Ana Sayfa « E-tarih.org    
 
   
SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ, 1945-1960
BLOKLARDA YAPI DEĞİŞİKLİĞİ
YUMUŞAMAYA (DETANT) DOĞRU
ASYA GELİŞMELERİ
DÜNYA POLİTİKASINDA ORTA DOĞU 1960-1980
TÜRK DIŞ POLİTİKASI 1960-1980
YENİ YAPILANMAYA DOĞRU

 
Ana Sayfa
 II.Dünya Savaşından Sonra Asya
II. Dünya Savaşından sonra Asya gelişmelerinin mühim bir kısmına, Uzak Doğu bölgesindeki Doğu-Batı çalışmaları dolayısiyle temas etmiş ve bunları açıklamıştık. Hatırlatmak için söylemek gerekirse, Çin'de komünistlerle milliyetçilerin mücadelesi sonunda 1 Ekim 1945'ten itibaren Çin Halk Cumhuriyeti'nin ortaya çıktığını, 1945 Ağustosundaki Potsdam Konferansında sırf askeri operasyonlar açısından Kore yarımadasının 38'inci paralelden ikiye bölünmesinden sonra, soğuk savaş döneminde bu bölünmenin birleştirilmesinin mümkün olmaması neticesi Kuzey Kore ve Güney Kore diye iki devletin ortaya çıktığını, Amerika'nın işgaline girmiş olan yenilmiş Japonya'nın 1951 Eylülünde imzalanan barış antlaşması ile işgalden kurtulduğunu, Hindiçini yarımadasında, 1954 Temmuzundaki Cenevre anlaşmaları ile Laos ve Kamboçya'nın bağımsızlıklarını aldı... Devamı

 Polonya'da Poznan Ayaklanması
  Stalin'in ölümü ilk mühim tesirini Polonya üzerinde gösterdi. Polonyalılar geleneksel olarak milliyetçi ve dinlerine bağlı bir milletti. 20'inci yüzyılda Polonyalıların en büyük korkusu Almanlardı. Fakat savaştan sonra Stalin'in Polonya'da kurduğu komünist rejimin baskısı çok daha ağır oldu. Bu sebeple Stalin'in ölümüne en fazla sevinenler Polonyalılardı.    Stalin öldüğünde Polonya Komünist Partisi'nin başında Bierut bulunuyordu. Bierut Stalin'in adamı ve Stalin gibi bir diktatördü. Buna rağmen, Stalin'in ölümü üzerine Parti içindeki ılımlılar hemen harekete geçtiler. 1954 Martında yapılan Parti Kongresinde, Bierut'un diktatörlüğü sona erdirilerek, kolektif liderlik başlatıldı. Devlet Başkanlığına ılımlılardan Zawadski ve Başbakanlığa da Cyrankiewicz getirildi.    Bu yumuşama ve liberalleşme havas... Devamı

 Kafkaslar
  Bu açıkladığımız gelişmeler açısından, Sovyetler Birliği'nin Kafkas Cumhuriyetlerini iki kısımda ele almak gerekir. Birincisi, Gürcistan gelişmeleridir. Gürcistan gelişmeleri, Abkhazia ve Ossetya'nın da bağımsızlık çabaları ile, Moldova gelişmelerini hatırlatır.   İkincisi ise, bizim "Kafkas Üçgeni" dediğimiz, Ermenistan, Azerbaycan ve Karabağ arasında meydana gelen ve bu güne kadar da milletlerarası nitelikte devam eden durum ve krizdir. Karabağ sorunu ile, Ermenistan ve Azerbaycan'ın bağımsızlık gelişmeleri birbirine karışmıştır.

 NATO'nun Güney-Doğu Kanadında Çatlama
Fransa'nın, NATO'nun askeri kanadından çekilmesi şüphesiz Batı blokunun bütünlüğü için mühim bir hadise, bu bütünlük içinde bir nevi bir çatlama idi. Fransa'nın takibe başladığı "bağımsız" politika bir yana, askeri entegrasyondan çıkması NATO'nun bütün savunma planlarının da değiştirilmesini gerektirdi. Mamafih de Gaulle'ün 1969 Nisanında işbaşından ayrılması ve askeri planların da yeniden düzenlenmesi, uzun bir süre almadı. Fakat NATO'nun güney-doğu kanadında, 1964'ten itibaren Kıbrıs meselesi dolayısıyla Türkiye ile Yunanistan arasında patlak veren gerginlik, bu kanadın 20 yıldır iş yapamaz halde kalmasına sebep olmuştur. Türk-Yunan çatışmasının NATO üzerindeki tesirleri, Fransa'nın NATO'nun askeri kanadından çekilmesinden çok daha derin olmuştur. Bir diğer farklılık da şuradadır: Fransa NATO ile bağlarını gevşetme... Devamı

 Polonya
  Bu ülkede demokrasi mücadelesi, 1956 Haziranındaki Ponzan ayaklanması gibi, 1980 Gdansk ayaklanması ile başlamıştır denebilir.   Diğer uydular arasında Polonya'nın iki olumsuz özelliği vardır. Birincisi, Doğu Avrupa'daki jeopolitik ve stratejik konumu dolayısıyla, Polonya'nın Sovyetler birliği için çok önemli olmasıydı. Bundan dolayı Sovyetler, bir yandan Komünist Partisi, öte yandan Varşova Paktı adına ülkede bulundurdukları Sovyet Kuvvetleri vasıtasiyle, Polonya üzerinde çok sıkı kontrol kurmuşlardı. En küçük bir hürriyet hareketine bile izin vermiyorlardı.   Polonya'nın ikinci olumsuz özelliği ise, ekonomisinin son derece kötü olmasıydı. 7 COMECON ülkesinin toplam dış borcu 66 milyar dolar iken, bunun 21 milyar doları Polonya'ya ait bulunuyordu. Komünist rejime karşı demokratik mücadele de bu ekonomik durumdan doğdu.   1975 Helsinki belgesinden... Devamı