makaleler

Ana Sayfa
Biyografiler Tarih Sözlüğü Haberler Makaleler Görüş ve Önerileriniz Kütüphane Linkler Arama Kaynakça

Silahlar Sorularla Osmanlı Tarihi Eserler Tablolar Osmanlıca Sözlük
Yurtta sulh, cihanda sulh.   Mustafa Kemal Atatürk

  Makaleler  
En son eklenen 10 Makale


Kıbrıs'ta ele geçen İncil'e ne oldu ?


İngilizce nasıl dünya dili oldu ? -2


İngilizce nasıl dünya dili oldu ?


Dünya dili İngiizce nasıl doğdu ?


TEK RAKİBİ HAVA YOLLARI BURT MUNRO


Kalem, kelam ve kılıç imparatoru


Tarihin akışı değiştirilebilir mi?


Oturulabilir şehir Ve Türk Vakıf Sistemi


FARABİ ÜNİVERSİTESİ ŞARKİYAT FAKÜLTESİ DOĞU TOPLUMLARINDA GEÇİŞ DÖNEMLERİNDE KÜLTÜREL VE TARİHİ SÜREÇLER MİLLETLER ARASI KONFERANSI


YAKIN DÖNEM TARİHİ METODOLOJİSİ


Toplam Makale Sayısı 2062
 
Ben de Makale Eklemek İstiyorum
E-Tarih.org
farkedermi@Web


 
İstemekte zillet vardır...
İz Bırakanlar
Ahmet Sırrı Arvas
ahmetsirri.arvas@tg.com.tr
Zillet; aşağılık, horluk, hakirlik anlamlarına gelir. İnsan, sadece Allahü tealanın huzurunda, kendini böyle aşağı, hakir görür. Yaratanının huzurunda kendini aşağı görmesi, insanı aziz eder, yükseltir. Çünkü ibadet, züll ve zillet demektir. Yani, insanın Rabbine, mabuduna, hakir olduğunu, aciz, muhtaç olduğunu göstermesidir. Bu da, her aklın, nefsin ve adetlerin güzel ve çirkin dediklerine uymayıp, Allahü tealanın güzel ve çirkin dediklerine teslim olmak, O'nun gönderdiği Kitaba ve Peygamberlere inanmak ve bunlara tabi olmak demektir.
Allahü tealaya iman eden, O'nun emirlerine boyun eğen, başını secdeye koyan aziz olur. Kendi nefsine, kendisi gibi aciz olan insanlara boyun eğen, onların huzurunda eğilen, dünyalık ele geçirmek için onlara yaltaklık eden bir kimse ise, zelil olur, hakir olur.
Tezellül, bayağılık, kendini aşağı tutmak yani zillet demektir. Tezellül, kötü bir huydur ve haramdır. Bir günlük yiyeceği, içeceği olan bir kimsenin, başkalarından yiyecek, içecek, para istemesi, dilenmesi, tezellül olur ve haramdır. Ebu Ali Rodbari hazretleri; "Dünyayı kazanmakta nefsler için zillet, ahireti kazanmakta ise nefsler için izzet vardır. Acaba niçin insanlar, baki olan ahireti istemekteki izzetin yerine, fani olan dünyayı isteyerek zilleti seçerler?" buyurmuştur.

