konular banner

Ana Sayfa
Biyografiler Tarih Sözlüğü Haberler Makaleler Görüş ve Önerileriniz Kütüphane Linkler Arama Kaynakça

Silahlar Sorularla Osmanlı Tarihi Eserler Tablolar Osmanlıca Sözlük
Savaşta, gerçek ilk kayıptır   Aeschylus

  Ana Menü  
Büyük Selçuklu İmparatorluğu ve Ardılları

Anadolu Beylikleri

Karamanoğulları Beyliği

İbrahim Bey Devrinde Karaman - Osmanlı Münasebetleri

 

E-Tarih.org
farkedermi@Web
  Konular  
Gavele Savaşı

Karamanoğlu Mehmed Bey Dönemi

Güneri Bey Dönemi

Kıbrıs Krallığıyla Mücadeleler

Karaman-Osmanlı Münasebetleri

I. Bursa Kuşatması ve Osmanlılara Karşı Mağlubiyet

Memluklerle Mücadeleler

Antalya Kuşatması ve Mehmet Beyin Ölümü

İbrahim Bey Devrinde Karaman - Osmanlı Münasebetleri

Pir Ahmed Bey Devrinde Karaman - Osmanlı Münasebetleri

Kasım Bey ve Karamanoğulları'nın Sonu

 

E-Tarih.org
farkedermi@Web

E-Tarih.org


 
 
06 Kasım 2007 14:52
e-Posta   Yazdır

 
İbrahim Bey Devrinde Karaman - Osmanlı Münasebetleri
İbrahim Bey Devrinde Karaman - Osmanlı Münasebetleri

İbrahim Bey Devrinde Karaman - Osmanlı Münasebetleri

Mehmed Bey'in büyük oğlu olan İbrahim Bey Osmanlıların yardımıyla beyliğin basına geçtikten sonra Osmanlılarla olan dostluğunu bozdu. O, Osmanlılara bıraktığı Eğridir ve Isparta'yı geri almayı plânlıyordu. İbrahim Bey, Osmanlı kuvvetlerinin Rumeli'de bulunduğu bir sırada Beyşehri'ni ele geçirerek Isparta'ya kadar ilerledi. Sultan Murad, Rumeli'deki tehlikeli durumun düzeltilmesinden sonra Osmanlı kuvvetlerini Karamanoğulları üzerine gönderdi. Bu kuvvetler Akşehir'den başlayarak Beysehri, Seydisehri ve Saidili gibi yerleri zapt ettiler.

Sarımüddin (veya Taceddin) İbrahim Bey Karaman-Memlûklu münasebetlerine de önem veriyordu. O, Barsbay'a isyan etmiş olan Ramazan-oğlu İbrahim Bey'i Kahire'ye gönderdi. Ancak kuvvetlendikten sonra, Memlûkluların kendi üzerindeki nüfuzlarına son vererek bağımsız bir siyaset takip etmeye başladı. Onun bu davranışı sonucunda Memlûklular Emir Sadi Bey'i Tarsus'a gönderip İbrahim Bey'e karsı kardeşi Isa Bey'i desteklediler. Kardeşine karsı mücadele eden İbrahim Bey onu yenerek Kahire'ye kaçmasına sebep oldu.

İbrahim Bey zamani Karamanogulları Beyliği'nin en güçlü devri oldu. Bu devirde Karamanlılar, Sırp despotu vasıtasıyla Osmanlılar aleyhine Macarlarla ittifak yaptılar. Bu anlaşmaya göre Macarlar batıdan, Karamanlılar da doğudan Osmanlı topraklarına saldıracaklardı. Ancak Macarlar'ı mağlup eden II. Murad, Karamanoğullarının en çok güvendiği Varsak aşireti üzerine bir kuvvet göndererek Konya halkını Afyonkarahisar'a sürmeyi düşündü. Ancak İbrahim Bey, Osmanlılara bir elçi göndererek barış yapılmasını teklif etti. Almış oldugu yerleri geri vermek ve bir daha anlaşmaya aykırı hareket etmemek şartı ile barış yapıldı (1439).

II. Murad Karamanlılar ile anlaşmasına rağmen, İbrahim Bey'in Kayseri'yi zapt etmesi üzerine ona karsı Dulkadir-oğlu Nasiruddin Mehmed Bey ile ittifak yapmak zorunda kaldı. Nitekim bu sırada, Dulkadir-oğlu Mehmed Bey de, Kayseri'yi alan ve Memlûklularla müşterek hareket eden Karamanoğlu'na karsı Osmanlılar'dan yârdim istemek üzere II. Murad'a haber gönderdi (1436). Öte taraftan II. Murad, Kayseri'den sonra Amasya'ya da hücum eden İbrahim Bey'e bir ders vermek amacıyla Dulkadir-oğlu Süleyman Bey'e yardımcı kuvvet gönderdi. Bu suretle Dulkadirliler Kayseri'yi geri aldılar. Osmanlılar'ın yanında bulunan Karaman ailesinden Isa Bey ise Karaman topraklarına hücum etti, ancak Akşehir'i aldıktan sonra yapılan muharebede öldürüldü. İbrahim Bey, bu olaydan sonra, Memlûkluların da ise karışacaklarını anlayınca Osmanlılar'a sulh teklifinde bulundu. 1437 yılında iki taraf arasında bir barış antlaşması daha yapıldı. İbrahim Bey bu tarihten sonra beş-altı sene kadar Osmanlılar aleyhinde hiç bir faaliyette bulunmadı. Bununla beraber Karamanoğlu İbrahim Bey, Osmanlıların Macaristan'da yenilmesinden sonra başlayan Haçlı ittifakına da katılmaktan geri durmadı. O, Bizans imparatoru aracılığıyla Macar kralına müracaat ederek onun Rumeli'de harekâta başlamasını istedi. Haçlı orduları, Semendire'ye alarak Alacahisar, Şehirköy ve Nis'i yakıp yıktılar. Bunlar daha sonra Sofya üzerine yürüdüler. Osmanlıların Rumeli'de bulunduğu bu sırada Karamanoğlu İbrahim Bey, damadı Turgut-oğlu Hasan Bey emrinde bir kişim kuvvet göndererek Ankara, Kütahya ve Afyon illeriyle Bolvadin, Beypazarı ve Hamideli yörelerine kadar olan yerleri yakıp yıktırdı. Böylece iki düşman arasında kalan Osmanlılar, Haçlılara karsı en kuvvetli birliklerini göndermekle birlikte, Anadolu'da da Karamanogulları üzerine bir kuvvet sevk etmek zorunda kaldılar.

