makaleler

Ana Sayfa
Biyografiler Tarih Sözlüğü Haberler Makaleler Görüş ve Önerileriniz Kütüphane Linkler Arama Kaynakça

Silahlar Sorularla Osmanlı Tarihi Eserler Tablolar Osmanlıca Sözlük
Türk'ü anlamamak için tarihe göz yummak gerekir. Haksız saldırılar ve adi iftiralar önünde Türk'ün vakur kalışı, kuşku yok ki körlerin gerçeği, eşyayı anlamadıklarını düşündüklerinden ve körlere acıdıklarındandır. Bu soylu davranış o adi iftiralara ne açık bir cevap oluyor.   Pierre Loti

  Makaleler  
En son eklenen 10 Makale


Kıbrıs'ta ele geçen İncil'e ne oldu ?


İngilizce nasıl dünya dili oldu ? -2


İngilizce nasıl dünya dili oldu ?


Dünya dili İngiizce nasıl doğdu ?


TEK RAKİBİ HAVA YOLLARI BURT MUNRO


Kalem, kelam ve kılıç imparatoru


Tarihin akışı değiştirilebilir mi?


Oturulabilir şehir Ve Türk Vakıf Sistemi


FARABİ ÜNİVERSİTESİ ŞARKİYAT FAKÜLTESİ DOĞU TOPLUMLARINDA GEÇİŞ DÖNEMLERİNDE KÜLTÜREL VE TARİHİ SÜREÇLER MİLLETLER ARASI KONFERANSI


YAKIN DÖNEM TARİHİ METODOLOJİSİ


Toplam Makale Sayısı 2062
 
Ben de Makale Eklemek İstiyorum
E-Tarih.org
farkedermi@Web


 
"Bir millet kendini bozmadıkça..."
İz Bırakanlar
Ahmet Sırrı Arvas
ahmetsirri.arvas@tg.com.tr
İyilik yapana teşekkür edileceğini, herkes bilir. Bu, insanlık icabıdır. İyilik edenlere hürmet edilir. Nimet sahipleri, büyük bilinir. Bunun için, her nimetin hakiki sahibi olan Allahü tealaya şükretmek, insanlık icabıdır. Aklın lüzum gösterdiği bir vazifedir, bir borçtur. Nisa suresinin 147. ayetinde mealen;
(Allahın nimetlerine şükreder ve iman ederseniz, Allah size niçin azab etsin?) buyurulmaktadır.
Allahü tealaya şükretmek, Onun dinini kabul etmek, emrettiklerini yapmak, yasak ettiklerinden de sakınmak demektir Cehennemden kurtulmak için, itikatta ve amelde, Muhammed aleyhisselama uymaktan başka çare yoktur.
Nimetin kıymeti bilinmeyince, hakkı gözetilmeyince elden gider. Şükredilince ve hakkı gözetilince elde kalır ve artar. İbrahim suresinin 7. ayetinde mealen;
(Şükrederseniz, verdiğim nimetleri elbette arttırırım) buyurulmaktadır.

Kul için büyük nimet...

İmam-ı Rabbani hazretleri, bir talebesine hitaben yazdığı mektupta buyuruyor ki:
"Allahü tealanın, bir kuluna, faydalı, güzel işler yapmayı, çok kimsenin ihtiyaçlarını sağlamasını nasib etmesi, çok kimsenin ona sığınması, bu kul için pek büyük bir nimettir! Allahü teala, kullarına ıyalim demiş, çok merhametli olduğu için, herkesin rızkını, nafakasını kendi üzerine almıştır. Allahü teala, bu ıyalinden birkaçının rızıkları, nafakaları için ve bunların yetişmeleri, rahat yaşamaları için bir kulunu görevlendirirse, bu kuluna büyük ihsan etmiş olur. Bu büyük nimete kavuşup da, bunun için şükretmesini bilen kimse, çok talihli, pek bahtiyardır. Bunun kıymetini bilip, şükretmek, kendi sahibinin, Rabbinin ıyaline hizmet etmeyi saadet ve şeref bilmek ve Rabbinin kullarını yetiştirmekle öğünmek, akıl icabıdır."
Peygamberlerin bildirdikleri emir ve yasaklar, insanlar için birer rahmettir, iyiliktir. Bu emir ve yasaklar, inkar edenlerin sandıkları ve söyledikleri gibi, külfet, eziyet, işkence değildir ve akla da aykırı değildir. İyilik edenlere, şükretmek yani, sevindiğini bildirmek, aklın istediği bir şeydir. Dinin bildirdiği hükümler, bütün nimetleri, iyilikleri yaratan, gönderen Allahü tealaya karşı, şükrün nasıl yapılacağını göstermektedir. Ayrıca dünyanın, hayatın düzeni, cenab-ı Hakkın bu emirlerini yapmakla ve yasak ettiklerinden de sakınmakla mümkün olur. Eğer Allahü teala, herkesi kendi başına bıraksaydı, kötülükten, karışıklıktan başka birşey olmazdı. Allahü tealanın haram etmesi olmasaydı, nefisleri, keyfleri peşinde koşanlar, başkalarının mallarına, canlarına, ırzlarına saldırır, fenalıklar, karışıklıklar hasıl olur, saldıran da, karşısındakiler de, zarar görür, helak olurlardı. Memleketlerin imarı, insanların rahatı, yani medeniyyet olmaz, insanlık, canavarlık şeklini alırdı.

