<?xml version='1.0' encoding='ISO-8859-9' ?>
<rss version='2.0'>
<channel>
<title>E-Tarih.org | Makaleler</title>
<link>http://www.e-tarih.org</link>
<description>E-Tarih.Org - Türk Tarihi Anlatımı ... </description>
<language>tr</language>
<category>TURKSAVASLARI</category>
<generator>Emanet-Çepni</generator>
<lastBuildDate>14.03.2012 - 04:20:59</lastBuildDate>
<image>
<title>E-Tarih.org</title>
<link>http://www.e-tarih.org/</link>
<url>http://www.e-tarih.org/images/rss.jpg</url>
<width>354</width>
<height>82</height>
</image><item><title><![CDATA[ KURTULUŞ SAVAŞI BAŞLARKEN KÜTAHYA'DA GENEL DURUM ]]></title>
<description><![CDATA[ &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;]]></description><pubDate><![CDATA[ 21.11.2011 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5650 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ OSMANLI TARİHİNDE HAREM ÜZERİNE ]]></title>
<description><![CDATA[ &nbsp;&nbsp; Harem; Arap&ccedil;ada yasak ve gizli anlamındadır. İnsan hayatının gizli ve kapalı b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml;, evinin en dokunulmaz b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; ifade eder. Sanıldığının aksine sadece Ortadoğu M&uuml;sl&uuml;man d&uuml;nyasında değil; &Ccedil;in, Hint, Orta&ccedil;ağda M&uuml;sl&uuml;manların &ccedil;ağdaşı Bizans, eski İran ve hatta R&ouml;nesans İtalya&rsquo;sında, Tos kana&rsquo;da, Floransa&rsquo;nın partici saraylarında bile ailenin dışa kapanık bir b&ouml;l&uuml;m&uuml; vardır. Burada cariye de bulunurdu ve &uuml;st sınıf kadınları ve gen&ccedil; kızları dışa kapalı yaşar]]></description><pubDate><![CDATA[ 06.10.2009 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5635 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ 12 EYLÜL?E NASIL GELDİK ]]></title>
<description><![CDATA[ &nbsp; 12 Eyl&uuml;l 1980 harek&acirc;tı, 20. y&uuml;zyıl T&uuml;rkiyesinin d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; darbesidir. Birincisi 1908 yılında adı 2. Meşrutiyet diye bilinen ihtilaldı. Bu anayasal hareketin &uuml;zerinden bir yıl ge&ccedil;meden, 31 Mart 1909&rsquo;da İstanbul&rsquo;da ki kanlı &ccedil;atışma, Selanik&rsquo;te ki Harek&acirc;t Ordusunun İstanbul&rsquo;a gelmesiyle bastırıldı. Balkan savaşı sırasında Bab-ı Ali baskını dediğimiz, ger&ccedil;ek anlamda 3. d&uuml;nya tipi bir h&uuml;k&uuml;met darbesiyle 2. meşrutiyetin &ccedil;alkantılı tarihi devam etmiştir.]]></description><pubDate><![CDATA[ 06.10.2009 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5633 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ birnci dünya savaşına katılmiş  geri dünmeyip yatığı toprkaları bilmek öğrenmek istiyorum hakımdır sanaıyorum ]]></title>
<description><![CDATA[ dedem olan ali oğlu selimsilvan ali bey k&ouml;y&uuml; ve ya boyunlu k&ouml;yleri nufusuna kayıtlı ana adı emine 1925 yerel nufus sayımında kayıtları olmayıp vatandaşlık genel m&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n iletisinde bu tarihte &uuml;nce &uuml;lm&uuml;ş insanları aile k&uuml;t&uuml;klerine alınmadığını belirtmekteler peki dedemin kaydlarınaulaşmak ve k&uuml;nyesini &ccedil;ıkarmak istiyorum ama&uuml;n&uuml;me askelık yaptığı birlik alay ve kimlik bilgileri istenmekteancak bu belgeler tamamlayıp MSB bakanlığı arşiv m&uuml;d&uuml;r&uuml;ğ&uuml;ne iletirsem araştırıla bilir bu belgelerin bulunması i&ccedil;in. yardım istiyorum ama bu yardımı nerde almam gerekir pek bilgi sahibi deyil]]></description><pubDate><![CDATA[ 04.10.2009 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5632 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Kıbrıs'ta ele geçen İncil'e ne oldu ?  ]]></title>
<description><![CDATA[ 8 Şubat 2009 H&uuml;rriyet Gazetesi&rsquo;nde ş&ouml;yle bir haber yayımlandı:<br><br>&lsquo;KKTC polisi 29 Ocak&rsquo;ta otob&uuml;s terminalinde d&uuml;zenlediği bir operasyonda, T&uuml;rkiye Cumhuriyeti vatandaşı Sercan &Ccedil;ankaya ve Hilmi H&ouml;ner&rsquo;in &ccedil;antasında S&uuml;ryani alfabesiyle yazılı tarihi bir İncil ele ge&ccedil;irdi.<br><br>KKTC Eski Eserler İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu&rsquo;nun &ouml;n incelemesinde 3 milyon TL değer bi&ccedil;tiği İncil&rsquo;in, iki bin yıllık olduğu tahmini yapıldı ve kaybolan d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; St. Barnabas İncil&rsquo;i olabileceği belirtildi. Operasyonun devamında Ali Rıza Arıoğlu, &Ouml;mer Akın, Kena]]></description><pubDate><![CDATA[ 13.06.2009 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5628 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ İngilizce nasıl dünya dili oldu ? -2 ]]></title>
<description><![CDATA[ Ben mektubumu yazmaya başladığımda 1 milyonuncu kelimeye 9 saat 10 dakika 25 saniye kaldığını haber veriyordu kronometre. &quot;The Global Language Monitor(GLM)&quot;, Teksas merkezli bir dil, analiz, teknoloji kuruluşu. Paul Payack adında teknoloji uzmanı bir amat&ouml;r dil bilim meraklısı tarafından y&ouml;netilen organizasyon, 2006 yılından beri s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;ğ&uuml; &quot;1 milyon kelimeye doğru&quot; kampanyası ile biliniyor.<br>Kampanyanın bu kapsamda, &quot;languagemonitor.com&quot; adlı web sitesinde 2 yıldır geriye d&ouml;n&uuml;k &ccedil;alışan bir saati var ve işte bu kronometreye g&ouml;re 10 Haziran 2009 &Ccedil;arşamba yani bug&uuml;n, Londra saati ile sabah 10]]></description><pubDate><![CDATA[ 13.06.2009 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5627 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ İngilizce nasıl dünya dili oldu ?  ]]></title>
<description><![CDATA[ &ldquo;Dilimizin hazinelerini yabancı sahillere g&ouml;nderebilir miyiz? Batı ufkunda hen&uuml;z tanımlanmamış &uuml;lkelere, bu en b&uuml;y&uuml;k gururumuzla ulaşabilir miyiz? Oraları bizim aksanımızla g&uuml;zelleşir mi?&rdquo;<br>Samuel Daniel&rsquo;in 1590&rsquo;lı yıllarda yazdığı şiirinde sorduğu bu soruların cevabını alamadan &ouml;ld&uuml;. Aksan kısmı dışında r&uuml;yaları ger&ccedil;ek oldu. Bug&uuml;n, batı ufkunda beliren d&uuml;nyanın s&uuml;per g&uuml;c&uuml; İngilizce konuşuyor. D&uuml;nyada ana dili İngilizce olan 400 milyona yakın insan var. &Ccedil;ince ve İspanyolca&rsquo;dan sonra &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; sırada ama etkisi onlarla kıyaslanmayacak derecede fazl]]></description><pubDate><![CDATA[ 13.06.2009 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5626 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Dünya dili İngiizce nasıl doğdu ?  ]]></title>
<description><![CDATA[ Akdeniz'in d&uuml;nya ticaretinin kalbi olduğu y&uuml;zyıllarda, bu ticaretin tarafları arasında bir ortak dil doğdu. Venedik, Cenova, Floransa gibi şehirler bu ticari sirk&uuml;lasyonun Avrupa yakasındaki ana duraklarıydı. Bu sebeple, bu yeni dilin &ouml;nemli bir kısmı İtalyanca kelimelerden oluşuyordu. Ancak, Arap&ccedil;a, Fars&ccedil;a, T&uuml;rk&ccedil;e ve Yunanca da kayda değer yer tutuyordu bu dilde. Gemicilerin, t&uuml;ccarların, esirlerin, askerlerin kendi arasında konuştuğu bu melez dile Latince adıyla, &quot;Lingua Franca&quot; dendi. Bizim eskilerin deyimiyle &quot;Frenk Dili&quot;. M&uuml;sl&uuml;manlar, nerdeyse Ha&ccedil;lı Seferlerinden beri b&uuml;t&uuml;n Avrupalılara]]></description><pubDate><![CDATA[ 13.06.2009 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5625 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ TEK RAKİBİ HAVA YOLLARI BURT MUNRO  ]]></title>
