Ana Sayfa « E-tarih.org    
 
   
SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ, 1945-1960
BLOKLARDA YAPI DEĞİŞİKLİĞİ
YUMUŞAMAYA (DETANT) DOĞRU
ASYA GELİŞMELERİ
DÜNYA POLİTİKASINDA ORTA DOĞU 1960-1980
TÜRK DIŞ POLİTİKASI 1960-1980
YENİ YAPILANMAYA DOĞRU

 
Ana Sayfa
 Sovyet Rusya'nın Afganistan'ı İşgali
1970'li yılların sonunda, hem Orta Doğu bölgesinin ve hem de milletlerarası münasebetlerin, İsrail ile Mısır'ın barışmasından da daha mühim hadisesi, 1979 Aralık ayı sonundan itibaren Sovyet Rusya'nın Afganistanı işgal etmesidir. Çünkü, İsrail-Mısır barışı, İsrail'in güneyini güvenlik altına almak suretiyle bir stratejik avantaj sağlamış ise de, daha sonraki gelişmelerin de gösterdiği gibi, hem İsrail ve hem de diğer Arap ülkeleri açısından, bölgenin genel yapısında büyük bir stratejik değişiklik meydana gelmemiştir. Fakat aynı şeyi Afganistan'ın Sovyet Rusya tarafından işgali için söylemek mümkün değildir. Çünkü Afganistan'ın işgali, İran'da Batı taraftarı Şah rejiminin yıkılıp, geleceği soru işaretleri ile dolu ve o sırada iç bölünmelerin tehdidi altına girmiş bulunan Humeyni ihtilali ile aynı yıla rastlamıştır. Yani, İran'ın son derece zayıf ve &cc... Devamı

 Çin'in Vietnam'a Saldırısı
  Vietnam'ın Kampuchea'yı işgali, Çin-Vietnam münasebetlerinde bardağı taşıran damla oldu. Vietnam'ın 1978 Kasımında Sovyetlerle ittifaka yakın bir antlaşma imzalaması ve arkasından da Kampuchea'yı işgali, Çin'i son derece sinirlendirdi. Çünkü Vietnam şimdi bütün güney doğu Asya'ya hakim olma yolundaydı. Şu halde, Çin'e göre, meydanın boş olmadığını ve Sovyetlere dayanmanın da pek işe yaramıyacağını Vietnam'a göstermek gerekliydi. Yani Vietnam'a bir "ders" verilmeliydi.    Çin 17 Şubat 1979 günü 100 bin kişilik bir kuvvetle Vietnam sınırlarından içeri girmeye başladı. Kuzey Vietnam'da bir kısım toprakları işgal ettikten sonra, bu askeri harekatla tasarlanan amacın gerçekleşmiş olduğunu bildirerek 16 Martta kuvvetlerini geri çekti.    Çin'in Vietnam'a yaptığı saldırının Vietnam üzerinde çok fazla müessir olduğu s&oum... Devamı

 Fransa'nın NATO'dan Uzaklaşması
Batı Bloku içinde 1960'ların en mühim hadisesi, Fransa'nın 1966 yılında NATO'nun askeri entegrasyonundan çıkarak NATO ile bağlarını ehemmiyetli ölçüde zayıflatmasıdır. Hadisenin kökeninde de Gaulle'nin deyimi ile bağımsızlık politikasının olması, Batı Bloku'nun dayanışmasında şüphesiz bir sarsıntı, bir çatlak meydana getirmekte idi. Fransa'nın "bağımsız" politikası; 1958 de V'inci Cumhuriyet Fransasının başına geçen de Gaulle ile başlar. Franso II. Dünya Savaşı'ndan sonra, iç politika istikrarsızlıklarının yanında, dışarda iki sömürge problemi ile karşı karşıya kalmıştır. Bunlardan biri Hindiçini meselesi idi. Bu meseleyi Fransa, bu topraklardan çekilmek suretiyle 1954 yılında halletti. Fakat, Hindiçini meselesi biter bitmez. hemen arkasından, 1954 Kasımından itibaren, Cezayir sömürgesi bağımsızlık için ayaklandı. Fransa'nın Kuzey Afrika'da... Devamı

 1973 Petrol Krizi
1967 savaşı sonunda nasıl Araplar Filistin komandolarını İsrail'e karşı bir yıpratma savaşının vasıtası olarak kullanmaya karar verdilerse, 1973 savaşının sonunda da, "petrolü" İsrail'e karşı değil, fakat Batı'ya karşı siyasi silah olarak kullanmaya karar verdiler ve bunun neticesinde de bütün dünyada bir petrol krizi ortaya çıktı. Aslına bakılırsa, 1973 petrol krizi doğrudan doğruya 1973 Arap-İsrail savaşının sonucu değildir. Bu savaş bu krizi hızlandırmıştır. Yoksa üretici ülkeler için petrol problemleri yıllardanberi oluşma halinde bir mesele idi. Nitekim, OPEC (Organization of Petroleum Exporting Countries), yani Petrol İhraç Eden Ülkeler teşkilatı, daha 1960 Ağustosunda kurulmuştu. Üye sayısı 13'e kadar çıkan bu teşkilatın kuruluş maksadı, bilhassa petrol fiyatlarının tesbiti başta olmak üzere, hepsini müştereken alakadar eden meselelerin birlikte çözümünü sağla... Devamı

 Sovyet Rusya'nın Çekoslovakya'yı İşgali
Stalin'in ölümünden sonra değil, fakat Kruşçev'in düşmesinden sonra, Çekoslovakya'da, sosyalizmin veya komünizmin yeni bir şekline doğru hızlı bir gelişme başlamıştır. Bu gelişmeyi, doğrudan doğruya Kruşçev'in düşmesine bağlamak yanlış olur. Hareket Kruşçev'in düşmesinden sonra hızlanmış ise, bunu sadece bir tesadüf olarak telakki etmek yerinde olacaktır. Zira, bu yeni gelişme, daha da geride kalan yılların biriktirdiği bir neticedir. Diğer taraftan, Çekoslovakya'da 1967 yılında birdenbire su yüzüne vuran gelişme, bir "insancıl kömünizm" hareketidir ki, bu hareket mahiyeti itibariyle, Polonya gelişmelerinden, Macar milli hareketinden, Romanya'nın bağımsızlık politikasından ve Yugoslavya'nın Moskova'dan kopup bağlantısızlara katılmasından çok farklıdır. Aleksander Dubcek'in liderliğini yaptığı bu "insancıl komünizm" hareketi, ne Moskova'dan kopmayı, ne ba... Devamı