sorularla osmanlı

Ana Sayfa
Biyografiler Tarih Sözlüğü Haberler Makaleler Görüş ve Önerileriniz Kütüphane Linkler Arama Kaynakça

Silahlar Sorularla Osmanlı Tarihi Eserler Tablolar Osmanlıca Sözlük
Savaşların geleceği daima şüphelidir   Seneca

Sorularla Osmanlı
IV. Mehmed’in annesi Turhan Sultân’ın devleti tek başına idare ettiği söylenmektedir. Bu da doğru mudur?

Kısmen doğrudur; ancak Hatice Turhan Sultân, Kösem ve Hürrem Sultân ile kıyaslanmayacak kadar iyi kalpli ve devletin selâmetini düşünen bir hanım efendidir. 1627 yılında Rus bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen bu güzel kız, Kör Süleyman Paşa tarafından Kösem Sultân’a hediye edilmiş ve daha sonra da Saray’da terbiye edilerek ve Müslüman olarak, I. İbrahim’e câriye verilmiştir. Sonradan kadın efendiliğe yükselen Hatice Turhan Sultân, IV. Mehmed’in de annesidir.

Oğlu IV. Mehmed 7 yaşında Padişah olunca, Kösem Sultân ile olan Nâibelik mücadeleleri başlamış ve ancak 1651 yılında Kösem Sultân boğdurulunca, tam 34 yıl Valide Sultanlık makamında kalmak üzere, Osmanlı Devleti’nin o zamanlar ikinci protokolü olan makama geçmiştir. Vâlidei Muazzama unvanı ona aittir. Zira 1656 yılında devleti Köprülü’lere devredinceye kadar, tam manasıyla bir Padişah gibidir. Aziller ve tayinler artık onun hattı hümâyûnu ile yapılmaktadır. Mührün üzerinde "Mazharı Lütfi Samed Vâlidei Sultân Mehmed" yazılacak kadar iktidarı artmıştır. Kızlar ağası Uzun Süleyman Ağa ve Meleki Kalfa gibi çevresinin tesiriyle yanlışlıklar yaptığı da olmuştur. Kösem Sultân zamanındaki suiistimaller, kısmen de olsa onun zamanında da devam etmiştir.

Neticede Mimar Kasım Ağa ve benzeri basiret sahibi insanların tavsiyesi ile, devlet işlerini 1656 yılında Köprülü Mehmed Paşa’ya devrederek devletin gerilemesini en az 30-40 sene geciktirmiştir. Zaten oğlu IV. Mehmed de, aynı yıl reşîd ilan edilmiştir. Kendisi de bütün vaktini, ibadet, dua ve hayra tahsis etmiştir. III. Murad’ın Hasekisi Safiye Sultân tarafından başlatılan ve ancak inşası tamamlanamayan Yeni Cami, Turhan Sultân’ın himmetiyle 1663 yılında tamamlanmıştır. Çanakkale’deki kaleler de mescidi ile beraber onun eseridir. 1683 yılında huzur içinde vefat etmiş ve Yeni Cami’deki türbesine defn olunmuştur118.

 

TSA, nr. 3831;

Naimâ, c. IV, sh. 322-334, c. V, sh. 107-116;

Silahdâr Tarihi, c. II, sh. 116-117;

Uluçay, Padişahların Kadınları ve Kızları, sh. 48-49;

Taht Uğrunda Baş Veren Sultânlar, İstanbul 1961, sh. 124-149;

Ahmed Refik, Kadınlar Saltanatı, c. IV, sh. 239-242.

 
Kaynak : Prof.Dr. Ahmet Akgündüz - Sorularla Osmanlı
Sitemiz bilgilendirme amaçlıdır, kesinlikle ticari bir amaç gütmemektedir.
Bu sayfa En iyi 1024x768 boyutlarında Görüntülenmektedir. E-Tarih.org - Farkedermi@WebTeam