<description><![CDATA[ <br>    <br>        <br>            <br>            <br>                <br>                    <br>                        İz bırakanlar<br>                        İrfan &Ouml;zfatura 																		<br>]]></description><pubDate><![CDATA[ 27.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5598 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Kalem, kelam ve kılıç imparatoru ]]></title>
<description><![CDATA[ <br>    <br>        <br>            <br>            <br>                <br>                    <br>                        İz bırakanlar<br>                        İrfan &Ouml;zfatura 																		<br>]]></description><pubDate><![CDATA[ 27.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5597 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Tarihin akışı değiştirilebilir mi? ]]></title>
<description><![CDATA[ &nbsp;MEHMED NİYAZİ<br>Mahiyeti itibarıyla tarih &ouml;l&uuml;d&uuml;r; &ccedil;&uuml;nk&uuml; değiştirilemez. Tabii aynı zamanda vazge&ccedil;ilemez; zira kalıntı ve sonu&ccedil;ları g&uuml;nl&uuml;k hayatımızda bizi &ccedil;evrelemektedir.<br>O &ouml;l&uuml;den ga&uuml;n&uuml;m&uuml;zde diri olan insan toplulukları &ccedil;ıkmıştır. Bu toplulukları tanıyabilmek i&ccedil;in his ve temay&uuml;lleriyle birlikte ele almak gerekir. Bu his ve temay&uuml;ller o cemiyete ruh]]></description><pubDate><![CDATA[ 26.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5596 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Oturulabilir şehir Ve Türk Vakıf Sistemi ]]></title>
<description><![CDATA[ Prof. Dr. Bahaeddin YEDIYILDIZ<br>Dr. Nazif OZTURK<br><br>Meshur musluman Turk filozofu Farabi, onuncu asrin kirkli yilarinda, el-Medinetu`l-Fadila, yani erdemli, ideal toplum, adiyla(1) yazdigi kitabinda, insanin kendini surdurebilmesi ve mukemmellesebilmesi icin yaratilistan bir cok seye muhtac oldugunu, bunlari tek basina elde edemiyecegini, yaratilisinin gayesi olan mukemmelligine aancak birbiriyle yardimlasan bircok insanin bir araya gelmesiyle&quot; ulasabilecegini vurguladiktan sonra, toplumlari once mukemmel ve eksik diye ikiye, mukemmel toplumu da uce ayirmakta, ve soyle devam etmektedir:<br><br>&quot;Mukemmel toplumlar buyuk, orta]]></description><pubDate><![CDATA[ 15.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5595 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ FARABİ ÜNİVERSİTESİ ŞARKİYAT FAKÜLTESİ DOĞU TOPLUMLARINDA GEÇİŞ DÖNEMLERİNDE KÜLTÜREL VE TARİHİ SÜREÇLER MİLLETLER ARASI KONFERANSI ]]></title>
<description><![CDATA[ <br><br>FARABİ &Uuml;NİVERSİTESİ ŞARKİYAT FAK&Uuml;LTESİ DOĞU TOPLUMLARINDA GE&Ccedil;İŞ D&Ouml;NEMLERİNDE K&Uuml;LT&Uuml;REL VE TARİHİ S&Uuml;RE&Ccedil;LER MİLLETLER ARASI KONFERANSI 17-19 MAYIS 1999 Almatı<br><br><br><br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; TARİHİN OLUŞUMU VE DEĞİŞME<br><br>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Prof.Dr.Bahaeddin YEDİYILDIZ<br><br>&quot;Asra and olsun ki, insan ger&ccedil;ekten ziyandadır.<br>ancak iman eden ve iyi iş işleyenler,<br>ve birbirlerine hakkı tavsiye edenler<br>ve sabrı tavsiye edenler m&uuml;stesn&acirc;&quot;.<br>Kur'an, CIII/1-3.<br>]]></description><pubDate><![CDATA[ 15.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5594 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ YAKIN DÖNEM TARİHİ METODOLOJİSİ ]]></title>
<description><![CDATA[ <br>Fatma ACUN<br>&nbsp;<br><br>[Bu makale, Atat&uuml;rk Araştırma Merkezi Dergisi, Sayı 42 (Kasım 1998), 717-756&rsquo;da yayınlanmıştır. Kaynak g&ouml;sterilmek kaydıyla kullanılabilir]<br><br>&nbsp;&Ouml;zet<br>&nbsp;<br><br>Yakın d&ouml;nem tarihi, ge&ccedil;miş d&ouml;nem tarihinden belirgin farklı &ouml;zelliklere sahip bir &ccedil;alışma sahasıdır. Bunun farkında olan tarih&ccedil;iler, ya d&ouml;nemden tamamen uzak durarak işi diğer sosyal bilimlere (siyaset bilimleri, sosyoloji, ekonomi vs.) bırakmakta, yada ge&ccedil;miş d&ouml;nemlerin &ccedil;alışma metotlarını yakın d&ouml;neme uygulamakta, bu durumda da yetersi]]></description><pubDate><![CDATA[ 15.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5593 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Osmanlı'dan  Türkiye Cumhuriyeti'ne: Değişme ve Süreklilik ]]></title>
<description><![CDATA[ <br>Fatma Acun<br><br>Bu makale, Hacettepe &Uuml;niversitesi Edebiyat Fak&uuml;ltesi Dergisi, Osmanlı Devleti'nin Kuruluşunun 700. Yılı &Ouml;zel Sayısı (Ekim 1999), 155-167'de yayınlanmıştır.<br><br><br>&Ouml;zet<br><br>&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu makalede,&nbsp; Osmanlı&rsquo;dan T&uuml;rkiye Cumhuriyeti'ne&nbsp; değişme ve s&uuml;reklilik&nbsp; konusu, toprak ve n&uuml;fus, siyasi rejim, hukuk ve k&uuml;lt&uuml;r başlıkları altında incelenmektedir. Zaman dilimi olarak, Tanzimat&rsquo;tan (1839), inkılapların tamamlandığı 1930'lara kadar olan d&ouml;nem&nbsp; alınmış, bu d&ouml;nemde&nbsp;&nbsp; yapılan reform ve inkılaplar incelenm]]></description><pubDate><![CDATA[ 15.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5592 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Madalyasız şampiyon Jim Thorpe ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.tr1896'da Atina'da şampiyonlukların tümünü yabancılara kaptıran Yunanlılar çok bozulurlar. Sıra gelir dayanır maratona. Milyarder sponsor Averoff'un kızı ortaya ödüllerin en büyüğünü koyar. Birinci gelecek Yunanlı'yla evleneceğini açıklar. Ama yarışı yakışıklı atletler değil, Spridon adlı bir çoban kazanır. Burada devreye "sınıf f]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5586 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Olimpiyat Komitesi Başkanı Antonio Samaranch ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trOlimpiyat halkaları kıt'aları, olimpik renkler ülkeleri ve bayrakları gösterse de bu oyunlar kardeşlikten ziyade gerginlik getirir, zaman zaman huzur bozar. 1896 Atina ve 1900 Paris Olimpiyatları panayırı andırır, ilk defa olimpiyata benzeyen olimpiyatlarda (1904 Saint Louis) ırkçılık öne çıkar. 1908 Londra'da Ruslar Finlandiya,]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5585 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Olimpiyatların mimarı Mösyö Coubertin ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trEfendim, vakt-i zamanı evvelinde Helen Kraliçeleri muhafızlarını bizzat seçer, talipler içinden boylu poslu, kaşlı gözlü olanları bir kenara ayırırlar. Adam bu, kavun değil ki koklayarak anlayasın, "first leydi"miz kendince bir yol bulur muhafız adaylarını soydurur ve at gibi koşturmaya başlar. Stadyuma kraliçeden başka kadın ya]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5584 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Eğitim şart!.. ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trŞeyh Edebali hazretlerinin dergahı han gibidir. Derviş olsun olmasın gelen giden halkaya katılır, kirden pastan arınmaya bakarlar. Eh bu arada karınları doyurulur, sıcak bir döşekte yatırılırlar. Osman Gazi kayınpederinin yolundan gider üç günde bir etli pilav pişirip fukarayı doyurur, kumaş, elbise dağıtmak için bahane arar. He]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5583 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ İstiklal mi, istila mı? ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trPan-Slavizm başlangıçta felsefi ve edebi bir akım gibi görünür. Moskova Üniversitesinden bazı milliyetçi hocaların ön ayak oldukları faaliyet zamanla hem taraftar kazanır, hem de siyasallaşır. İdeolojik bir görüş şeklini alır ve bir anda Kiev, Bükreş, Sofya, Viyana, Odesa gibi merkezlerde teşkilatlanırlar.Balkanlardaki sempa]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5582 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Kim deli? Sultan İbrahim mi? ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trKendi dedesine sövmekten zevk alan bazı gafiller döner dolaşır Sultan İbrahim'e sataşırlar. Yok efendim İbrahim Han zincirlik deliymiş de yesin diye balıklara inci, mercan serpermiş de filan... Balıkların inci mercan yediği nerde görülmüş; yok, zaten yemiyor diyorsanız bunda ne mahzur var? Havuzdan çıkarır kullanırsınız o ka]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5581 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Kervanlara saraylar... ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trAnadolu, Türkler girinceye kadar güvenli bir yer değildir. Devlet otoritesi yoktur ve her yörede ayrı kabile, her geçitte başka şakiler ferman okuturlar. Tüccarlar üç beş deve yükü malı korumak için düzine ile silahşör tutar, bu masrafı elbette maliyete ilave eder, fiyatları katlarlar. Bizans imparatorları sureta bir imparatordu]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5580 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Eline, diline, beline... ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trAhilere göre sanat üstattan öğrenilir. Bir ahi yamaklık, çıraklık, kalfalık, ustalık, yiğitbaşılık, ahi babalık ve kethüdalık safhalarından geçse gerektir. Gündüz dükkanında, tezgahında olmalı, akşamları mutlaka sohbetlere katılmalıdır. Ahilerin idare heyeti, azalar arasından seçilir. Kendilerine kadı tarafından resmi vesika]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5579 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Ahiler, bacılar, kardeşler... ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trâ??Ahi' kelimesi Arapça â??kardeşim' kelimesinden mi gelir yoksa Asya Türkçesindeki "akı"dan (cömert ve eli açık) mı gelir bilmiyoruz ama bu teşkilat paylaşma üzerine kurulur ve eli açıklık esastır. Ahilik, 13. yüzyılda Anadolu esnaf ve sanatkarını bir arada tutar. Güçsüze omuz verir, gençlere sahip çıkar ama yerine göre kural d]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5578 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Şöyle ola, böyle olmaya! ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trOsmanlılar esnafı kendi haline bırakmaz, her gruba bir nizamname yazar ve gereğini yaparlar. İşte nizamnameden öne çıkan satırlar...Ekmekçiler somunun iyi pişire. Çiği ve karası olmaya!Kasaplar koyunu geceden temizleye ve temiz sata. Semizini saklayıp zaifini boğazlamaya!Ahçılar pişirdikleri etleri pak kotara, ka]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5577 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ ABD ve Rusya da kim ola? ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trDoğrusunu isterseniz 16-17. yüzyılda Rusya devletten bile sayılmaz. Osmanlılar onların Çarlarını kaale almaz. elçilerini karşılamazlar. Bir maruzatları olursa Kırım Hanı'na anlatırlar. Doğrusu onlara Kırımlılar yeter de artar. Bir ara Ruslar 350 bin kişilik bir orduyla Knotop Kalesi'nde Ukraynalıları sıkıştırırlar. Padişah,]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5576 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Adsız kahramanlar ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trHacı Çalık Ali Paşa, Merzifon'dan çıkan ikinci büyük sadrazamdır. Serdar-ı Ekrem sıfatıyla Avrupa içlerine sefere çıkar, birçok işi yoluna koyar. Görünen o ki bu korkusuz ve gayretli paşa hayırlı işlere ön ayak olacak, İmparatorluğu özlenen günlere taşıyacaktır.Değerli sadrazam, çalıştırdığı insanlara da sahip çıkar. Hatta k]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5575 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Yunan oyuncak olunca... ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trRus Çariçesi 2. Katerina muhteris bir kadındır. Osmanlı'nın başına gaileler açmak için Bizans'ı hortlatmaya, Yunanistan meselesini kaşımaya başlar. O yıl doğan torununa "Konstantin" adını koyar, aklı sıra müstakbel Roma İmparatorluğuna ipotek koyar. Ancak bütün bu tasavvurlarını gerçekleştirecek kadar güçlü değildir. Tutar e]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5574 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Zor şehir İstanbul ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trİstanbul büyük bir şehirdir ve her büyük şehrin yaşadığı sıkıntıları yaşar. Haydi su, gıda, barınma problemleri bir şeklide aşılır ama yangınlar, zelzeleler ve sari hastalıklar eksik olmaz.Mesela 1590 yılında ansızın çıkan veba salgınında binlerce insan ölür. Hekimler her tedbiri alır ama çaresiz kalırlar. Alemdağı'nda yapıl]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5573 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Son kale: Kandiye ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trGirit'te 21 yıldır süren çatışmalar Venediklileri çok yıpratır, çok yorar. Venedik Doç'u fevkalade yetkilerle donattığı bir elçiyi İstanbul'a yollar. Bunu ne Padişah ne de Sadrazam kabul eder, Sadaret Kaymakamı ve Üçüncü Vezir Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın huzuruna çıkarırlar. Elçi derhal barış imzalamak istediklerini söy]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5572 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Padişah önde olunca... ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.tr2. Mustafa, Hacei Sultani Vani Mehmed Efendi ile Şeyhülislam Erzurumlu Feyzullah Efendi'nin talebesidir. Aynen 4. Murad gibi gayyur (gayretli) bir sultandır. Babası 4. Mehmed ile Sefer-i humayunlara katılır ve Fazıl Ahmed ve Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın yanında pişer, tecrübe kazanır.Tahta geçtiğinde çok gençtir ama dede]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5571 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Neden 16 şerefeli? ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trSultan Ahmed denince aklımıza hemen, adıyla anılan cami gelir. Bu sadece cami değil, medrese, darülkurra, sıbyan mektebi, türbe, dükkanlar, hamam, darüşşifa, imaret, kasr-ı hümayun, asker odaları ve üç sebilden oluşan bir külliyedir. Sultan, Mimar Sedefkar Mehmed Ağa'dan 6 minareli bir cami isteyince garibim tereddüt eder zo]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5570 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Kandesin Dorya? ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trBarbaros Hayreddin Paşa, Kuzey Afrika'da sayısız ihanet yaşar ama müminleri her seferinde affeder ve bir şekilde hizaya koyar. Bu hoşgörü semeresini verir, İspanyol kafirine karşı birlikte cihad etmeye başlarlar. Bu arada İspanyol Kralı da boş durmaz, Andre Dorya adlı bir amiralin komutasına sayısız tekne ve hesapsız gemici]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5569 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Cezayir vilayet olunca ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trKanuni Sultan Süleyman, Hızır Reis'in kıymetini bilir ona "Cezayir Beylerbeyi" payesi verir. Barbaros Hayreddin hattı hümayunu öper başına koyar. Hil'atı fahireyi omzuna atar, sorgucu sarığına, kattareyi boynuna asar. Som sırma ayetler yazılı yeşil sancakla, al flandarayı çekip İstanbul'a yelken açar. Kanuni onu tereddütsüz Kapt]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5568 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ İstanbul önlerinde Fatih Sultan Mehmed ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trİstanbul sıradan kaleler gibi düz duvarla çevrili değildir. İmparator Jüstinianus, o ünlü Teodius surları çatlayınca tamir ettirmekle kalmaz. Önüne yeni bir sur daha yaptırır, hakiki surları, en az onun kadar güçlü ikinci bir surla saklar. Önünde okçu mazgalları ve hendekler uzanır. Bu su dolu kanal 20 metre genişliğinde ve 7 me]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5567 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Medine'den Marmara'ya Fatih Sultan Muhammed ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trİstanbul, kuruldu kurulalı denizle iç içedir. Belki de şehir gemicilere mekan olduğu için çok gelişir. Onun buğulu silüetinde uzak iklimlerin izleri gözlenir. Nedendir bilinmez İstanbul hep, Roma'yla kıyas edilir. Ancak Roma'dan daha büyük ve daha zengindir. Evet Roma güçlü bir kenttir ama "içinde Roma'nın da bulunduğu dünyayı"]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5565 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ İlk Müslüman Kağan Satuk Buğra Han ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trBezir Han, biricik oğlu Satuk Buğra'nın üstüne titrer. Kolay değil, gün gelecek koca Karahanlı devletini o yönetecektir. Hani adam olacak çocuk oturuşundan, kalkışından belli olur derler ya Satuk Buğra da tavrıyla, tarzıyla akranlarına fark atar. Bilge kişiler ona bakar bakar "bu çocuğun kumaşında devlet adamlığı var" buyururlar]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5564 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Lambalı hemşire Florance Nightingale ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trFlorans değişik bir çocuktur, diğer kızlar gibi ip atlayıp, seksek oynamaz, Pamuk Prenses ya da Sinderella okumaz. Erkek çocuklarıyla itişir kakışır, onlara kumanda etmeye kalkar. Belki ailesinin gücünden olacak, kaprisi ve inadıyla can sıkar. Muhatabına kalburüstü olduğunu hissettirmeden duramaz. Takdir edersiniz ki erkekler bö]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5562 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Bir İstanbul aşığı Fausto Zonaro ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trFausto, Masi beldesinde doğan bir İtalyan'dır (1854). Fakir bir ailenin çocuğudur, okuyamaz. O da akranları gibi gidip gurbet ellerde amelelik yapar. Temel kazar, taş taşır, harç karar. Ustalar bakarlar, çocuğun eli yatkın, ona duvar ördürmeye başlarlar. Fausto eline mala tutuşturanları mahçup etmez, işi tez kapar. Hatta aranıla]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5560 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Süzme sahtekar Roger Patterson ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trEvrim, ayakları yere basan bir nazariye değildir, ona Darwin bile şüpheyle bakar. Islıklanıp yuhalanmaya hazırdır ama suskunluğun bu kadarından korkmaya başlar. Ancak ateistler bu köksüz teoriye "bila kayd-ü şart" sahip çıkar, adeta "din gibi" kutsarlar. Bırakın tartışmayı, tartışma teklifine bile katlanamazlar. Gelgelelim bilim]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5559 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Aykırı yazar J.J. Rousseau ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trJean Paul Belmondo, Janine D'arc, Korkusuz Jean... Nedendir bilinmez Fransız ünlüleri hep böyle "janjanlı" isimler taşırlar. İşte bugün size bu â??Jan'la#dan birini anlatacağız. JJR (Jean Jacques Rousseau) Cenevre'de doğar (1712). Annesi onu dünyaya getirirken ölür, bu yüzden kendini suçlu sayar. Şefkatten mahrum yetişir, sı]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5558 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Dövüşen filozof Bruce Lee ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trHoi Chuen, kendi halinde bir tiyatrocudur. Katıldığı kumpanya Çin takviine göre "Ejder Yılı"nda (1940) Amerika turnesine çıkar. San Francisco'da sahne aldıkları günlerden birinde hanımının sancıları tutar. Alelacele hastahaneye koşarlar ve bir oğul sahibi olurlar. Dr. Bruce çekik gözlü bebişi çok sever, tutar ona kendi adını tak]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5554 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ "Tonton Amca" Çankaya'da Turgut Özal ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trTurgut Bey iyi yer, iyi çalışır, rejimden hiç hoşlanmaz. Semra Hanım davetlerde onu gözaltında tutsa da "aaa şuna bak" deyip dikkatini dağıtır, el çabukluğu ile dolmaları köfteleri yuvarlar. Yurtdışı gezilerde sabahlara kadar çiğköfteli muhabbetler yapar, kendinden habersiz â??mangal' yapanlara çok kızar. İstanbul'a geldiğinde H]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5553 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Sıradışı bir çocuk: Malatyalı Turgut ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trSavaş bitmiş ama yokluk, kıtlık bitmemiştir. Malatya kendi yağıyla kavrulan fukara bir şehrimizdir. İşte Sadık Beyle Hafize Hanım bu kasaba irisinde mütevazı bir hayat sürmektedir. Sadık Bey ilk mektebi dışarıdan bitirmesine rağmen bankada çalışan bir katip, Hafize Hanım ise parmakla gösterilen muallimelerden biridir. Bu ikisini]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5551 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Sıra dışı bir romancı Ernest Hemingway ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trErnest doktor bir babayla operacı bir annenin oğludur. Chikago varoşlarında Oak Park'ta dünyaya gelir (1899). Evde dört kız kardeş, bir hemşire, bir kadın aşçıdan oluşan kadınlar ordusu vardır. Hepsi de piyano ya da keman çalar, ünlü sopranoları taklid eder, kuyruğuna basılmış enik gibi arya çığırırlar. Garibim ablalarıyla b]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5549 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Kılıçarslan'ın hisli kızı Gevher Nesibe ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trKayseri, Alpaslan'dan çok evvel Danişmentlilerin eline geçer ama Türkler ancak Malazgirt zaferi ile "kalıcı" olduklarını hissederler. Bir anda gayrete gelir görülmemiş bir imar faaliyetine girişirler. Bizansın dönmek gibi bir ümidi kalmaz ama saldırılar da durmaz. Avrupa'dan kopup gelen çapulcular ortalığı kana boyarlar. Gev]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5548 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Türkü kendine getiren Sultan Celaleddin Harzemşah ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trSultan Alaaddin'in Ayçiçek Hatun'dan olma oğlu Celaleddin, ehil ellerde yetişir. Sadece silahşör ve komutan değil, ilim ehlidir. Bir zamanlar Hazar'dan Umman'a, İran'dan Moğolistan'a uzanan muhteşem imparatorluğun biricik varisidir. Lakin ninesi Terken Sultan'ın telkinleri ile Kıpçak anadan doğma Uzlak Şah (henüz bebedir) veliah]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5546 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Kıpçakların hırslı güzeli Terken Sultan! ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trHarzemşah Sultanı Alaaddin'in annesi Terken Hatun ileri yaşına rağmen çok güzel ve bakımlı bir kadındır. Öyle ki onu ilk defa görenler sultanın kızı sanırlar. Kaldı ki soylu bir saraylıdır, nedimeleri ağzının içine bakar, bir şey emredecek diye tetikte dururlar. Eteğini tutanlar, kapısını açanlar, gül yaprağı saçanlar... Ann]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5545 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Harzemlerin ünlü şahı Sultan Alaaddin ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trHarezmşahlar (ya da galat-ı meşhur fasih-i mehcurdan evladır fehvasınca Harzemşahlar) 16 Türk devletinden biridir ve Asya'da derin izler bırakırlar.Büyük Selçuklu Kumandanı Anuş Tekin tarafından kurulan Harzemşahlar Gürgenç'i merkez yaparlar. Önceleri Selçuklulara bağlılıklarını sunsalar da, Sultan Sencer ölünce bağımsızlıkt]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5544 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Temuçin ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trYıl 1160'lar filan... Yer: Moğolistan!	 O günlerde Asya'nın doğusunda devlet düzen yoktur. İnsanlar hasımlarıyla boğuşmak ve acımasız olmak zorundadırlar. Onon ırmağının kenarına ilişen Dülün Boldak'da da güçlüler ferman okutur mesela Yegüsey Bahadır'a dokunan yanar.Yegüsey'in çatık kaşlı bir oğlu (Temuçin ya da Timuçin) var]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5543 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Ringlerin Efendisi Muhammed Ali ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trDerin Amerikalılar (beyaz, Anglosakson ve Protestanlar) Müslüman olunca Ali'ye fena takarlar. Pentagon bile oyuna alet olur, onu "Y" grubunda olmasına rağmen "A" kategorisine alır ve "ivedi" kaydıyla Vietnam'a yollamaya kalkar. Şampiyon buna karşı çıkar "Vietkonglularla alıp veremediğim yok" der, "hem onlar beni hiç aşağılamadıl]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5542 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Adınız soyadınız:Cassius X ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trOlacak bu ya (ya da bakın şu tevafuka) Clay, bir dostunu şehrin mutena restoranlarından birinde ağırlamaya kalkar. Garsonlar "ooo Olimpiyat Şampiyonumuz gelmiş, lokantamızı şereflendirmişler" demez, onları yok sayarlar. Clay kibarca "bakar mısınız" diye seslenince adamlar üstlerine yürür, sille tokat dışarı atarlar. Clay, ke]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5541 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Ringlerin siyah yıldızı Cassius Clay ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trHaziran 1942...	Kentucky Louisville...	O yıllarda Amerika'da hayat zor ama zenciler için daha zordur. Bayan Odessa üç beş dolar kazanabilmek için hamile hamile çalışır, el evlerine temizliğe koşar. Evet güçlü kuvvetli bir kadındır ve gebeliği umursamaz. Doğrusu doğumu kolay olur, zira bebeği ufacıktır, hani, leblebi külahına gir]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5540 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Gözü kara kaptan İsmail Hakkı ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trYavuz, Midilli, Nusret ve Muavenet-i Milli hakkında ama az ama çok bir şeyler duymuş olmalısınız. Peki ya Alemdar?Efendim 1898 yılında Danimarka'nın Helsingör tezgahlarında kızağa konan ve silme galvaniz sacdan yapılan Danmark (Alemdar) 50 metrelik bir teknedir. İsterseniz gövde, makine, kazan, uskur detaylarını es geçelim.]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5539 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Seyyid Onbaşı ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trAbdurrahman oğlu Seyyid, 1889'da Balıkesir Havran'ın Çamlık köyünde doğar. Fukara bir ailenin çocuğu olduğu için mektep medrese görmez ama yine de rahle-i tedristen geçer, güzel Kur'an-ı kerim okur, iyi kötü derdini yazar. Köy yerinde n'olsun, kah hayvan güder, kah anacığı ile (Emine Hanım) el bahçesinde zeytin toplar. Balkan Ha]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5538 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Mayıncı Yüzbaşı Tophaneli Hakkı ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trBeğenirsiniz, beğenmezsiniz o ayrı ama Enver Paşa iyi hatiptir. Masayı nasıl yumruklayacağını, sesini nerede titreteceğini iyi bilir. Bir ara Darülfünun talebelerini toplayıp bir konuşma yapar, çocukların hepsi askere yazılırlar. Kurallara göre gönüllü de olsalar muayeneden geçmeleri lazımdır ki en azından sari hastalık taşıyıp]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5536 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Dağlarla savaşan adam Enver Paşa ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trDün anlatmıştık, ihtilalciler Enver Paşa'ya 18 günde iki rütbe birden verip, hem "Paşa" hem de Savunma Bakanı yaparlar ama bundan Padişahın haberi bile olmaz. Sultan Reşad o sabah gazetelere bakarken ansızın dururlar ve yaverine, "Burada Enver'in Harbiye Nazırı olduğu yazıyor, olur şey değil, o daha çocuk" buyururlar. İş bu]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5535 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Zor Beyin Oğlu Kiziroğlu Mustafa ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trEfendim rivayetlere bakarsanız Köroğlu, Bolu civarlarında zor işler başarıp efsane olunca, uzak illere de el atar. Tutar Bolu gibi şirin bir memleketi bırakıp Doğu Anadolu'da ferman okutmaya kalkar. O diyar senin, bu diyar benim derken, gider kalesini, Çıldır gölünü ayaklar altına alan bir tepeye kurar. Bazı ozanlara göre Kı]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5534 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Çamlıbel efsanesi Köroğlu ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trEfendim biz söyleyenlerin yalancısıyız, vakti zamanı evvelinde Bolu'da bir bey yaşar. Adam iyidir hoştur da bazen solundan kalkar. Ne yemek içmek umurundadır, ne kıyafete, mefruşata bakar ama "at" dendimi kuşları uçar. Bir ara yaşlı seyisinden kendisi için emsalsiz bir tay seçmesini arzular. İstediği kadar izin verir, kuşağına k]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5533 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Babıali'nin "bir bilen"i Ahmet Mithat ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trAhmet Mithat Efendi öncelikle romancıdır ama herkesten bilgili ve görgülü olduğu için sık sık parantez açar, açıklamalar yapar. Mesela diyeceksiniz: Madam Noralya telefonu kaldırdı. (Malum, telefon