Teknoloji ilerlediği halde!..

Bütün insanların, Allahü tealanın emir ve yasaklarından uzaklaştıkça, geçimsizlik, sefalet, işkence, sıkıntı ile kıvrandıkları hep görülmüş ve görülmeye de devam etmektedir. Teknoloji, akıllara hayret verecek şekilde ilerlediği halde, dünyadaki huzursuzluğun, insanlıktaki sıkıntının azalmadığı hatta arttığı görülmektedir. Allahü teala, insanların saadetlerine sebep olan şeyleri emretti. Felaketlerine sebep olanları yasak etti. Dinli olsun, dinsiz olsun, bir kimse bilerek veya bilmeyerek, bu emir ve yasaklara uyduğu kadar, dünyada rahat ve huzur içinde yaşar. Bu hal, faydalı ilacı kullanan herkesin dertten kurtulması gibidir. Bunun için Kur'an-ı kerime uygun olarak çalışan, dinli dinsiz herkes muvaffak olur. Fakat ahirette, saadete kavuşabilmek için Kur'an-ı kerimin bildirdiklerine iman etmek ve bunlara uymak lazımdır.
Ali Havas Berlisi hazretlerine Müslümanın karşılaşabileceği tehlikeler sorulduğunda;
"Aklın afeti, devamlı ve lüzumsuz çekişme yapmasıdır. Îmanın afeti, inkardır. Amelin afeti, tembelliktir. İlmin afeti, iddia sahibi olmaktır. Sevginin afeti, şehvet yolunu tutmasıdır. Tevazunun afeti, tahkir olunacak derecede kendini aşağı tutmaktır. Sabrın afeti, Allahü tealadan başkasına şikayette bulunmaktır. Zenginliğin afeti, hırstır. Azizliğin, büyüklüğün afeti, böbürlenmektir. Cömertliğin afeti, israftır. Arkadaşlığın afeti kavgadır. Anlayışın afeti, münakaşadır. Allahü tealaya dua etmenin afeti, baş olmaya meyilli olmaktır. Zulmün afeti, yayılmasıdır. Adaletin afeti, intikam halini almasıdır. Hürriyetin afeti, sınırları aşmaktır." buyurdu.

Nimetin kıymeti bilinirse...

Bir kimse, Allahü tealanın ihsan ettiği nimetlerin kıymetini bilir, buna göre yaşarsa yani kendinde bir değişme olmazsa, bu kimseye verilen nimetler, onda hep kalır hatta artar. Bu hal, bir insan için olduğu gibi cemiyet ve milletler için de aynıdır. Nitekim Ra'd suresinin 11. ayetinde mealen;
(Bir millet, kendini bozmadıkça, Allah onların hallerini değiştirmez) buyurulmuştur.
Avn bin Abdullah hazretleri;
"Allahü teala ahiret için çalışanın dünya işlerine kafi gelir, dünyası hususunda ona yardımcı olur. Kim Allahü tealaya karşı halini düzeltirse, Allahü teala onunla insanlar arasını düzeltir, güzel yapar. İçini düzeltenin, Allahü teala dışını düzeltir, güzel yapar" buyurmuştur.
 
 
 
Yorumlar
Yorum Ekle  
 
 
Sitemiz bilgilendirme amaçlıdır, kesinlikle ticari bir amaç gütmemektedir.
Bu sayfa En iyi 1024x768 boyutlarında Görüntülenmektedir. E-Tarih.org - Farkedermi@WebTeam