konular banner

Ana Sayfa
Biyografiler Tarih Sözlüğü Haberler Makaleler Görüş ve Önerileriniz Kütüphane Linkler Arama Kaynakça

Silahlar Sorularla Osmanlı Tarihi Eserler Tablolar Osmanlıca Sözlük
Savaş daha önce tecrübe etmemişlere tatlı gelir   Pindar

  Ana Menü  
Büyük Selçuklu İmparatorluğu ve Ardılları

Büyük Selçuklu İmparatorluğu

Bağdat Seferi

 

E-Tarih.org
farkedermi@Web
  Konular  
Dandanakan Savaşı

Kirman Selçukluları

Pasinler Savaşı

Bağdat Seferi

Irak Selçukluları

İbrahim Yınal İsyanı

Alparslanın I. Anadolu Seferi

Kutalmış isyanı

Alparslanın Kafkas Seferi

Alparslanın I. Anadolu Seferi

Malazgirt Savaşı

Mervanilerin İlhakı

Melikşahın Güney Anadolu Seferi

Karahanlı Seferi

Yemen ve Adenin İlhakı

Berkyaruk-Tutuş Mücadelesi

Berkyaruk'un Doğu Seferi

I. Haçlı Seferi

Muhammed Tapar İsyanı

Batıniler Üzerine Seferler

Sâve Savaşı ve Sencer'in Sultanlığı

Sencer'in Harezm Seferi

Katvan Savaşı

Sencer'in II. Harezm Seferi

Nab Savaşı

Oğuzlarla Mücadeleler

 

E-Tarih.org
farkedermi@Web

E-Tarih.org


 
 
06 Kasım 2007 14:52
e-Posta   Yazdır

 
Bağdat Seferi
Bağdat Seferi

Dandanakan Zaferi'nden hemen sonra 24 Mayıs 1040'ta Selçukluların ileri gelenleri (Hanları, Subaşıları, Beyleri vs.) cuma namazını kıldıktan sonra yaptıkları toplantıda Tuğrul Bey'i Sultan olarak ilân ettiler.
Tuğrul Bey; akıllı, cesur, ılımlı, şefkatli ve adaletli bir sultandı. Onu halkı kadar diğer Müslüman devletler de sayıyorlardı. Sultanlığa getirildiğinden beri o da doğu ülkelerini zaptetmek, Müslüman olduğu için İslâm âlemini yüceltmek istiyordu.
Bağdat'ta bulunan Halife Kaim bi Emrillah tarafindan ülkesine davet edildi. Böylece isteklerine zamanında kavuşma fırsatı doğmuş oluyordu. Tuğrul Bey, yıldırım hızı ile İran'ı, Azerbeycan'ı, Harzem'i topraklarına kattıktan sonra başkent Rey şehrinden ayrıldı. Irak'taki Abbasîlerin topraklarına girdi.

Büveyh oğullarının Abbasîlere yapmış oldukları zulümlerin hesabını sormak ve gereken dersi vermek istiyordu. Müslüman Abbasî devletinin yıkılmasını istemeyen Tuğrul Bey, 1055 tarihinde hacca gitmek istediğini, bu yüzden geçeceği yolları emniyette bulunduracağını bildirerek Bağdat'a hareket etti. Tuğrul Bey'in Bağdat'a doğru ilerlediği duyulunca halk büyük bir heyecana kapıldı.
Büveyh oğullarının hizmetine girmiş olan Arslan Besasiri adındaki komutan, korkusundan Mısır'daki Fatimiler'den yardım istedi. Bağdat korku ve dehşet içinde çalkalanıyordu. Komutan Besasiri, şehirde karışıklıklar çıkarmış, halkı heyecana vermişti. Tuğrul Bey Bağdat şehrine girmeden önce Halife Kâim bi Emriliaha mektup göndererek hatırını sormuş, yakında kendisini ziyaret edeceğini bildirmişti. Tuğrul Bey Bağdat'a yaklaştıkça yer yerinden oynuyordu.
Tuğrul Bey daha Bağdat şehrine girmeden önce 15 Aralık 1055 tarihinde cuma günü halife hutbede Selçuklu Sultanının adını okuttu. Böylece İslâm âlemi, Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey'in himayesine gireceğini ilân etmiş oluyordu.

Tuğrul Bey 25 Aralık 1055'te, ordusunun başında Bağdat'a girerken emsali görülmemiş bir şekilde karşılama töreni düzenlenmişti. Bağdat'ın Müslüman halkı coşku içinde âdeta bayram yapıyordu. Herkes Tuğrul Bey'i görmek için sokaklara dökülmüştü. Halkın heyecanı doruk noktasına varmıştı. Tuğrul Bey'in Bağdat'a girişi Abbasîlerin bayramı olmuştu. Şehrin kapılarında karşılanan Selçuklu Ordusu'nun başındaki ünlü Sultan Tuğrul Bey, Halifeye doğru ilerledi. Elini öptü. İslâm âleminin Halifesi de onu sevgi ve saygı içinde karşıladı. Tuğrul Bey'e hil'ât (şeref elbisesi) giydirerek "Doğunun ve batının sultanı Büyük Sultan, en büyük Sultan" unvanını verdi.
Tuğrul Bey, Bağdat'ı kılıçla mızrakla değil, gönül sevgisi ile fethetti. Arslan Besasiri yakalanarak hapsedildi. Bağdat, Büveyhîler'den temizlendi. Büveyh oğullarının son emiri olan Melik-el Rahim'i de tutuklatıp hapsettirdi. Bu olaylar karşısında Fatımî Devleti, korkusundan sesini bile çıkaramadı. Tuğrul Bey Irak, İran, Azerbeycan'dan Harezm'e kadar olan topraklarda egemenliğini perçinlemiş oldu. Ayrıca kardeşi Çağrı Bey'in kızı Hatice Arslan Hatun ile Halife dört ay sonra evlendiler. Böylece Abbasilerle Selçuklular arasında akrabalık bağı kurulmuş oldu.
Ne var ki, Fatımî Ordusu'nun hapse atılmış komutanı Arslan Besasiri hapisten kaçarak Şiîleri isyana sürüklemişti. Selçuklular İbrahim Yinal'in ayaklanması ile uğraşırken 1058 tarihinde Besasiri Şiî kuvvetleriyle Bağdat'a girmeyi başardı. Hutbede Fatımi hükümdarının adını okutturdu. Buna çok içerlemiş olan Tuğrul Bey, İbrahim Yinal ayaklanmasını ortadan kaldırır kaldırmaz yeniden Bağdat üzerine yöneldi.
Tuğrul Bey'in geldiğini haber alır almaz Arslan Besasiri Bağdat'tan kaçtı. Ancak Şam yakınlarında ele geçirilerek öldürüldü. Bir yıl sonra 1059'da Bağdat yeniden kurtarıldı, çıkartılan isyanlar bastırıldı.


 
 

Sayfa Başına Dön

 
     

Sitemiz bilgilendirme amaçlıdır, kesinlikle ticari bir amaç gütmemektedir.
Bu sayfa En iyi 1024x768 boyutlarında Görüntülenmektedir. E-Tarih.org - Farkedermi@WebTeam