kabloya bağlı, üzerinde numerolar olan siyah kutu şeklinde bir zerzevat olup yüzünü göremediğimiz insanlarla konuşmaya yarar. İki an]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5532 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Teröristlerin piri Hasan Sabbah ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trElbruz sıradağları arasında sarplığı ile dikkat çeken bir tepe... Önünde yılan gibi uzanan gümrah vadi, üstünde kartal yuvasını andıran bir kale... Alamut'un kırmızı urbalı uğruları liderlerini dikkatle dinler, eylem ve propaganda üzerine derinleşirler. Dailerden ikisi belirgin bir şekilde öne çıkar ki bunlardan biri müt]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5529 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Devleti nizama koyan vezir Nizam-ül-mülk ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trBatılılar her başarılı erkeğin arkasında bir kadın arar, Doğulular ise "hocası kim" diye sorarlar. Doğrusunu isterseniz Ahmed ibn-i Kemal Paşa'nın gölgesine girmese Yavuz, Yavuz olamaz, Akşemseddin ve Molla Gürani cesaret vermese Fatih İstanbul'a yaklaşamaz... Timur'un ardında Şah-ı Nakşibend Hazretleri vardır, Osman Gazi'nin el]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5528 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Şehit Derviş Gülbaba ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trİnsanın "nereden nereye" diyesi geliyor. Bir zamanlar İstiklal Caddesi'nin bulunduğu yerde güpegündüz kaybolabilir, saatlerce yürüseniz bir Allah'ın kuluna rast gelemezdiniz. Zira Galata surlarının hemen dışında yabani bir hayat başlar, tabiri caizse in cin top oynar. Meraklılar bu civarlarda ava çıkar. Tünelde kapan kurar,]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5521 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Yorulmak bilmeyen adam Mazhar Osman Uzman ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trOsmanlının Almanya ve İngiltere gibi sanayileşebilmesi için sükunete ihtiyacı vardır ancak gel-geç hevesli İttihatçılar akıl almaz bir maceraya kalkışır, tarihe ad yazdırmak hevesiyle harbe bulaşırlar. Mazhar, bu milletin savaşacak hali olmadığını iyi bilir ama kimseye anlatamaz. Ortalık karışınca onu Lüleburgaz'a yollarlar. Anc]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5520 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Yeşilay'ın kurucusu :Mazhar Osman ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trGeçtiğimiz asrın sonlarına doğru talebeler nümayiş üzerine nümayiş yapar, ortalığı "Filibe'ye Sofya'ya" sloganları ile çınlatırlar. Abdülhamid Han, etin çelikle tokuşamayacağını iyi bilir ama kimseye anlatamaz. Hareket Ordusu Sultan'ı "hal" eder ve Balkanlar'da hareketlenme başlar. Mazhar, Manastır'a yollanır, mütevazı imkanlarl]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5519 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ İstanbul'un garip muhaciri: Osmanoğlu Mazhar ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.tr1890'lı yıllar... Açlık, sefalet dizboyu... İstanbullular çocuklarını leyli okutmaya bakarlar. Talebenin cebi deliktir ama unutulmaz dostluklar yaşarlar. Koca koğuş kimi gün el kadar helvayı kırışır, kimi gün bir kangal sucuğu paylaşırlar. Kendi hali perişanına bakmaz, başkaları için yaşarlar. Hamasi şiirler yazar, içlerinde "on]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5518 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Adil ve zahid halife Ömer bin Abdülaziz ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trÖmer bin Abdülaziz nerede bir cenaze olsa mutlaka koşar, defni kendisi gömülüyormuş gibi izler, etrafına hikmet nazarıyla bakar. O gün de bir dostunun cenaze namazını kılar, naaşı getirip toprağa bırakırlar. Üstünü alelacele örter, yanık yanık dualar okurlar. Derken merasim biter, millet dağılır, oğulları bile uzaklaşırlar. Adil]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5516 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Amerikan solcusu  Mr. Albert Einstein ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trEinstein bir mesele üzerinde saatlerce düşünür, sonra birden hareketlenir ve neticeyi açıklar. Tez canlıdır, bazen tutturur, bazen ıskalar. Birilerinin hoşlanmasına ya da kızmasına aldırmaz, sadece işine bakar, ya da bakar gibi yapar. Einstein çorapsız dolanır, ayda bir yıkanır ve (belki şaşacaksınız ama) sabun yemekten çok]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5514 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Dahi mi, deli mi? Albert Einstein ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trEinstein, Almanya'nın Baden Wurttenberg şehrinde doğar... (1879) Babası kendi halinde tıkırdayıp duran ama bir türlü parayı bulamayan bir mühendis, annesi ise kemanı bırakıp, pianoya oturan, yaylısından vurmalısına sazların alayını çalan, lakin şöhreti yakalayamayan bir müzik hastasıdır. Albert evde muhatap bulamadığından olacak]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5513 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ İnsafsız işgalci General Graziani ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trİtalyanlar büyük bir hevesle girdikleri Libya'da ummadıkları bir direnişle karşılaşır, yıllarca çölü tırmalarlar. Mussolini bu işten çok sıkılır ve acımasız bir faşisti (General Graziani'yi) bölgeye yollar. Graziani, Duçesine ölümüne bağlı bir karagömleklidir, (o yıllarda Mussolin'in fedaileri kara gömlek giyerler) lideri emrett]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5512 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ "Çöl Aslanı" Ömer Muhtar ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trÖmer Muhtar, Batnan adlı şirin bir çöl beldesinde doğar (1862). Babası hac yolunda vefat edince ona Seyyid El Giryani adlı bir aile dostu sahip çıkar. Adamcağız, Ömer'i kendi çocuklarından ayırmaz, en seçme okullarda okutup, Cağbub'taki İslami Bilimler Akademisi'ne yollar. Ömer Muhtar her işten anlayan bir sanatkar olmasına rağm]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5511 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Özlenen mütefekkir Arvasi Hoca ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trAhmed Arvasi Hoca gariban bir gümrük memurunun oğludur ve çocuk yaşta çalışmak zorunda kalır. İşte kuyumcu çıraklığı yaptığı günlerden birinde dükkana gelen bir Allah dostu "senin işin gönül sarraflığı olmalı" deyince işi bırakır ve mana rüzgarlarına yelken açar. Her içi yanan genç gibi o da şiirden başlar ve uykusuz gecelerin a]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5508 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Giardino Bruno ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trGiardino "hazır ol" çektiğinde on binleri hizaya sokan bir İtalyan generalin oğludur ve elbette sümüklü mahalle veledlerindan farklı yaşar. Peşi sıra uşaklar, dadılar dolanır, mürebbiyeler, müzisyenler, binicilik hocaları selama dururlar. Özel odalar, cibinlikli yataklar, ipekli pijamalar, faytonlar, piyanolar, kemanlar... S]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5505 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Britanyalı terörist Hempher ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trHempher