makaleler

Ana Sayfa
Biyografiler Tarih Sözlüğü Haberler Makaleler Görüş ve Önerileriniz Kütüphane Linkler Arama Kaynakça

Silahlar Sorularla Osmanlı Tarihi Eserler Tablolar Osmanlıca Sözlük
Şeref ve namustan yoksun milletler ergeç hürriyet ve bağımsızlıklarını kaybederler.   Adolf Hitler

  Makaleler  
En son eklenen 10 Makale


Kıbrıs'ta ele geçen İncil'e ne oldu ?


İngilizce nasıl dünya dili oldu ? -2


İngilizce nasıl dünya dili oldu ?


Dünya dili İngiizce nasıl doğdu ?


TEK RAKİBİ HAVA YOLLARI BURT MUNRO


Kalem, kelam ve kılıç imparatoru


Tarihin akışı değiştirilebilir mi?


Oturulabilir şehir Ve Türk Vakıf Sistemi


FARABİ ÜNİVERSİTESİ ŞARKİYAT FAKÜLTESİ DOĞU TOPLUMLARINDA GEÇİŞ DÖNEMLERİNDE KÜLTÜREL VE TARİHİ SÜREÇLER MİLLETLER ARASI KONFERANSI


YAKIN DÖNEM TARİHİ METODOLOJİSİ


Toplam Makale Sayısı 2058
 
Ben de Makale Eklemek İstiyorum
E-Tarih.org
farkedermi@Web


 
Kokainci teorisyen Sigmund Freud
>Tarihten bir yaprak
>İrfan Özfatura
>irfan.ozfatura@tg.com.tr
Yıl: 1855... Yer: Çekoslovakya. Irkçıların her geçen gün güç kazandığı günlerde Avrupalı Yahudilerin işi gerçekten zordur. Osmanlı Yahudileri rahatça ticaret yapıp ellerini kollarını sallayarak sinagoglara giderken, onlar göze batmamak için özellikle büyük şehirleri seçer, ahlaken düşük semtlere yerleşirler.
İşte "Sigmund Freud" da her türlü pisliğin yaşandığı, çivisi çıkmış mahallelerden birinde doğar. Aile deşifre olunca tekrar taşınma ihtiyacı duyar ve Viyana'nın sefil muhitlerinden birinde kendilerini unuttururlar. Burası eskisinden bin beter bir semttir. Civardaki çocuklar tütün kullanır, hırsızlık yapar ve gün boyu belden aşağı konuşurlar. Sigmund da onlara uyar ve annesine bile (ki eve 19'unda kuma gelmiş genç bir kadındır) ters bakmaya başlar.

Psi-kanalizasyon!
Freudlar Viyana'ya gelmekle hata ettiklerini anlarlar ama geç olur. Zira bu şehir bir anda Yahudi aleyhtarlarının kalesi kesilir. Sigmund'un ömrü kendini saklamakla geçer, herkesten şüphelenir ve kelimeleri dikkatle seçer. Belki de bu yüzden kimseye güvenemez, insanlara karşı kin besler. Gençlik yıllarında Marta Bernays adlı bir kızla nişanlanır. Ancak evlenebilmeleri tam 5 yıllarını alır. Birbirlerine gereksiz problemler çıkartır, çile çektirirler. Evliliği ise tam bir hayal kırıklığı olur, yılları kabus gibi geçer. Artık nasıl bir travma yaşarsa yaşar, mutlu insanlardan nefret eder. Evet Freud zeki biridir ancak teorisine zekasıyla değil, dışlanmışlık, ezilmişlik ve intikam hissiyle yön verir. Psikanaliz teorisine göre insanların bütün davranışları "cinsel hazza" yöneliktir ve bir erkek çocuk annesini, sırf bu yüzden sevmektedir. Freud "peki kız çocukları neden sever" sorusuna cevap veremez. Zaten kendi dar çevresinden ve küçük bir hasta grubu üzerinde çalışır ki, bunlar ekseri Viyana Yahudileridir. Zengin, doyumsuz ve marazlı tiplerdir. Freud aradığı malzemelere kolay ulaşınca "neticede hepimiz sapık değil miyiz" demeye başlar. Bunun için gereksiz ayrıntıları abartıp tezini doğrulamaya çabalar. Gün gelir teorisini Hans adlı bir çocukta ispata kalkar. Efendim bu Hans atlardan çok korkar. Zira bir gün ağır bir araba çeken at kayıp önüne düşmüştür. Bir kız çocuğu ata yaklaşmış, adamın biri de "sakın elini uzatma yoksa ısırır" diye bağırmıştır. Freud sadece bu hadiseden "Hans'ın annesine aşık bir homoseksüel olduğu" gibi "kel alaka" bir netice çıkarır. Ama Hans, Freud'un dediği gibi homoseksüel olmaz, Freud ve "müridleri" bu işe çok bozulurlar.