İbrahim Bey'in Osmanlılara karsı Haçlılarla ittifak yapması Müslümanlar tarafindan iyi karşılanmadı. Sultan II. Murad devrin ileri gelen âlimlerinden de fetva alarak Karamanoğlu'na karsı kesin bir tavır almaya karar verdi. Haçlılarla 1444 Temmuz'unda yapılan barış antlaşmasından sonra Anadolu'ya geçen II. Murad Karamanoğlu üzerine bir sefer düzenledi. Çok zor durumda kalan İbrahim Bey, yine barış istemek zorunda kaldı. II. Murad, devletinin içinde bulunduğu durumu düşünerek Karamanogulları ile barış yapmayı uygun buldu.

Sultan Murad, Haçlılarla yapılan 1444 Segedin antlaşmasının bozulduğuna dair gelen haberler üzerine İbrahim Bey ile çok ağır şartları ihtiva eden bir yemin ve ahitname alarak anlaştı. Buna göre İbrahim Bey, oğlunu ve kuvvetlerini istendiği zaman Osmanlılar hizmetine göndermeyi kabul ediyordu.

Karamanoğlu İbrahim Bey bu ahitnameye sadik kalarak Varna muharebesinde (1444) ve II. Kosova Savası'nda (1448) Osmanlılara yardımcı kuvvetler gönderdi.

İbrahim Bey, bu sırada Kıbrıslıların elinde olan Gorigos kalesini ele geçirdi (1448). Bunun üzerine Rodoslular Memlûk Sultani Melikü'z-zahir Çakmak'a müracaat ettiler.

Karamanoğlu İbrahim Bey II. Murad'ın ölümünden sonra tekrar Osmanlılar aleyhine faaliyetlere başladı. O, 1451 yılında Germiyan, Aydın ve Menteşeoğulları'ndan olduklarını ileri süren bazı kimseleri memleketlerini almak üzere gönderdi. Bunun üzerine Sultan II. Mehmed Anadolu beylerbeyi İshak Paşa'yı Anadolu'ya sevk ettikten sonra kendisi de Karamanoğlu üzerine yürüdü. İbrahim Bey Fatih Sultan Mehmed karsisinda da zor durumda kaldığını anlayınca barış teklifinde bulundu. Beyşehir, Seydişehir ve Kırşehir Osmanlılar'a verilmek ve sefer sırasında asker göndermek şartı ile barış yapıldı. Bununla beraber İbrahim Bey, İstanbul'un fethinin hazırlıkları sırasında Konya'ya gelen Venedik elçisi ile Osmanlılar'a karsı bir ticaret antlaşması imzaladı.

Karamanoğlu İbrahim Bey, 1456'da Memlûk topraklarına hücum ederek Tarsus, Adana ve Külek taraflarını almak istedi. Onun bu davranışı üzerine harekete geçen Memlûklular, Emir Hoşkadem Nasirî'yi Karaman ili'ne gönderdi. İbrahim Bey Memlûklu kuvvetlerinin geldiğini görünce önce Memluklularca, sonra da Osmanlılar'a yaklaşmak zorunda kaldı. Bundan sonra yaptığı anlaşmalara vefatına kadar sadik kalan İbrahim Bey, Fatih'in Kastamonu ve Trabzon seferlerine oğlu kumandasında yardımcı kuvvet gönderdi. O, İsfendiyar-oğlu Kızıl Ahmed'in sığınma isteğini de kabul etmedi.

Yaklaşık 40 yıl kadar Karamanoğulları beyliğinin basında kalan İbrahim Bey'in son zamanları üzüntü içerisinde geçti. Daha sağlığında oğulları arasında miras kavgaları başladı. İbrahim Bey ise, İçel valisi olan büyük oğlu İshak Bey'i veliaht tayin etmişti. İshak Bey, babası ölmeden önce idareyi eline aldı ise de kardeşleri bunu kabul etmedi. Nitekim babasının hastalığının ağırlaştığı bir sırada Pir Ahmed, Konya ileri gelenleri ile anlaşarak hükümdarlığını ilan etti. Bunun üzerine İbrahim Bey, oğlu İshak Bey ile birlikte Gevele kalesine sığındı ve çok geçmeden burada vefat etti (1464).

 
 

Sayfa Başına Dön

 
     

Sitemiz bilgilendirme amaçlıdır, kesinlikle ticari bir amaç gütmemektedir.
Bu sayfa En iyi 1024x768 boyutlarında Görüntülenmektedir. E-Tarih.org - Farkedermi@WebTeam