ile İslam ülkelerine gönderilen on ajandan biri Müslüman olur, biri ölür, birinin izi kaybolur, biri de saf değiştirip Ruslar hesabına çalışmaya başlar...Yani şimdi ellerinde daha az adam, daha çok iş vardır. Londra'daki ağalar Hempher'i bu kez Irak'a yollar, "Müslümanların arasına gir ve o vücudu mafsallarından ayır]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5504 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ İtirafçı İngiliz Hempher ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.tr1700'lü yıllar... İngiliz Müstemlekeler Nezaretinin adamları köy köy dolanır, zeki ve dikkatli çocukları toplarlar. Onları gölgesi Thames nehrine düşen, kalın duvarlı, sivri çatılı, kasvetli binaya kapatır, yoğun bir eğitime alırlar. Önlerine çeşitli zarflar atar, bin türlü denemeden sonra on tanesini kenara ayırırlar. Bunlar çe]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5503 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Giyotine yollanan kaşif Antoine Lavoisier ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trNe iştir anlaşılmaz, şu bilim adamlarının birbirine ettiğini, düşman düşmana yapmaz. Dün hafif yollu bahsetmiştik, ateşi "sıcak sıvı" diye açıklayan ve refüze olan Jean Paul Marat karışık günlerde siyasete soyunur ve ihtilalin liderlerliğine oynar. Gücü eline geçirdiği gün Lavoisier'den intikam almaya kalkar. Bizzat çıkardığı ga]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5502 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Modern kimyanın babası Antoine Lavoisier ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trBir zamanların Fransa'sında aristokratlarla, papazlar el ele verir halkın ümüğünü sıkarlar. Kral saray üstüne saray kurdurur, kraliçe hazretleri "ekmek bulamıyoruz" diye yakınanlara "pasta yemelerini" tavsiye buyururlar. Ve İhtilalle roller değişir, bambaşka bir devir başlar. Adı kralcıya çıkanlar gece yarıları evlerinden al]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5501 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Şehid oğlu şehid Ulubatlı Hasan ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trMevzu nedir bilinmez ama II. Murad Han o güne kadar yapmadığını yapar, bir anda talimgahta biter ve "yiğitlerim" der, "mühim bir vazife var. Bu işi kim yapar?"Askerlerin hepsi de "sağına soluna bakmadan" bir adım öne çıkar, "ben" derken, hançerelerini yırtarlar. Sultan sakalını sıvazlar mütereddit bir ifadeyle "ama" der,]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5500 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Çağını aşan usta Koca Sinan ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trSinan, büyük bir mimar olmanın yanında bir "şehircilik dehası"dır, eserini bulunduğu muhite yakıştırır. Binanın oturacağı alanda uzun uzun çalışır, çevredeki mimari dokuyu dikkate alır. Sonra zemini araştırır, gerekirse kuyular açtırır, kazıklar çaktırır. Ona göre sağlam eser ille de kalın duvarlı, küçük camlı ve basık olmamalıd]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5499 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Taşları konuşturan adam Mimar Sinan ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trKayseri yöresi oldum olası taş ustaları ile bilinir. Hele Gesi, Bürüngüz ve Ağırnas'ta taş işlemek meslekten öte sevda gibidir. Zira civar ocaklardan çıkarılan taşlar peynir kadar yumuşaktır ve rahat işlenir. Ama beş on gün güneş gördü mü kemik gibi sertleşir. Hele üstünden mevsim geçince "taş" kesilir. Eh, elinizde böyle bir ma]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5498 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Hasretin esiri şehzade Cem Sultan ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trİstanbul feth edileli 6 yıl olmuştur ki Çiçek Hatun çiçek gibi bir oğlan doğurur. Bu sevimli çocuk çabucak okur ve henüz 4 yaşında iken ezbere oturur. Öyle ya, Fatih Sultan Mehmed gibi bir padişahın oğlu başka nasıl olur? Cem, 5 yaşına gelince, Kastamonu'ya yollanır ciddi bir tedrise alınır. O devir Kastamonu'su kelimenin ta]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5497 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ El-hac Malik el-Şahbaz ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trMalcolm X, "Bizden niye nefret ediyorsunuz?" diye soran bir beyaz muhabire, "Bizi yüzyıllar önce buraya getiren, tarihimizden, kültürümüzden, dilimizden ayıran, hayvan gibi alıp satan beyaz adamdan nefret edip etmediğimi nasıl sorabilirsin? Bu bir tecavüzcünün iğfal ettiği kızcağıza "benden niye nefret ediyorsun" diye sorması gi]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5496 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Zenci lider Malcolm X ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trAlman-İngiliz rekabetinin savaşa dönüştüğü ve alevlerin Avrupa'dan, Pasifik'e sıçradığı yıllar... İkinci Cihan Harbinin uzayacağı anlaşılınca, her genç gibi Malcolm'u da orduya çağırırlar. Delikanlı, askere gitmemek için her yolu dener. Hasta ve sakat rolü yapar, acaip acaip ilaçlar yutar ama bu hileleri subaylara yutturamaz. Gö]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5495 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Harlem'in küçük serserisi Malcolm Little ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trYıl: 1929... Yer: Amerika... Nebraska'ya bağlı Omaha kenti sıkıntılı günler yaşar. Kafalarına kukuletalar geçirmiş hayalet kılıklı ırkçılar (klu klux klan) ellerini kollarını sallayarak zencilerin evlerini basar, onları polisin gözü önünde tartaklarlar. Nitekim bir gece yarısı gariban â??Little'ların da evini kuşatır, camlarını]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5494 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ İpten dönen Rus yazar Dostoyevsky ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trZincirler şakır şakır çözülür, paslı kapı gıcırtıyla açılır. İçeriye keskin bir ışık sızar, mahkumlar kamaşan gözlerini oğuşturup geleni seçmeye çalışırlar. Önce bir çift çizme belirir sonra, meşin kırbaç şaklar. Bet sesli gardiyan adeta gırtlağını yırtar: "İdam mahkumları hazır olsunlar!"Koridorda yankılanan ses yeteri kada]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5493 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ On parmağında on marifet Leonardo Da Vinci ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trLeonardo, Floransa yakınlarındaki "Vinci" kasabasında dünyaya (1452) gelir. Babası anlı şanlı bir noter, annesi köylü kızının tekidir. Bu ikisinin arasında nikah olmadığı için Leonardo sahipsiz kalır, ne özel bir eğitim alır, ne okula gidebilir. Lakin o müthiş bir gözlemcidir, kendini yetiştirmesini bilir. Hani "on parmağınd]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5492 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Devrinin şair-i azamı Abdülhak Hamid ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trBombay'dan yola çıkan yolcu vapuru hırçın dalgalarla boğuşarak yol almaktadır. Bir tekne ne kadar büyük olursa olsun okyanus üstünde ceviz kabuğunu andırır. Olacak bu ya rüzgar iyice sertleşmiş, gemi çalkalanmaya başlamıştır. Deniz kabarmış, gök kararmış ne gam, bizi ilgilendiren kamarada