Ana Sayfa « E-tarih.org    
 
   
SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ, 1945-1960
BLOKLARDA YAPI DEĞİŞİKLİĞİ
YUMUŞAMAYA (DETANT) DOĞRU
ASYA GELİŞMELERİ
DÜNYA POLİTİKASINDA ORTA DOĞU 1960-1980
TÜRK DIŞ POLİTİKASI 1960-1980
YENİ YAPILANMAYA DOĞRU

 
Ana Sayfa
 Fin-Sovyet İttifakı
Sovyet Rusya Avrupadaki sınırları üzerinde bulunan ülkelerde komünist rejimleri kurarak bunları uydu haline getirdikten sonra, bir tek nokta açık kalmaktaydı. Bu da Finlandiya ile olan sınırı idi.   Finlandiya savaşta Almanya ile işbirliği yaptığı için yenilen devlet sayılmış ve kendisiyle müttefikler arasında 10 Şubat 1947 de bir barış antlaşması imzalanmıştır. Bu barış ile Finlandiya, Petsamo bölgesini Sovyet Rusyaya terketti ve ayrıca Porkkala deniz üssünü de 50 yıl için Sovyetlere kiraladı. Finlandiya Sovyetlere mal olarak ödenmek üzere, 300 milyon dolar tamirat borcu ödeyecekti.   Barış Antlaşması esasen Finlandiyayı Sovyet Rusyaya karşısında esaslı bir şekilde zayıflamıştı. Çünkü Sovyetler hem Petsamo'yuve hem de Porkkala'yı kontrollarına almışlardı. Bu durum, Finlandiya üzerinde küçümsenemiyecek bir baskı idi. Lakin Sovyetler bununlada yetinmek istemediler... Devamı

 Dönemi Şekillendiren Faktörler
Dönemi Şekillendiren Faktörler   II.Dünya Savaşı tarihin gördüğü en yıkıcı savaşlardan biri olmuştur.Ülkeler yanmış, yıkılmış ve milyonlarca insan ölmüştü. Bu savaş tam bir "dünya" savaşı olmuştu. Savaşın tesirlerini hissetmeyen hiç bir ülke ve toplum kalmamıştır, dense yeridir. Fakat ne var ki, altı yıllık bu ızdıraplı dönemden sonra, dünyanın ve insanlığın barışa hemen kavuşabilmesi mümkün olmamıştır. Milletlerarası mücadeleler, büyük devletlerin çatışması ve mahalli savaşlar, insanlığı zaman zaman üçüncü bir dünya savaşının eşiğine kadar getirmiştir. Böyle bir "sıcak savaş" patlak vermemiştir, lakin barış da olmamıştır. Dünya bir "soğuk savaş" atmosferi içinde, heyecanlı bir onbeş yıl geçirmek zorunda kalmıştır. Bu soğuk savaşın gelişmelerini ele almadan önce, bir başka m&uum... Devamı

 Hindistan ve Çin
Bağımsızlığın ilk yıllarından itibaren münasebetlerinin iyi gitmediği bir diğer devlet de Çin Halk Cumhuriyeti olmuştur. Bunun da sebebi ideolojik olmayıp, esas itibariyle politik ve jeostratejik mahiyettedir. Politik sebebi şu şekilde açıklayabiliriz: Hindistan İngiliz egemenliği altında bulunduğu sürece ve bilhassa 19'uncu yüzyılda, Çin İmparatorluğu çok zayıf olduğu için, kuzeyden güneye bir tehlikenin gelmesi söz konusu olmamıştır. Fakat, 1949'dan itibaren, yani Hindistan'ın bağımsızlığını kazanmasından hemen iki yıl sonra da, Çin, komünizmin gayet hiyerarşik ve disiplinli kontrolu altına girerek dağınıklıktan ve dolayısiyle zayıflıktan kurtuluyordu. Şimdi Hindistan için kuzeyde bir baskı unsuru ortaya çıkmıştı. Tabiatiyle bu da Hindistan için memnuniyet verici bir gelişme değildi. Jeostratejik dediğimiz sebebe gelince: Bu da Hindistan'ın kuzeyinde bulunan ve Hindistan ile &Cced... Devamı

 Türkmenistan
Türkmenistan'ın Sovyetler Birliği içindeki ekonomik pozisyonu, bir ham madde kaynağı olmasıydı. Petrol, doğal gaz ve pamuk bunların başında gelmektedir. Glasnost ve perestroyka ile beraber, Türkmenistan'da da bir takım hareketler ortaya çıkmıştır. Mesela 1989 Mayısında Aşkabat ve Nebitdağ'da, şehir çapında bir takım ayaklanmalar çıktıysa da, bunların gerçek sebebi ve niteliği konusunda o zamanlar çeşitli yorumlar yapılmıştır. Bu yorumlar arasında milliyetçilik unsuru da zikredildiği gibi, Komünist Partisi yönetimi ile halk arasındaki kopukluğun da bu ayaklanmaların altında yatan sosyal sebep olarak belirtilmiştir. Yalnız şurası var ki, gerek Sovyetler Birliği zamanında, gerek bağımsızlıktan sonra, Türkmenistan'ın tek egemen gücü Saparmurad Niyazov olmuştur. Bugünkü ünvanı "Türkmenbaşı" dır. Türkmenistan 27 Ekim 1927 de bağımsızlığını ilan etti. Saparmurad Ni... Devamı

 Tienanme'deki Kırmızı Işık
Ekonomik reform alanındaki bu olumlu gelişmeler, zamanla "olumsuz" sonuçlar doğurmaya başladı ve bu da politik gelişmelere yansıdı. Ekonomideki liberalleşmenin ya da yapılan reformların doğurduğu olumsuzlukların başında, serbest piyasa ekonomisinin sebep olduğu fiyat yükselmeleri, enflasyon ve bunun halk üzerindeki etkileri geliyordu. 1985'ten itibaren, tarımsal üretim düşerken, kredi yetersizlikleri, elektrik enerjisi sıkıntısı, ham madde sağlanmasındaki aksamalar ve enflasyonun, resmi olarak % 8.5, gayri resmi olarak da % 11.5'a çıkmış olması, ekonomik reformların, halkın yaşamına yansımasının kaçınılmaz sonuçları haline geldi. Bu durumun, Komünist Partisi içindeki iktidar mücadelesine dönüşmesi de, beklenmeyen bir durum değildi. Deng Şaoping, ekonomik reformaların gerçekleşmesi için parti içinde genç kadrolara dayanırken, öte yandan da, bu genç ... Devamı