Davet edilmeyen yere gitmek

Herhangi bir ziyafete davet olunmadan gitmek, tezellüldür. Hadis-i şerifte;
(Davet edilen yere gitmemek günahtır. Davet olunmadığı yere gitmek hırsızlık etmek olur) buyuruldu.
Fazla hediye almak için, az bir şeyi hediye olarak vermek, tezellüldür, bayağılıktır. Zaruret olmadan, herhangi bir kimseden bir şey istemek, dilenmek haramdır ve çirkindir. Zaruret ve ihtiyac halinde mubah olursa da, istemek, o kimsenin, derecenin azalmasına sebep olur. Resulullah efendimiz, hazret-i Ömer'e hediye olarak bir şeyler göndermişti. Hazret-i Ömer ise, bunları almayıp geri gönderdi. Karşılaştıkları zaman Peygamber efendimiz;
- Niçin almadın? diye sual etti. Hazret-i Ömer;
- Ya Resulallah, "En hayırlınız, kimseden bir şey almayandır" buyurmuştunuz, bunun için almadım deyince, Resulullah efendimiz;
- O sözüm, isteyip de almak içindi. İstemeden gelen şey, Allahü tealanın gönderdiği rızıktır, buyurdu. Bunun üzerine hazret-i Ömer;
- Allahü tealaya yemin ederim ki, kimseden bir şey istemeyeceğim ve istemeden gelen her şeyi alacağım dedi.
Peygamber efendimiz, bir hadis-i şeriflerinde de;
(Aç olan veya bir şeye muhtaç olan, kimseden istemeyip, Allahü tealadan beklerse, Allahü teala, ona bir senelik rızık kapıları açar) buyurmuşlardır.
Eshab-ı kiramdan Ebu Said Hudri hazretleri, başından geçen bir hadiseyi şöyle nakletmektedir:
"Bir gün annem beni Resulullah efendimizden bazı şeyler istemem için gönderdi. Resulullah efendimizin huzuruna varıp oturdum. Mübarek yüzünü bana çevirerek, (Kim sahip olduğu şeye kanaat ederse, Allahü teala onu başkasına muhtaç etmez. Kim çirkin şeylerden sakınırsa, Allahü teala onu iffetli eyler. Kim sahip olduğu şey ile yetinirse, Allahü teala ona kafidir. Kim bir ukıyelik miktarında bir şeye sahip olduğu halde, başkasından bir şey isterse, devamlı isteyici olur) buyurdu. Ben kendi kendime falan devemiz bir ukıyeden daha iyidir dedim. Hiçbir şey istemeden Resulullah efendimizin huzurundan kalkıp gittim."
Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretleri, başkalarından bir şey istemeyi talebelerine yasak eder ve;
"Başkasına el açıp bir şey isteyen, bizim talebemiz değildir. Ona dünyada da ahirette de şefaat etmeyiz ve ondan uzak dururuz. Biz, talebelerimize daima vermeyi, ihsan ve ikramlarda bulunmayı, herkese karşı tevazu üzere bulunmayı, tatlı sözlü, güler yüzlü olmayı tavsiye ediyoruz. El açıp istemek bizim yolumuzda yoktur" buyururdu.
Abdullah el-Harraz hazretleri de, her zaman talebelerine;
"Bizim yolumuz fütüvvettir yani cömertliktir, vermektir. Kimseden bir şey istemek değildir" buyururdu.

Avusturyalı bir Müslüman

Avusturyalı Cecılla Cannoly , araştırmaları neticesinde Müslüman olmuştur. Reşide ismini alan bu hanım;
"İslamiyyette en çok beğendiğim şey, dualardır. Çünkü, Hıristiyanlarda dualar, Allahü tealadan hazret-i Îsa vasıtasıyla, servet, mevki, itibar vesair gibi dünya varlıklarını istemek için yapılır. Halbuki, Müslümanlar dua ederken, Allahü tealaya şükranlarını arz ederler ve bilirler ki, onlar dinlerine ve Allahü tealanın emirlerine riayet ettikleri müddetçe, Allahü teala, onlara muhtaç oldukları her şeyi, onlar istemeden, verecektir" demektedir.
Yahya bin Muaz-ı Razi hazretleri buyurdu ki:
"İnsanı Allahü tealadan uzaklaştıran şeyleri aramakta, istemekte, kişiler için zillet, ahireti aramakta, istemekte ise izzet vardır. Yok olacak şeylerin peşinde koşarak zillete düşmek, ebedi olanı terkedip, kendisini izzete ulaştıracak şeyleri terk edene ne kadar çok şaşılır!"
Ebu Osman Hiri hazretleri de;
"Dünyayı sevmek, Allah sevgisini kalpten götürür. Allahü tealadan başkasından korkmak, Allah korkusunu kalpten çıkarır; Allah'tan başkasından istemek, Allahü tealaya olan ümidi kalpten uzaklaştırır" buyurmaktadır.
 
 
 
Yorumlar
Yorum Ekle  
 
 
Sitemiz bilgilendirme amaçlıdır, kesinlikle ticari bir amaç gütmemektedir.
Bu sayfa En iyi 1024x768 boyutlarında Görüntülenmektedir. E-Tarih.org - Farkedermi@WebTeam