sarı benizli bir kadın yatmakta, yanıbaş]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5490 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Yalancı biyolog Ernst Heackel ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trAlman asıllı Ernst Heackel, inançsız bir adamdır ve Darwin'in teorisiyle çok heyecanlanır. Çorbada tuzum olsun kabilinden teorinin ucundan tutar, "Embriyolojik Rekapitülasyon" adlı bir teori ile batıla koltuk çıkmaya çalışır. Heackel embriyoların anne karnında evrimsel süreci tekrarladığını iddia eder. Yani çocuk balık olur, yıl]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5489 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Darwinci sahtekar! Dr. Charles Dawson ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trDarwin'e göre şempanzeler kendiliklerinden ayağa kalkar, nasıl ederlerse eder beyinlerini büyütürler, kıllardan arınırlar ve konuşmaya başlayıp insan olurlar. Evrimciler konuyla ilgili çarpıcı resimler çizerler ama bu ara döneme ait tek örnek bulamazlar. Fanatik inkarcılardan Raymond Dart insan yüzüne benzeyen bebek şempanzeleri]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5488 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Kendine inanmayan adam: Darwin ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trEvrimi din edinenler tek bir şeye, "tesadüf"e tapınırlar. Ancak onlara, "haydi siz dediklerinizi şartlarını sağlayarak gerçekleştirin" derseniz fena bocalarlar. Nitekim birileri bunların ellerinden tutar, önlerine hesapsız imkanlar açar. Bütün Darwinciler kafa kafaya verir ama bırakın hücreyi, proteinleri, en basit aminoasitleri]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5487 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Charles Robert Darwin ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trCharles, durgun bir çocuktur ama annesini kaybettikten sonra iyice donuklaşır. Derslerini anlamakta zorlandığından olacak günboyu farelerle köpeklerle oyalanır. Gelgelelim avcılığa çok meraklıdır ve birşeyleri toplayıp biriktirmekten zevk alır. Mesela kuş vurup, saman doldurmaya bayılır.Küçük Charles'ın iki derdi vardır. Bir]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5486 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Kokainci teorisyen Sigmund Freud ]]></title>
<description><![CDATA[ >Tarihten bir yaprak                 >İrfan Özfatura                 >irfan.ozfatura@tg.com.trYıl: 1855... Yer: Çekoslovakya.	Irkçıların her geçen gün güç kazandığı günlerde Avrupalı Yahudilerin işi gerçekten zordur. Osmanlı Yahudileri rahatça ticaret yapıp ellerini kollarını sallayarak sinagoglara giderken, onlar göze batmamak için özellikle büyük şehirleri seçer, ahlaken düşük semtlere yerleşirler. İşte "Sigmun]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5482 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Canı pahasına Michael Servet ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.tr15. asrın başları... Yer İspanya...		Villenovalı Micquel Serveto zamanında gitar mı çalar, sarenat mı atar bilmiyoruz ancak, müziğin ötesinde bir şeyler arar ve nasıl olursa olur Arapça'nın rüzgarına kapılır. Öyle ya, trampet takırtısını andıran sert ve kısa heceli İspanyolca nerdedir, şiir gibi akan, kulak okşayan Arapça nerede]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5481 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ "Barbaroşo" ya da Hızır Reis ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trHızır Reis'e güç yetiremeyen Haçlılar kafa kafaya verip çareler ararlar. İşte o toplantılardan birinde Andrea Dorya adlı İspanyol amirali ortaya çıkar ve "siz Barbaraşo'nun işini bana bırakın" der, "Efrenç kralından 20 kadırga alın, görün, bakın neler yapıyorum." Krallar 20'yle kalmaz, ona 40 gemi donatırlar. Hızır Reis bu d]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5477 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Büyük Türk denizcisi Hızır Reis ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trOruç Reis'in şehadeti ile mesuliyeti bir anda omuzlarında bulan Hızır Reis'in "nerde kalmıştık", "ne yapmalıyım" deme fırsatı bile olmaz. Zira İspanyollar yüz barçalık bir donanma ile gelir Cezayir'e dayanırlar. Yetmez, Tlemsen beyinin uğruları çığlık çığlığa saldırıya kalkarlar. Küffar komutanı, deryayı adeta gemiyle kaplar]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5476 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Akdeniz kartalı Oruç Baba ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trOruç Reis, Ege sularını Rodoslulara dar ettiği yıllarda Hızır Reis ticaretle uğraşır ve iyi kazanır. İki kardeş yıllar sonra Cerbe'de karşılaşırlar ve Hızır Reis de tereddütsüz ağabeyine katılır. Artık Rumlar küçük gelir, İspanyol, Venedik ve Frenk hakimiyetini kırmak için Tunus sahillerini mekan tutarlar. Sultan, onlara Halk-ul]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5475 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Oruç Reis ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trOsmanlının genişlediği yıllar... Türkler nazlı hilali Midilli burçlarına asar, kalenin muhafazası için üç beş yiğit bırakırlar. Ay, yıl dediğiniz nedir ki, zaman su gibi akar. Rumlar işine bakar, Türkler hisarda paslanırlar. Cenk eri değil mi oturmaktan bunalır, sıkıntıdan patlamalı olurlar. Sultan Fatih, onların kaleye kapanıp]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5474 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Lider mi emanetçi mi? Mahatma Gandhi ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trİngilizler üzerinde güneş batmayan bir imparatorluğu asker gücüyle tutamayacaklarını iyi bilirler. Muhtemelen bir çok ülkede kurtuluş savaşı başlayacak ve çekilmek zorunda kalacaklardır. Ama bu savaşın liderlerini seçebilirlerse sömürü çarkı bir müddet daha işliyebilir. Hadiseye bu gözle bakarsanız Gandhi, titiz bir seçimdir.]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5472 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Lawrenslerin piri Mr. Hudson ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.trİnsanın, Han-ı han Bayram Han gibi bir veziri varsa çok çalışmasına gerek kalmaz. İşte Hind Sultanı Ekber Şah da sırt üstü yatar. Yer, içer, gezer, felsefe yapar. Dalkavukları ne söylese alkışlar, hatta numaradan vecde kapılırlar. Hal böyle olunca gaza gelip "kurtarıcılığa" kalkar. Tutar "Din-i ilahi" adında bir yol kurar (1582)]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5470 ]]></link></item><item><title><![CDATA[ Katil mi, kahraman mı? Reginald Edward Harry ]]></title>
<description><![CDATA[ Tarihten bir yaprak                 İrfan Özfatura                 irfan.ozfatura@tg.com.tr1919... İngilizlerin, Pakistan, Belucistan, Borneo, Aden, Somali, Brunei, Pasifik Adaları, Fiji, Kanada, Güney Afrika, Yeni Zelanda, Avustralya, Endonezya, Malezya, Guyana, Tanzanya, Nijerya, Kenya, Uganda, Tonga, Zambia, Grenada, Singapur Zimbabwe, Malawi, Hong Kong, Bangladeş, Kıbrıs, Mısır, Sudan, Nijer ve Bahama'ya hakim old]]></description><pubDate><![CDATA[ 09.10.2008 ]]></pubDate><link><![CDATA[ http://www.e-tarih.org/makaleler.php?sayfa=makaledetay&makaleno=5469 ]]></link></item></channel></rss>
