konular banner

Ana Sayfa
Biyografiler Tarih Sözlüğü Haberler Makaleler Görüş ve Önerileriniz Kütüphane Linkler Arama Kaynakça

Silahlar Sorularla Osmanlı Tarihi Eserler Tablolar Osmanlıca Sözlük
Savaş zamanı, hakikat o kadar kıymetlidir ki, yalanlardan bir duvarla korunur.   Winston Churchill

  Ana Menü  
Türk Devletlerinde Askeri Teşkilat

Osmanlı İmparatorluğu ve Memlûkarda Askeri teşkilat

Eyalet Askeri

 

E-Tarih.org
farkedermi@Web
  Konular  
Memlûklar da Askeri teşkilat

Harbe hazırlanmakta Esas

İlk Yığınak Yerleri ve Buralarda İkmal Düzenleri

Osmanlı Ordularının Savaşa Hazırlanması

Osmanlı Ordusunda Emniyet ve Keşif Düzeni

Osmanlı Ordusunda Geri Hizmet

Osmanlı Ordusunda Harp Kaideleri

Osmanlı Ordusunda Savaş İçin Alınan Tertip ve Düzen

Osmanlı Ordusunda Yığınak

Osmanlı Ordusunda Yığınak Esasları

Osmanlı Ordusunda Yürüyüş Usul ve Kaideleri

Acemi Oğlanlar Ocağı ve Devşirme Usulü

Osmanlı Ordusu Genel Kuvvetler ve Ödenekler

Osmanlı Donanması

Osmanlılarda Ateşli Silahlar Sanayi

Yeniçeriler

Azaplar

Cebeci

Cebeci Ocağı

Eyalet Askeri

Humbaracı Ocağı

İcareliler

Kapıkulu Ocakları

Kapıkulu süvarisi

Lağımcı Ocağı

Müsellemler

Saka Ocağı

Sekbanlar

Topçu Ocağı

 

E-Tarih.org
farkedermi@Web

E-Tarih.org


 
 
06 Kasım 2007 14:52
e-Posta   Yazdır

 
Eyalet Askeri
Eyalet Askeri

Tanzimat'tan önceki dönemde Osmanlı askeri teşkilatında ordunun iki bölümünden birine verilen ad.

Diğerine "Kapı kulu" denirdi. Eyalet ve sancaklar gelirlerinin büyük bir bölümünü teşkil eden aşar, ferağ ve intikal harçları tımar, zeamet ve has adı ile vezirler ile diğer devlet büyüklerine bırakılmış ve bunların geliri ölçüsünde sefer zamanında gerektiği kadar asker çıkarmaları kanun ile belirlenmiştir. Bu bakımdan eyalet askerleri, kapıkulu askerinden fazla miktarda idiler. Beylerbeyi ve sancak beyleriyle, ümera, sulh zamanında "daire halkı" adı altında maiyetlerinde bir askeri kuvvet bulundururlardı. Ancak, bazı eyalet ve sancakların öşür ve diğer gelirleri doğrudan doğruya Devlet Hazinesi adına toplanır, memleketin muhafazası için gerekli askerlerin salyanesi de bu gelirden ödenirdi. Eyalet askerleri sulh zamanında silah altında bulunduğu gibi, sonraki redif ve mustahfız askeriyle birlikte sefer zamanında silah altına alınırlardı. Eyalet askeri, yerli kulu piyadesiyle serhat kulu ve topraklı adını taşıyan süvari askerinden meydana gelirdi. Yerli kulu piyadesi beylerbeyilerle sancakbeylerinin yönetiminde idiler. Zabitleri de bunlar tarafından tayin edilir, maaşları eyalet veya sancağın idare şekline göre kendileri veya Devlet Hazinesi tarafından dağıtılırdı. Bu piyadeler beş sınıftan meydana geliyordu. Azep, sekban, icareli, lağımcı, müsellem.

Büyük eyalet merkezlerindeki Yeniçeriler, kalelerde müstahdem yamakları adındaki mustahfız askerleri de bu kısma dahildi. Serhadkulu, serhadlerde müstahdem daimi süvari askeriydi. Bunlar önceleri üç sınıftı: Deli, gönüllü, beşli. Daha sonra levend ve hayta adıyla iki sınıf daha ilave edilmiştir. Topraklı süvariler, tımar, zeamet ve has sahipleriyle bunların sefer zamanında kanun gereği çıkarmak zorunda oldukları cebelilerden oluşurdu. Sulh zamanında devlet tarafından kendilerine verilen toprağın hasılatıyla geçimlerini sağladıklarından bunlara Topraklı adı verilmiştir.

Sancaklarda bulunan tımar ve zeamet sahibi ile cebeliler sefer zamanında sancakbeyinin bayrağı altında toplanırlar, sancakbeyleri de bağlı oldukları eyalet paşasının komutası altında sefere giderlerdi.

Sefere memur olarak tımarlıların onda biri memleket hizmetinde bulunmak, gidenlerin dirlik işlerini gidermek üzere sancaklarında kurucu adıyla kalırlardı. Süvari askerinin sefer zamanında iaşesi de tımar, zeamet ve has sahiplerine aitti.

 
 

Sayfa Başına Dön

 
     

Sitemiz bilgilendirme amaçlıdır, kesinlikle ticari bir amaç gütmemektedir.
Bu sayfa En iyi 1024x768 boyutlarında Görüntülenmektedir. E-Tarih.org - Farkedermi@WebTeam