sözlük banner

Ana Sayfa
Biyografiler Tarih Sözlüğü Haberler Makaleler Görüş ve Önerileriniz Kütüphane Linkler Arama Kaynakça

Silahlar Sorularla Osmanlı Tarihi Eserler Tablolar Osmanlıca Sözlük
Türkler ölmeyi biliyorlar, hem de iyi biliyorlar. Ben de ölmeyi bilen bir milletin yenilmeyeceğini bilecek kadar tecrübeliyim. Burada hiç yoktan ordular kurmak ve bu orduları ölüme sürüklemek mümkün. Bu imkanlardan bol bol faydalanıyorum. Fakat, meydana getirdiğim orduları sendeleten bir engel var: Türklerin yaşayan hatıraları! Üç-dört yüzyıl önce her kudreti ve her milleti yenen Türkler, şimdi de silinmez hatıralarıyla her teşebbüsü sendeletiyorlar. Hemen her yürekte bu korkuyu seziyorum. Demek ki yalnız Türkleri değil, onların tarihini de yenmek lazım. Bu durumda ben, Türklerin düzinelerle milleti idare etmelerindeki sırrı da anlıyorum. Onlar milletleri bir kere yeniyor fakat kazandıkları zaferleri ruhlara ve nesillere nakşedebiliyorlar.   M. Montecuccoli (Avusturyalı Komutan)

A B C Ç
D E F G
H I İ J
K L M N
O Ö P R
S Ş T U
Ü V Y Z
Q W X
       

Malikane Vergisi

Yararlıkları görülen komutanlara, görevlilere, memurlara ve diğer emeği geçenlere, mülk gibi kullanmak üzere, kullanılma hakkı devredilen toprak veya çiftliklere malikane adı verilmiştir. Bu sebeple Hazine'de vergi kayıtlı yerlerden malikane adıyla ayrılan vergiye, malikane vergisi denilmiştir. Bu türlü yerlerin Hazinece vergi olarak yazılan kısmı verildikten sonra artanı malikane sahibine ait olurdu. Osmanlılarda malikane usulü 1386'da I. Murad'ın Evranos Bey'e sancak verdiğinde görülmüştür. Bazı farklarla "Mukataa" adı altmda Avrupa'da ve diğer İslam ülkelerinde de uygulanırdı. Avrupa'daki kumandanlar hükümdarlardan aldıkları mülkü emrinde bulunan subay, asker veya askeri makamdan olan şahıslara dağıtırlardı. Hükümdarlar kumandanlara arazi verirken savaşta ve barışta kendisine sadık kalmalarını şart koşarlardı. İhanette bulunanların elindeki mülk, asker ise subayına, subay ise kumandanına geçerdi. Kumandana ait arazi ise hükümdarın olurdu. Beklenmeyen hallerde meydana gelen önemli para ihtiyacını karşılamak üzere bir takım tedbirler alınırdı. Devlet hazinesine ait gelir ile havass-ı hümayun arazisi gelirinin memurlan aracılığıyla tahsil edilmesi geleneğinin kaldırılarak bir veya birkaç yıllığına kullananlara verilmek ve ücretleri taraflar aracılığıyla alınmak usulü konuldu. Tımarlılara ait arazinin ürünü, kanunun kesinliğine rağmen, halk sahiplerine verilmeyip Hazine hesabına işletilmesi mukataa devrini açmıştır. Bu ikinci şekil daha genişleyerek bazı mukataaların ve bir bölüm gelir ve rüsumatın kayıtlı ücretlerinin birkaç yıllığı peşin olarak "Malikane" adıyla taliplerine satılmıştır.
Sitemiz bilgilendirme amaçlıdır, kesinlikle ticari bir amaç gütmemektedir.
Bu sayfa En iyi 1024x768 boyutlarında Görüntülenmektedir. E-Tarih.org - Farkedermi@WebTeam