

Vahdettin:

“...Sultanın daha genç erkek kardeşidir. Mahcup ve az bilinen bir şehzadedir. Bir zamanlar ittihat ve terakki karşıtlarını desteklediği için cemiyet tarafından kendisine güvenilmez. Hükümdar ailesinin yaşlı üyeleri arasında tek karakter sahibi adam olarak bilinir.” 

Halide Edip:

” Türk kadınının oy kullanma hakkını savunan biridir. Yahudi...” 

Enver Paşa:

“...Sarayda çalışan bir kâtibin oğlu... Askeri ateşe olarak Berlin’e gönderildi. Orada almanlar tarafından pohpohlandı ve alman sempatizanı oldu. Trablusgarp Savaşında Bingazi’nin savunmasında oynadığı rolden dolayı şöhret itibarıyla döndü ancak gerçekten askeri bir yeteneğe sahip olup olmadığı ispatlanmış değildir. Balkan Savaşlarında önemli bir başarısı yoktur. Harbiye nazırı olarak belli bir etki bırakacağı şüphesiz. Türkiye tarihi içinde ilk defa ordu içinde yeteneksiz ve yetersiz olanları uzaklaştırmayı başarmıştır. Yaklaşık 165 cm boyunda zarif bir fiziğe sahip ama İtalyan saç tipiyle oldukça yakışıklı, açık tenli parlak gözleriyle tebessüm ettiğinde oldukça çekici bir görünümü var. Cemiyetin politikalarında çok etkili olmasına rağmen uzun zaman arka planda kalmayı başarmıştır.

Damat Ferit Paşa:

“Kültürlü ve okuyan biri. Jön Türklerin başa geçmelerinde yardım etti. Daha sonra onların yöntemlerinden iğrenmeye başladı ve karşılarına yer aldı.”



İngiliz propagandasının etkisindeyiz
Raporda Enver Paşa için yer alan ifadelere canlı yayına telefonla bağlanan halen Büyükelçi olan ve Harvard Üniversitesi Öğretim üyeliği yapan Altay Cengizer bazı eleştiriler getirdi. Halen Büyükelçilik görevine devam ettiğini belirten Cengizer, raporların hazırlandığı dönemin psikolojik savaşın çok ciddi boyutlarda yaşandığı günler olduğunu söyledi. “Bu dönemde Enver Paşayı ve İttihat Terakkiyi Alman yanlısı gibi göstermek İngilizlerin işine geliyordu” diyen Cengizer, İngiliz propagandasının etkisi altında kalındığını ifade etti.

Kullanma ve karalama  raporları!..

Cengizer, “Bütün bunlar birinci dünya savaşında itilaf politikalarının üstünü örtmek içindi” dedi ve devam etti: “Bu raporlar kimlerin nasıl karalanabileceği amacıyla kaleme alınmış ve kullanılmış. Gerektiğinde kamuoyuna nasıl bilgi verileceğini kimlerin nasıl karalanacağını belirlemek için yapılmış. Mesela Enver Paşa için ’Almanlar tarafından pohpohlanmıştır’deniyor. Bu bir dereceye kadar doğru... Bu Enver Paşa’yı doğrudan doğruya Alman taraftarı yapmaz. Biz bu İngiliz propagandalarının etkisi altına kalıyoruz. Bu kitapla İngiliz propagandasının neler olduğunu görmüş olduk. İttihat ve Terakki’nin Enver Paşa üzerinden Alman taraftarı olduğuna inandırmaya çalıştılar. Kamuoyunda böyle bir kanı oluşturmak onların elini güçlendirecek bir şeydi. 1. Dünya Savaşına Panislamist emellerle girdiğimizi sanıyoruz ama esas mesele bir vatan müdafaasıydı. Bütün bunlar itilaf politikalarının üstünü örtmek için. Psikolojik savaş son derece ciddi bir noktaya gelmişti. Kişiler üzerinden bir psikolojik savaş daha kolay yürütülebiliyordu.”

Verdiğimiz şehitler bizi Avrupalı yapar

Altay Cengizer ayrıca Avrupalılığı Türklerin kimliğinde doğuştan olduğunu dile getirerek kendimize olan inancımızın geleceğe yol alırken çok önemli olduğunu vurguladı. Cengizer, “Biz Galiçya’da da savaştık Galiçya Çanakkale’dir... Çanakkale Avrupa’dır... Hiçbir şey değilse orada verdiğimiz şehitler bizi Avrupalı yapar. Bu raporlardaki husus öne çıkmış etkili olabilecek kişilerin karalanmak istenmesidir. İstihbarattan daha önemli olan bir şey kendinize olan inancınız. İkisi bir araya geldiği zaman bir mana ifade ediyor” dedi.

 
 
Yorumlar
Yorum Ekle  
 
 


Sitemiz bilgilendirme amaçlıdır, kesinlikle ticari bir amaç gütmemektedir.
Bu sayfa En iyi 1024x768 boyutlarında Görüntülenmektedir. E-Tarih.org - Farkedermi@WebTeam