makaleler

Ana Sayfa
Biyografiler Tarih Sözlüğü Haberler Makaleler Görüş ve Önerileriniz Kütüphane Linkler Arama Kaynakça

Silahlar Sorularla Osmanlı Tarihi Eserler Tablolar Osmanlıca Sözlük
3000 yıllık tarihinin hesabını yapamayan insan boş insandır.   Johann Wolfgang von Goethe

  Makaleler  
En son eklenen 10 Makale


Kıbrıs'ta ele geçen İncil'e ne oldu ?


İngilizce nasıl dünya dili oldu ? -2


İngilizce nasıl dünya dili oldu ?


Dünya dili İngiizce nasıl doğdu ?


TEK RAKİBİ HAVA YOLLARI BURT MUNRO


Kalem, kelam ve kılıç imparatoru


Tarihin akışı değiştirilebilir mi?


Oturulabilir şehir Ve Türk Vakıf Sistemi


FARABİ ÜNİVERSİTESİ ŞARKİYAT FAKÜLTESİ DOĞU TOPLUMLARINDA GEÇİŞ DÖNEMLERİNDE KÜLTÜREL VE TARİHİ SÜREÇLER MİLLETLER ARASI KONFERANSI


YAKIN DÖNEM TARİHİ METODOLOJİSİ


Toplam Makale Sayısı 2055
 
Ben de Makale Eklemek İstiyorum
E-Tarih.org
farkedermi@Web


 
Teröristlerin piri Hasan Sabbah
Tarihten bir yaprak
İrfan Özfatura
irfan.ozfatura@tg.com.tr
Elbruz sıradağları arasında sarplığı ile dikkat çeken bir tepe...
Önünde yılan gibi uzanan gümrah vadi, üstünde kartal yuvasını andıran bir kale...
Alamut'un kırmızı urbalı uğruları liderlerini dikkatle dinler, eylem ve propaganda üzerine derinleşirler. Dailerden ikisi belirgin bir şekilde öne çıkar ki bunlardan biri müthiş bir hatiptir, öbürü gözükara cengaver. Lider talebelerinin birazdan krize gireceğini bildiği için dersi kısa keser. Haşhaşiler köşelerine çekilir, çılgınlar gibi afyon tütsülerler. Tam o sırada nar çiçeği renkli elbiselere bürünmüş muhafız komutanı görünür, iki genci yanına çağırıp "ne mutlu size" der, "pirimiz Hasan Sabbah sizleri görmek ister!"
Çocuklar heyecanlanır, üstlerine başlarına çekidüzen verirler. Alel acele Sabbah'ın şatosuna götürülür, yüksek tavanlı koridorlardan geçer, altın şamdanlar ve kızıl kadifelerle döşenmiş muhteşem bir salona girerler.

