Ana Sayfa « E-tarih.org    
 
   
SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ, 1945-1960
BLOKLARDA YAPI DEĞİŞİKLİĞİ
YUMUŞAMAYA (DETANT) DOĞRU
ASYA GELİŞMELERİ
DÜNYA POLİTİKASINDA ORTA DOĞU 1960-1980
TÜRK DIŞ POLİTİKASI 1960-1980
YENİ YAPILANMAYA DOĞRU

 
Ana Sayfa
 Ekonomik ve Sosyal Düzenin Sovyet Modeline Göre Kurulması
 Bu şekilde bu ülkeler komünist partilerinin tam kontrolu altına girdikten sonra, yapılan anayasalarla ekonomik, sosyal ve siyasal düzen Sovyet modeline göre kuruldu. Fakat ne var ki, bu ülkelerin milli ve tarihi hususiyetlerini gözönüne almadan kurulan bu Sovyet düzenine karşı, 1953 Martında Stalinin ölümünden sonra bu ülkelerde tepkiler ve başkaldırmalar ortaya çıkacaktır.   Komünist ülkelerden Yugoslavya ile Arnavutlukta komünist rejimlerin kurulması ise çok daha başka şekilde olmuştur. Her iki ülke de savaş sırasında Alman işgaline uğrayınca, bunların komünist partileri hemen direnme kuvvetlerini teşkil etmişler ve savaş boyunca Almanlara karşı çarpışarak, savaşın sonunda ülkelerinin kontrolunu ellerine almışlardır. Denebilir ki, bu gelişmelerde Sovyet Rusyanın hiç bir yardımı ve tesiri olmamıştır. Bundan dolayı, Yugoslavya ve Arnavutluk Moskova'ya ka... Devamı

 Yeni Yapılanmanın Faktörleri
1914-18 arasındaki I. Dünya Savaşı'nı hazırlayan gelişmeler, hiç şüphe yok, "Blokların Çatışması" dediğimiz, 1904-1914 arasındaki gelişmelerdir. Milletlerarası politikaya yepyeni bir yapılanma getiren 1939-45 II. Dünya Savaşı ise, I. Dünya Savaşı'nı sona erdiren barış antlaşmalarının yarattığı dengesizliklerin sonucu olduğu kadar, özellikle 1933-39 arasındaki gerginlik ve gelişmelerin de bir eseri olmuştur. 1990-91'den itibaren, dünyanın yeni bir yapılanma kazanmaya başladığını ise, artık hiç kimse inkar etmiyor. 21'inci yüzyıla girerken, dünyanın yeni bir yapılanma yolunda ilerlediği gerçeği ise, herkesin kabulü olmuştur. Tabi, bu yapılanma henüz kesin şeklini almamıştır ve şu anda da bir oluşumun içinde bulunuyoruz. Fakat bu oluşumun, bu yeni yapılanma sürecinin başlangıcı ise, 1980-90 arası gelişmeleri teşkil eder. Bu gelişmeler, "bugün"ü doğurmuştur. ... Devamı

 Çin'de Yeni Yapılanma
Deng Şaoping'in Yükselişi Çin Halk Cumhuriyetinin 1 Ekim 1949 da kuruluşundanberi Başbakan olan Chou En-lai, 78 yaşında iken 8 Ocak 1976 da öldü. Chou öldüğünde, Çin Komünist Partisi içinde, "ılımlılar" ve "radikaller" olmak üzere hizbin mücadelesi vardı. Ilımlılar, ölmeden önce Chou En-lai'ın etrafında toplanmışlardı. Radikalleri ise Mao Tse-tung'un karısı Chiang Chin yönetiyordu. Mao bu sırada 82 yaşındaydı ve hasta ve ihtiyarlamıştı. Chou ölünce, normal olarak, Başbakanlığa, Başbakan Yardımcısı ve Proleter Kültür İhtilali'nin kurbanlarından Deng Şaoping'in (Deng Tsiao-ping) getirilmesi gerekiyordu. Radikaller Deng'in başbakanlığını kabul etmeyince, bir kompromi olmak üzere, Başbakanlığa 54 yaşındaki Hua Kuo-feng getirildi. Mao Tse-tung da, 82 yaşında iken, 9 Eylül 1876 da öldü. Bu sırada ılımlılar-radikaller mücadelesi devam etmek... Devamı

 Bağdat Paktı ve Doğurduğu Neticeler
Bağdat Paktı'nı bu bölümün altıncı kısmında, Türk dış politikasının gelişmelerini incelerken daha ayrıntılı bir şekilde ele alacağız. Fakat Bağdat Paktı, bilhassa doğurduğu niteceler itibariyle, Orta Doğu tablosunun mühim bir unsurunu teşkil etmiştir. Bu sebeple, Bağdat Paktına burada sadece bu açıdan değineceğiz. Sovyet Rusya'nın Orta Doğu'ya sızmasını önlemek maksadiyle Orta Doğu ülkeleri arasında bir ittifak kurma fikri, esasında Amerika'dan gelmiş, fakat fikir Türkiye tarafından gerçekleştirilerek, 1955 Şubatında Türkiye ile Irak arasında Bağdat'ta bir ittifak antlaşması imzalanmıştrr. Nisan 1955'te İngiltere, Eylül 1955'te Pakistan ve Kasım 1955'te İran Bağdat Paktına katılarak, ittifak genişletilmiştir. Bu genişlemeye rağmen, bu ittifak için başlangıçta düşünülen fikir gerçekleşmemiştir. O da, bu ittifaka, Irak'ın dışında kalan "Arap" ülkelerinin katılm... Devamı

 İngiliz-İran Petrol Anlaşmazlığı 1951-1954
  Bu mesele, halen günümüzde karşılaştığımız veya çok sözü edilen "Körfez Petrolleri ve Batı" meselesinin başlangıcını teşkil etmiştir dense yeridir.    Diğer taraftan, bu meselenin patlak vermesi, Sovyetlerin İran üzerindeki baskılarından, beş yıl gibi kısa bir süre sonra olduğu için, bu bakımdan da ehemmiyet ifade etmektedir.    Nihayet, bu anlaşmazlık Batı'nın hatalı ve yanlış "sömürü" tatbikatının bir neticesi olarak ortaya çıkmış ve bu tatbikatın son kalıntısınıda temizlemiştir.    İran petrollerinin bulunduğu 20'inci yüzyılın başından beri bu petrolleri Anglo-Iranian Oil Company adlı bir İngiliz şirketi işletmekteydi. Bu işletme hakkını düzenleyen en son anlaşma şirket ile İran hükümeti arasında 29 Nisan 1933 de imzalanmıştı. II. Dünya Savaşından sonra İran bu anlaşmanın değiştirilmesini istedi. Çünk&u... Devamı