sözlük banner

Ana Sayfa
Biyografiler Tarih Sözlüğü Haberler Makaleler Görüş ve Önerileriniz Kütüphane Linkler Arama Kaynakça

Silahlar Sorularla Osmanlı Tarihi Eserler Tablolar Osmanlıca Sözlük
Tomurcuk derdinde olmayan ağaç odundur.   Necip Fazıl Kısakürek

A B C Ç
D E F G
H I İ J
K L M N
O Ö P R
S Ş T U
Ü V Y Z
Q W X
       

Ulufe

Osmanlı mali sisteminde kullanılan bir terimdir.

Başlangıçta süvari askerlerinin hayvanları için verilen yem parası manasına kullanılırken sonradan yeniçeri askeri ile diğer memurlara verilen maaş hakkında kullanılır olmuştur. Ulufeler yevmiye üzerinden hesaplanırdı.

Yeniçeriliğin başlangıcında her yeniçeriye iki akçelik ulufe verilirdi. Başlangıçta 2 akçe olan yeniçeri ulufeleri zamanla artıp 7 akçeye kadar çıkmıştır. Ulufelerin dağıtımı her gün değil Hicri Kameri ay hesabıyla üç ayda bir yapılırdı. Maaş (ulufe) defteri kütük ve esami denilen ana defterlerden çıkarılmak suretiyle hazırlanırdı. Bu defterden üç suret çıkarılırdı.

Her üç ayda bir ve Salı günü ulufe almak kanundu. Bu konuda Yeniçeri Ağası ile herhangi bir nefer arasında fark yoktu. Osmanlı padişahları da bu ulufe işine dahildir. Padişahın ismi birinci bölük (orta) yoldaşları arasında lakapsız olarak mesela Ahmed b. Mehmed şeklinde yazılırdı. Padişah mevacib çıktığı günden sonra Yeniçeri Ağası ve etrafındakiler ile kıyafet değiştirerek, birinci bölüğün kışlasındaki özel daireye girer ve orada ulufesini alırdı.

Ulufe dağıtımı büyük bir törenle yapılırdı. Bu törenlerde kimin ne şekilde hareket edeceği, nerede bulunacağı gibi hususlar en ince ayrıntılarına kadar tespit edilmiştir. Ulufe dağıtımı günü divan kurulur, divanda sadrazam ve kubbe vezirleri yerlerini alırlardı. Padişah da bir perde arkasından bu töreni seyrederdi. Törenlerde yemekler yenir, kurbanlar kesilirdi. Bundan sonra başçavuş her bölüğün ismini okur, bölükten biri de burada diye seslenirdi. Onun üzerine o bölük ulufesini alıp kışlasına dönerdi. Ancak altmış beşinci bölüğe sıra gelince bir ve ikinci seslenişte hiç ses çıkmaz, üçüncü seslenişe yoktur diye bir ses yükselirdi. Bunun üzerine başçavuş yok olsun der ve meydandaki bütün askerler yok olsun diye bağırırlardı. Bu bölük, Genç Osman'ı şehit ettiği ve Şehzade Murad bu bölüğe sığındığı halde bölüğün şehzadeyi III. Mehmed'e teslim edip, idam ettirmeleri olaylarından dolayı yok olsun diye anılırdı.

Yeniçeriliğin bozulmaya başladığı dönemde ulufe satın alınabilen bir mal haline geldi. Asker olmadığı halde borçları karşılığında yeniçerilerin ulufelerini satın alan pek çok esnaf vs. ortaya çıktı. Yeniçeriliğin ilgası ile ulufe de kaldırılmıştır.

Sitemiz bilgilendirme amaçlıdır, kesinlikle ticari bir amaç gütmemektedir.
Bu sayfa En iyi 1024x768 boyutlarında Görüntülenmektedir. E-Tarih.org - Farkedermi@WebTeam