Sahte cennet
Ya üç, ya beş dakika geçmiştir ki davullar vurulur, perdeler ard arda aralanır. Batınilerin önderi Hasan Sabbah dört zencinin taşıdığı tahtırevanla ortaya çıkar. Sırtında paha biçilmez bir pelerin vardır, sorgucundaki elmaslar göz alır. Bu sivri çeneli, gök gözlü adam ürkütücüdür ama gülümser. Hatta ellerini gençlerin omuzlarına koyar, "siz ikiniz arkadaşlarınıza fark attınız" der, "fedai olmaya hak kazandınız. Bunun karşılığını fazlasıyla alacaksınız!"
Hasan Sabbah gençlerin sırtına birer kızıl kaftan koyar, kuşaklarına tatlı tatlı şıngırdayan keseler sokar. Fidan boylu sakiler gelir gider, soğuk şerbetler sunarlar. Ancak ilk yudumda göz kapakları ağırlaşır ve hiç yaşamadıkları bir rahavet benliklerini sarar.
Gençler uyandıklarında gün kararmalı olmuştur. Kendilerini hayal bile edemeyecekleri bir bahçede bulurlar. Ağaçlar, çiçekler, kameriyeler... Eşi görülmemiş evler, hamamlar, kurnalar, yumuşak kadifeler, somaki mermerler... Duvarlarda hayalgücü yüksek ustaların yaptığı resimler... Bal, süt, şarap akan derecikler ve birbirinden alımlı güzeller. Kimi saz çalar kimi def döver kimi rakseder. Yelpaze sallayanlar, göz kırpanlar, gerdan kıranlar... Gençlerin önüne en güzel kebabları koyar, dallardan en olgun meyveleri koparırlar. Hele dolunay çıkıp ay ışığı havuzlarda yıkanmaya başlayınca gençler mest olur, kadehleri ard arda yuvarlarlar. Prenses edalı kızlar döner dolaşır bu nimetin Hasan Sabbah tarafından bahşedildiğini fısıldarlar. Gençler o kadar içerler sarhoş olup sızar, sabah kendilerini koğuşlarında bulurlar.
Akılları başlarına geldiğinde tekrar Hasan Sabbah'ın huzuruna çıkarılırlar. Batıni lideri onlara "Cenneti mi nasıl buldunuz" diye sorar. Gençler büyük bir şevkle "güzel bulduk" diye mırıldanırlar.
-Peki orada ebedi olarak kalmak istemez misiniz?
-Elbette isteriz.
-Öyleyse üstadınıza gidin, size vazifenizi öğretsin.
İki genç emredildiği gibi Musul'a gelir ama bir arada bulunmamaya özen gösterirler. Biri sefil bir dilenci kılığına girmiş, öbürü derviş hırkası giymiştir. Vazifeleri kolay değildir, Cuma günü Ulucami de, üstelik halkın gözü önünde ünlü Türk komutanı Emir Porsuk'u öldüreceklerdir. Eylem gününe kadar kenarda köşede pinekler, birbirlerini tanımazdan gelirler. Camiye farklı kapılardan girer efendi efendi boyun bükerler. Hutbeyi öylesine huşu içinde dinlerler ki aksakallı kocamışlar bile imrenir, üstüne basa basa "maşaallah" derler.

Camide cinayet
Porsuk Bey'in yanında muhafızları vardır, başındaki tolgaya, sırtındaki zırha bakılırsa böyle bir saldırıya hazırlıklıdır. Müezzin her zamanki gibi kamet getirir, cemaat her zaman ki gibi ayaklanır. Derviş kisveli dai muhafızların önüne geçer, dilenci kılıklı olanı bir hamlede emirin gırtlağını keser. Sanki suikast değil şov yaparlar. Katil gözlerini iri iri açıp sırıtarak paralanmayı beklerken, öbürü ulu perdeden nutuk atmaya başlar.
Bu ince bir planın ürünüdür, Porsuk Beyi safdışı etmekle kalmaz, halkı dehşet içinde bırakmayı başarırlar. Artık kimse hayatından emin değildir, beklenmedik yerde ve umulmadık zamanda saldırıya uğrayabilirler. İnsanlar korku ve şüpheyle yaşar, huzura hasret kalırlar. Hasan Sabbah efsane olur, koca koca beyleri haraca bağlar. Fedailer kervanları göstere göstere soyar, hac kafilelerini aşikare basarlar. Kadın çocuk demez müminleri dilim dilim doğrarlar.

Dehşet salarlar
Sabbah'ın fedaileri Selçukluların bilge veziri Nizamülmülk'ü halka açık bir iftar sofrasında katleder, Melikşah'ı zehirleyerek öldürürler. Bir gece Sultan Sencer'in yatak odasına kadar girer, onu başucuna bıraktıkları hançerle tehdit ederler. Öyle ya o hançeri (ki felaket zehirlidir) oraya kadar getiren adam, pekala sultana da saplayabilir.
O yıllarda Asya'yı dolanan Marco Polo, Alamut kalesini ve Sabbah'ın sahte cennetini hatıratına yazar. Batıni dailerin ünü bir anda ülkeler ötesine yayılır. Hoş batı dillerindeki "assassin" (katil) ve "assassination" (suikast) sözcükleri "haşhaşi"den gelmektedir. Başta Melikşah olmak üzere Sultan Berkyaruk ve Muhammed Tapar, Alamut'u düşürmek için çok uğraşırlar ancak kale çok sarptır ve Sabbah ambarlarını nevalesiz, sarnıçları susuz koymaz.
Peki kimdir bu Sabbah, hem bu eylemler kime yarar? Tafsilat yarına.
 
 
 
Yorumlar
Yorum Ekle  
 
 
Sitemiz bilgilendirme amaçlıdır, kesinlikle ticari bir amaç gütmemektedir.
Bu sayfa En iyi 1024x768 boyutlarında Görüntülenmektedir. E-Tarih.org - Farkedermi@WebTeam