Kelin ilacı olsa
Freud, kah çok neşeli, kah felaket tutuktur, onun dünyasında grinin yeri yoktur. Çalışma arkadaşlarını ya çılgınca sever, ya da nefret eder. Tenkide asla tahammül edemez, teorisine "acaba" diyenlerle selamı sabahı keser. Günde en az 20 puro içer, her akşam alkol alır ve delicesine kokain çeker. Freud psikanaliz uyguladığı bir meslektaşına (Dr. Frink) "karından ayrıl ve git sevdiğini baştan çıkar" diyecek kadar arızalıdır. Ancak Frink bunları yapınca suçluluk duygusuna kapılır ve cidden hastalanır. Söz ne zaman Freud'dan açılsa "bırakın o şarlatanı" diye bağırır. Freud, kendisine sarkıntılık eden baba dostundan yakınan bir kız çocuğuna "onu reddetme ve keyfine bak" tavsiyesinde bulunur. Zira ona göre nikaha ve aileye gerek yoktur, ancak kuralsız yaşayan yabaniler sağlıklıdır. Bir insan piskanalize ya inanmalı ya da inanmalıdır. İtiraz eden kendinden korkmaktadır. İşte bu yüzden birçok vaka psikanaliz uygulandıktan sonra ağırlaşır. Nitekim Dr. Van Rillaer "Psikanaliz faydasız bir gevezeliktir. Psikolojik sefaleti önlemek isteyenler bu sayfayı çevirmelidirler" der ve o defteri kapatır.

Teori çatırdar ama...
Freud, her davranışa cinsel açıdan bakar ancak Cihan Harbi başlayınca teorisi büyük eleştiri alır. Gözü kararmış insanların açtığı ateşi, döktüğü kanı psikanaliz ile izah edemeyince cinsel isteğe, "saldırganlık dürtüsünü" de katar. İçine saldıranın intihar edeceğini, dışına saldıranın cinayet işliyeceğini savunur ve ona göre bunlar her insanda vardır. Ancak farklı cemiyetlerde farklı neticeler çıkar. Mesela İslam ülkelerinde intihar da, cinayet de yok denecek kadar azdır. İstatistikler Freud'u kesinlikle yalanlar ve bilimsel çalışanlar teoriyi kaldırıp çöpe atarlar. Çağdaş Psikoloji yayınlarından sadece % 0,17'si Freud'un görüşlerine yer verir, diğerleri adını bile anmazlar. Hatta Freud'u ileri derecede nevrotik bulur ve tedaviye muhtaç olduğunu yazarlar. Ancak bu teori dinden, devletten, cemiyetten nefret edenlerin işine gelir. Hedonistlerin (zevkçilerin), ateistlerin, fuhuş tüccarlarının ekmeğine yağ sürer. Özellikle Siyonistlerle Marksistler, Darwin ve Freud'a sahip çıkar, onları ölümüne savunurlar.
Nitekim Yahudi sermayedarlar, Freud'un Londra'daki evini satın alır, müze yaparlar.
 
 
 
Yorumlar
Yorum Ekle  
 
 
Sitemiz bilgilendirme amaçlıdır, kesinlikle ticari bir amaç gütmemektedir.
Bu sayfa En iyi 1024x768 boyutlarında Görüntülenmektedir. E-Tarih.org - Farkedermi@WebTeam