Ana Sayfa « E-tarih.org    
 
   
SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ, 1945-1960
BLOKLARDA YAPI DEĞİŞİKLİĞİ
YUMUŞAMAYA (DETANT) DOĞRU
ASYA GELİŞMELERİ
DÜNYA POLİTİKASINDA ORTA DOĞU 1960-1980
TÜRK DIŞ POLİTİKASI 1960-1980
YENİ YAPILANMAYA DOĞRU

 
Ana Sayfa
 Sovyet İşgali
Doğrusu aranırsa, bu ülkelerin Sovyetlerin askeri işgaline girmesini bir bakıma Batılılar istemişlerdir. Çünkü, 1944 yazından itibaren Almanlar Rusya cephesinde geri çekilmeye başladıkları zaman gerek Amerika, gerek İngiltere, Sovyetlerin Almanları kendi topraklarından attıktan sonra savaştan çekilmelerinden endişe etmişler ve korkmuşlardır. Onlara göre, savaşın bir an önce sona ermesi için Kızılordu'nun Doğu Avrupada ilerlemesi ve Alman işgalindeki toprakları Almanlardan temizlemesi gerekliydi. Sovyetler bunu yaptılar. Fakat, Kızılordu ile beraber. bu ülkelerin savaştan önceki dönemde yasaklanmış olan komünist partilerinin Moskovada bulunan ve orada daha da eğitilmiş olan liderleri de ülkelerine dönmekteydi. Kızılordu'nun bir kurtarıcı olarak bu ülkelere girmesi ve oralarda kalması, şüphesiz komünist partileri için büyük ve güçlü bir dayanak teşkil etmekt... Devamı

 1973 Arap-İsrail Savaşı
  6 Ekim 1973'de başlayan bu savaşa, Müslüman dünyasının Ramazan ayına rastlaması dolayısiyle Ramazan Savaşı ve İsraillilerin çok kutsal bir ayı olan Yom Kippur'a rastlaması dolayısiyle, Yom Kippur Savaşı adı verilmiştir. Fakat esas itibariyle Yom Kippur Savaşı diye adlandırılmaktadır. Bu savaşın, bundan önceki Arap-İsrail savaşlarına nazaran iki mühim hususiyeti ve farklılığı vardır. Araplar ve bilhassa Mısır tarafından başlatılan bu savaşın amacı, daha öncekilerde olduğu gibi, İsrail'in haritadan silinmesi değil, 1957 savaşında İsrail'in ele geçirdiği toprakların geri alınması ve bu suretle Arapların prestijinin tamiri ve yükseltilmesi idi. Bu savaşın ikinci farklılığı da, bilhassa Mısır'ın Sina cephesinde yaptığı süpriz saldırı ile İsrail karşısında mühim başarılar elde etmesi ve İsrail'e, şimdiye kadar olduğundan daha ağır kayıplar verdirmesidir. 1973 savaşı İsrail için, daha öncekiler gibi olmamış... Devamı

 Süveyş Buhranı
1956 Süveyş Buhranına ait gelişmeler, II. Dünya Savaşının sona erdiği yıllara kadar uzanır. Süveyş Kanalı bir Fransız şirketi tarafından yapılmış ve 17 Kasım 1869 günü de dünya deniz trafiğine açılmıştır. İşletilmesi de bu Fransız şirketine ait bulunmakla beraber, o zamanki Mısır hükümetinin de hissesi vardı. Mısır hükümeti sonradan mali sıkıntıya düşüp hisselerini satışa çıkarınca, 1875 de bu hisseleri İngiltere aldı ve bu suretle Süveyş Kanalını İngiliz-Fransız şirketi işletir oldu. İngiltere, şimdi Süveyş Kanalı'ndan geçen ve Hindistanla bağlantısını teşkil eden "İmparatorluk Yolu"nu güvenlik altına almak için 1882 de, bir Osmanlı toprağı olan Mısırı işgal edince, Kanal üzerindeki kontrolu da daha kuvvetlenmiş olmaktaydı. Halbuki daha ilk günden itibaren Süveyş Kanalı'nda "serbest geçiş" prensibi tatbik edilmekteydi. İngiltere... Devamı

 Hindistan ve Çin
Bağımsızlığın ilk yıllarından itibaren münasebetlerinin iyi gitmediği bir diğer devlet de Çin Halk Cumhuriyeti olmuştur. Bunun da sebebi ideolojik olmayıp, esas itibariyle politik ve jeostratejik mahiyettedir. Politik sebebi şu şekilde açıklayabiliriz: Hindistan İngiliz egemenliği altında bulunduğu sürece ve bilhassa 19'uncu yüzyılda, Çin İmparatorluğu çok zayıf olduğu için, kuzeyden güneye bir tehlikenin gelmesi söz konusu olmamıştır. Fakat, 1949'dan itibaren, yani Hindistan'ın bağımsızlığını kazanmasından hemen iki yıl sonra da, Çin, komünizmin gayet hiyerarşik ve disiplinli kontrolu altına girerek dağınıklıktan ve dolayısiyle zayıflıktan kurtuluyordu. Şimdi Hindistan için kuzeyde bir baskı unsuru ortaya çıkmıştı. Tabiatiyle bu da Hindistan için memnuniyet verici bir gelişme değildi. Jeostratejik dediğimiz sebebe gelince: Bu da Hindistan'ın kuzeyinde bulunan ve Hindistan ile &Cced... Devamı

 YUMUŞAMAYA (DETANT) DOĞRU
Bloklarda 1960-1970 arasında meydana gelen yapı değişiklikleri şüphesiz blokların birbirlerine yaklaşmasında veya hiç değilse davranışlarında eski sertlik alışkanlıklarından vazgeçerek anlaşmazlıkları bile nisbeten daha yumuşak yaklaşımlar içinde ele almalarında mühim rol oynamıştır. Tabiatiyle bu gelişmede 1962 Küba buhranın büyük tesiri vardır. Bilhassa Doğu ile Batı bloklarının, aralarındaki çatışmalara eskisinden daha farklı bakmalarında ve bu çatışma ve buhranları daha farklı ele almalarında (crisis management) Küba buhranı bir dönüm noktası teşkil etmiştir denilebilir.    Bununla beraber, 1960’lardan itibaren blokların dışında meydana gelen gelişmelerin de, blokların karşılıklı münasebetlerine tesir ederek yumuşamaya büyük katkı sağladıkları gibi, milletlerarası münasebetlerin yapısını da belirli bir ölçüde değiştirmeye muvaffak olduklarını da belirt... Devamı