makaleler

Ana Sayfa
Biyografiler Tarih Sözlüğü Haberler Makaleler Görüş ve Önerileriniz Kütüphane Linkler Arama Kaynakça

Silahlar Sorularla Osmanlı Tarihi Eserler Tablolar Osmanlıca Sözlük
Harp zorunlu ve kaçınılmaz olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeyle karşı karşıya kalmadıkça harp bir cinayettir.   Mustafa Kemal Atatürk

  Makaleler  
En son eklenen 10 Makale


Kıbrıs'ta ele geçen İncil'e ne oldu ?


İngilizce nasıl dünya dili oldu ? -2


İngilizce nasıl dünya dili oldu ?


Dünya dili İngiizce nasıl doğdu ?


TEK RAKİBİ HAVA YOLLARI BURT MUNRO


Kalem, kelam ve kılıç imparatoru


Tarihin akışı değiştirilebilir mi?


Oturulabilir şehir Ve Türk Vakıf Sistemi


FARABİ ÜNİVERSİTESİ ŞARKİYAT FAKÜLTESİ DOĞU TOPLUMLARINDA GEÇİŞ DÖNEMLERİNDE KÜLTÜREL VE TARİHİ SÜREÇLER MİLLETLER ARASI KONFERANSI


YAKIN DÖNEM TARİHİ METODOLOJİSİ


Toplam Makale Sayısı 2032
 
Ben de Makale Eklemek İstiyorum
E-Tarih.org
farkedermi@Web


 
Büyük devlet adamı Sokollu Mehmet Paşa
Meşhurların Son Sözleri
Vehbi Tülek
vehbi.tulek@tg.com.tr
Sokollu (Sokullu) Mehmet Paşa, Kanuni Sultan Süleyman Han'ın Veziriazamıdır. Ondan sonra da II. Selim Han'a Sadrazam oldu ve devlet idaresini tamamiyle eline aldı. Birçok seferlere Serdar-ı ekrem olarak katıldı ve hepsinde muzaffer oldu...
Sultan II. Selim Han'ın vefatından sonra tahta çıkan III. Murad devrinde de Sadrazam olarak hizmete devam eden Sokollu'nun, başarılarından dolayı çekemeyenleri de çoktu. Devamlı olarak aleyhinde entrikalar çeviriyorlardı. Bütün bunlara rağmen o;
-Devlet-i aliyyeyi naehillere bırakmayacağız, diyordu...

"Bana da şehitlik nasip eyle!"
Sokollu tarihe de meraklıydı. Osmanlı tarihinin ilk devirlerine ait menkıbeleri devamlı okurdu... Bir gece, Kosova Muharebesini ve Sultan I. Murad Han'ın şehadetini okuyordu. Okudukça ağladı ve; "Ya Rabbi, Sultan Murad gibi bana da şehitlik nasip eyle!" diye dua ettti...
1579 yılı Ekim ayının 12. Pazartesi günü idi. Sokollu Mehmed Paşa, sabah erkenden Divan'a geldi. Başvuranların işlerini yoluna koymuş, kendisine dostluk göstermeyen bazı vezirlerden bile iltifatını esirgememişti.
Divan'da meşgul iken, içeri garip tavırlı bir adam girdi.
-Ne istersiniz?
-Şikayetçiyim, maruzatım var devletlum.
Sokollu güldü. Bu divanenin ne maruzatı olabilirdi. Herhalde fazla akçe koparmak istiyordu.
-Söyle bakalım, maruzatın ne imiş?
Adam elini cebine soktu. Fakat istida yerine, koltuğunun altında sakladığı hançeri çıkardı ve Sokollu'nun kalbine sapladı.

İş işten geçmişti...
Çavuşlar bir an şaşkınlık geçirdiler, sonra adamı tutmak için üzerine yürüdüler. Fakat iş işten geçmişti. Sokollu'nun yarasından oluk gibi kan akıyordu. Hekimlere haber salındı, Divan telaş içindeydi. Vezirler ne yapacaklarını bilemiyorlardı.
-Tez Padişahımıza arz edin, sahib-i sadaret fenadır, diye bağırıyor, Başdefterdar Lalezar Mehmet Efendi;
"Ya Rabbi, bu kuluna şifa ver" diye ağlıyordu. Sokollu ise;
"Ya Rabbi, bana da Sultan Murad gibi şehadet nasib eyle!" diye dua ediyordu.
Tabipler, akşama kadar onun yarasını tedavi etmek için uğraştılar, fakat akşam ezanı okunurken Sokollu, çok arzu ettiği şehadet mertebesine kavuştu...
 
 
 
Yorumlar
Yorum Ekle  
 
 
Sitemiz bilgilendirme amaçlıdır, kesinlikle ticari bir amaç gütmemektedir.
Bu sayfa En iyi 1024x768 boyutlarında Görüntülenmektedir. E-Tarih.org - Farkedermi@WebTeam